CHP'de Kılıçdaroğlu ve Özel Gerilimi: Polis Müdahalesi ve Hukuki Süreç
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan siyasi çalkantı, parti içi dengeleri altüst etti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından 21 Mayıs tarihinde UYAP sistemine yüklenen "mutlak butlan" kararı, partinin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultayı'nın geçerliliğini yitirmesine neden oldu. Bu kararla birlikte, mevcut CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin yetkileri askıya alınırken, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkanlık görevine getirildiği duyuruldu. Mahkeme kararının kamuoyuna yansımasının ardından, yetkileri sona eren parti yönetimi CHP Genel Merkezi'nde toplandı. Bu sırada, Genel Başkan Özgür Özel ise söz konusu mahkeme kararını tanımayacaklarını ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek direniş mesajı verdi. Taraflar arasında uzlaşma zemini arayışları sonuçsuz kaldı.
Süreç, Özgür Özel'in 23 Mayıs sabahı CHP'li milletvekilleriyle gerçekleştirdiği kapalı grup toplantısıyla yeni bir boyut kazandı. Toplantıda, 110 milletvekilinin desteğini alan ve 95 CHP'li vekilin oyuyla TBMM Grup Başkanı seçilen Özel, parti içindeki gücünü pekiştirmeye çalıştı. Bu gelişme, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından, partideki 'teslimiyet' olarak yorumlandı. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in TBMM Grup Başkanı seçilerek genel başkanlık iddiasından feragat edeceğini düşünerek, mahkeme kararının ardından ilk kez basının karşısına çıktı. CHP'de bir 'arınma' süreci gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, aynı zamanda TBMM Grup Başkanlığı görevine seçilen Özgür Özel'i tebrik etti. Ancak bu tebrik, kısa süre sonra yaşanan olaylarla birlikte ironik bir hal alacaktı.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun tebrik açıklamasından kısa bir süre sonra, Özgür Özel parti binasında düzenlediği basın toplantısında, CHP Genel Merkezi'nde direnişlerine devam edeceklerini ve genel başkanlık iddiasından vazgeçmeyeceğini ilan etti. Canlı yayında bu açıklamayı izleyen Kılıçdaroğlu'nun büyük bir şaşkınlık ve öfke yaşadığı belirtildi. Bu gelişmenin ardından Kılıçdaroğlu'nun, tahliye planını devreye sokmak için harekete geçtiği ifade edildi. Avukatı Celal Çelik aracılığıyla Ankara Valiliği'ne bir dilekçe sunularak, CHP Genel Merkezi'nin polis müdahalesiyle boşaltılması talep edildi. Sabah saat 07.00 sularında ise Kılıçdaroğlu'nu destekleyen milletvekilleri ve avukatlar, gece toplanan kalabalık bir grupla birlikte CHP Genel Merkezi önüne yönlendirildi. Sabahın erken saatlerinde bina önünde Kılıçdaroğlu ve Özel destekçileri arasında arbede yaşandığı bildirildi.
Yaşanan gerilimin ardından Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, Ankara Valiliği'ne ikinci bir dilekçe göndererek, binanın polis gücüyle tahliye edilmesi talebini yineledi. Bu başvurunun ardından Ankara Valiliği, durumu Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne ileterek, CHP Genel Merkezi'nin polis zoruyla tahliye edilmesi için talimat verdi. Kısa bir süre sonra, yüzü aşkın çevik kuvvet polisi, parti binasının garaj kapısını kırarak, yoğun gaz ve plastik mermi kullanarak binanın tahliyesini gerçekleştirdi. Öte yandan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, akşam saatlerinde hazırladığı ve Özgür Özel'in TBMM Başkanlığı'nın geçersiz kılınmasını talep eden 3 sayfalık dilekçeyi TBMM Başkanlığı'na sunduğu öğrenildi. Kendisiyle görüşen yakın çevresine, "Özel'i tebrik ederken ironi yaptım, sanırım yanlış anlaşıldı" şeklinde bir açıklama yaptığı da kaydedildi.