CHP'li Sevgi Kılıç'tan Kadın Siyasetçilere Yönelik Saldırılara Hukuki Yanıt
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde, kadın siyasetçilere yönelik hakaret ve aşağılayıcı dil kullanıldığı iddiaları üzerine önemli bir gelişme yaşandı. Parti Meclisi üyesi ve aynı zamanda Gençlik ve Spor Politika Kurulu Başkanı olarak görev yapan Avukat Sevgi Kılıç, sosyal medya platformları üzerinden kendisine yönelik sarf edilen sözler nedeniyle hukuki yollara başvuracağını kamuoyuyla paylaştı. Kılıç, bu tür saldırıların sadece kendisine değil, tüm kadın siyasetçilere yönelik bir tavır olduğunu belirterek, bu duruma karşı sessiz kalmayacağını ifade etti.
Sevgi Kılıç, yaptığı açıklamada, kendisini hedef alan paylaşımları yapan kişileri 'haysiyetsiz troller' olarak nitelendirerek, bu tür söylemlerin hiçbir kadın siyasetçinin muhatabı olamayacağını vurguladı. Kılıç, asıl mücadelenin, kadınların siyasi alandan dışlanmasını amaçlayan, cinsiyetçi söylemleri besleyen ve koruyan çarpık düzene karşı olduğunu dile getirdi. Bu kişilerin hakaret etme cesaretini nereden bulduklarını sorgulayan Kılıç, bu pervasızlığın, kirli siyaset anlayışının onlara tanıdığı alanın bir sonucu olduğunu savundu.
Kadınların siyasi hayattaki yerini ve mücadelesini savunan Avukat Kılıç, açıklamasının devamında, kendisine hakaret eden şahıs hakkında derhal hukuki sürecin başlatıldığını duyurdu. Zorbalık karşısında asla boyun eğilmeyeceğini ve bu tür davranışların karşısında kararlılıkla durulacağını belirtti. Kılıç'ın bu çıkışı, parti içindeki ve genel olarak siyasi arenadaki kadınlara yönelik taciz ve baskılara karşı verilen mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, söz konusu paylaşımları gerçekleştiren Özgür Çelik'in, geçmişte CHP İstanbul İl Başkanlığı'na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin'in yönetim ekibinde yer aldığı bilgisi de dikkat çekti. Bu durum, olayın parti içi dinamikler ve yönetimsel süreçlerle olan bağlantısını da gözler önüne seriyor. Mahkeme kararıyla görevden alınan eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile isim benzerliği taşıyan bu kişinin, Eylül 2025 tarihinde 'tedbirli ihraç' süreciyle de karşı karşıya kaldığı öğrenildi. Bu gelişmeler, parti içindeki gerilimleri ve hukuki süreçlerin karmaşıklığını ortaya koyuyor.