CHP'de 'Mutlak Butlan' Kararına 221 Eski Vekilden Ortak Tepki: Kurultay Şart
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) son dönemde gündeme gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran 'mutlak butlan' kararına karşı 221 eski milletvekili bir araya gelerek ortak bir bildiri yayımladı. Bu önemli siyasi gelişme, parti içindeki mevcut gerilimi ve geleceğe dair endişeleri gözler önüne sererken, bildiride parti yönetimine 'derhal olağanüstü kurultay' çağrısı yapıldı. Eski milletvekilleri, yayımladıkları metinle, mevcut Genel Başkan Özgür Özel'e olan desteklerini deklare ederken, parti demokrasisinin ve hukukun üstünlüğünün korunması gerektiği mesajını verdi.
Yayımlanan ortak bildiride, 'mutlak butlan' kararının demokratik siyasetin temellerine, hukuk devleti ilkesine ve en önemlisi millet iradesine indirilmiş ağır bir darbe olduğu vurgulandı. Bildiri, seçim süreçlerinin Anayasa'nın 79. maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulu (YSK) denetiminde yürütüldüğüne ve bu kurulun aldığı kararların nihai ve bağlayıcı nitelik taşıdığına dikkat çekti. Bu bağlamda, iktidarın yargı mekanizmasını siyasi alana müdahale aracı olarak kullandığı eleştirisi getirildi. Metinde, "YSK'nın usulsüzlük bulmaması ve itirazları reddetmesi durumunda seçilmiş kişiye mazbatasını vermesi esastır. Anayasa'nın 79. maddesine göre YSK'nın kararları kesindir ve üzerinde herhangi bir itiraz yolu kapalıdır. İktidarın yargıyı siyaseti düzenleme aracı haline getirmesi, demokratik düzenimiz açısından son derece tehlikelidir ve toplumsal vicdanda derin yaralar açmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
Yaklaşık iki buçuk yıl önce gerçekleştirilen 38. Kurultay'ın iptaline yönelik alınan kararı, halkın iradesine açık bir müdahale olarak değerlendiren 221 siyasetçi, açıklamalarına şu şekilde devam etti: "Siyasal meşruiyetin temel kaynağı milletin kendisidir. Sandıkta tecelli eden iradenin yok sayılması, hem siyasal kurumlara hem de adalete olan toplumsal güveni derinden sarsmaktadır. Alınan 'mutlak butlan' kararıyla, anayasal düzene, yargının siyasileşmesi yoluyla müdahale edilmiştir. Bu kararı savunanlar, tarihin doğru tarafında yer almayan ve gelecekten umudunu kesmiş kişilerdir." Bu ifadelerle, kararın siyasi ve hukuki sonuçlarına dair sert bir eleştiri getirilerek, geçmişte yaşanan benzer durumlar üzerinden bir tarihsel perspektif sunulmaya çalışıldı.
Bildiride, ana muhalefet partisinin anayasal ilkelere aykırı mahkeme kararlarıyla şekillendirilemeyeceğinin altı çizildi. Mevcut siyasi krizden çıkışın tek ve en doğru yolunun, parti içi demokrasi mekanizmalarının işletilmesi ve delegelerin özgür iradesinin tecellisi olduğu vurgulandı. Bu doğrultuda, "Demokratik ve Laik Cumhuriyetin kurucu partisi olan CHP bünyesinde yaratılmak istenen ayrışma ve tartışmaların daha da büyümeden sonlandırılması için en meşru, en hukuki ve en doğru çözüm yolu, derhal olağanüstü kurultay kararı almaktır. Yargı eliyle oluşturulan bu 'hukuki temsil boşluğu'nun, en geç 45 gün içinde gerçekleştirilecek olan olağanüstü kurultay iradesiyle hızla giderilmesi gerekmektedir" denildi. Açıklamanın son bölümünde ise, Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin son seçimlerde elde ettiği başarıyla Türkiye genelinde birinci parti konumuna yükseldiği ve bu durumun toplumda güçlü bir gelecek beklentisi yarattığı belirtildi. Bu olumlu siyasi ivmenin devamı için olağanüstü kurultay kararının kaçınılmaz olduğu ifade edildi. Bildiriye imza atanlar arasında Çetin Arık, Aytuğ Atıcı, Mustafa Balbay, Süheyl Batum, Coşkun Bayram, Gülsüm Bilgehan ve Hüsnü Bozkurt gibi tanınmış eski milletvekilleri de yer alıyor.