CHP'de Kurultay Krizi: Seçimlere Katılım Tehlikede
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından düzenlenen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında Parti Sözcüsü Zeynel Emre, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Toplantının ana gündem maddelerinden biri, yaklaşan kurultay süreci ve bunun partinin geleceği üzerindeki potansiyel etkileri oldu. Emre, parti içinde yaşanan tartışmaların odağındaki kurultayların zamanında gerçekleştirilmemesi durumunda, CHP'nin yasal olarak seçimlere katılma hakkını kaybedebileceği yönündeki ciddi endişeleri dile getirdi. Bu durumun, partinin varlığı açısından kritik bir dönemeç olduğunu vurguladı.
Parti Sözcüsü Zeynel Emre, kurultay sürecindeki gecikmelerin kabul edilemez olduğunu belirterek, partinin acilen bir kurultay gerçekleştirmesi gerektiğini savundu. Emre, olası hukuki engellerin aşılması için Yargıtay'a sunulacak iki dilekçe ile temyizden feragat edilerek kararın kesinleştirilebileceğini ve böylece kurultay kararının önündeki tüm engellerin ortadan kalkacağını ifade etti. Bu tür gerekçelerin sadece birer bahane olduğunu söyleyen Emre, partinin önünde duran temel meselenin bir 'varlık yokluk' meselesi olduğunu belirtti. Özellikle 2023 yılındaki kurultayların mahkeme tarafından iptal edilmesiyle birlikte, CHP'nin en son geçerli kurultayının Temmuz 2020'de yapıldığına dikkat çekti. Siyasi Partiler Yasası ve ilgili tüzükler gereği, en geç üç yılda bir kurultay yapılması zorunluluğu bulunduğunu hatırlattı. Bu sürenin altı yıla ulaşması halinde partinin seçime giremeyeceği bilgisini paylaştı.
Emre, Temmuz 2026 itibarıyla altı yıllık sürenin dolacağını ve bunun Cumhuriyet Halk Partisi'ni tarihten silme amacı taşıyan bir operasyon olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Bu nedenle, bir an evvel kurultay talebinde bulunmayan ve bu yönde irade göstermeyen herkesin bu durumun sorumluluğunu üstleneceğini sert bir dille ifade etti. Ayrıca, eski İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın gündeme getirdiği bir iddiaya da yanıt veren Emre, Pazartesi günü itibarıyla yetkili delegelerden imza toplama sürecini başlatacaklarını duyurdu. Mahkemenin kararı doğrultusunda, süreci hızlandırmak adına gerekli imzaların kısa sürede toplanacağını ve herhangi bir aksaklık yaşanmayacağını belirtti. Farklı delegasyonlarla veya üyelerle de imza toplama konusunda esnek olduklarını ekledi.
Parti Sözcüsü, bu sürecin kasıtlı olarak uzatılmaya çalışıldığını ve siyasi mühendislik hamlelerinin saray merkezli bir yapıdan beslendiğini ima etti. Ancak bu tür hesapların genellikle başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi. Örnek olarak, 2019 yerel seçimlerinde yaşanan iptal sürecini göstererek, doğru planlama yapılmadığı takdirde beklenmedik sonuçlarla karşılaşılabileceğini belirtti. Bu durumun, eski yönetimin göreve devam etmesi yönündeki karara rağmen, Parti Meclisi'nin iptal edilmesine yol açan önemli bir farkla 'seçime gidilmeli' talebinin bulunduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi. Bu karmaşık sürecin, partinin geleceği açısından acil çözümler gerektirdiğini vurguladı.