Çiftçi İsyanı: TMO Alım Fiyatları Üreticiyi Mağdur Ediyor
Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarına sert tepki gösterdi. Tanrıkulu, geçmişte çiftçinin "kara gün dostu" olarak bilinen TMO'nun, mevcut politikalarla adeta sofrasındaki ekmeğin düşmanı haline geldiğini savundu. Diyarbakır'da Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu ile birlikte çiftçilerle bir araya gelerek hasat dönemindeki sorunları dinleyen Tanrıkulu, açıklanan alım fiyatlarının üreticinin maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu belirtti. Buğday ve arpa fiyatlarındaki artış oranının, tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artışın çok altında kaldığını vurgulayan Tanrıkulu, çiftçinin üretim yapamaz hale geldiğini dile getirdi.
Tanrıkulu, yaptığı açıklamada, geçen yıl tonu 11 bin lira olan arpanın bu yıl 12 bin 750 liraya, 13 bin 500 lira olan buğdayın ise 16 bin 500 liraya yükseltildiğini hatırlattı. Bu artışların sırasıyla yüzde 15 ve yüzde 20 civarında olduğunu belirten Tanrıkulu, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı tarımsal girdi fiyatlarındaki artışın ise yüzde 35'lerde olduğunu, ancak bu rakamın dahi gerçeği tam olarak yansıtmadığını iddia etti. Mazot, gübre, tohum, elektrik ve ilaç gibi temel üretim girdilerindeki maliyet artışının neredeyse yüzde 100'e yaklaştığına dikkat çeken Tanrıkulu, bu durum karşısında çiftçinin nasıl üretim yapacağını ve gelir elde edeceğini sorguladı. Tarım Bakanlığı'nın iyi hasat ve üretim artışı vurgusunu eleştiren Tanrıkulu, kuraklık gibi olumsuz koşullarda çiftçinin neden düşünülmediğini sordu. Türkiye'nin buğday ihtiyacının önemli bir kısmını ithal ettiğini ve buğday üretim alanlarının AK Parti iktidara geldiğinden bu yana azaldığını ifade eden Tanrıkulu, çiftçinin zarar ettiği için artık buğday ve arpa ekmek istemediğini söyledi.
Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu da TMO'nun açıkladığı fiyatların çiftçiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirtti. Fiyatların açıklanmasının ardından borsada işlem gören arpa fiyatının ton başına 2 bin 500 lira birden düştüğünü ifade eden İskenderoğlu, hükümetin açıkladığı 12 bin 750 liralık fiyatın, hasat öncesi piyasada oluşan 13 bin 500 ila 14 bin 500 lira seviyelerinin altında kaldığını söyledi. İskenderoğlu, bu durumun adeta çiftçiye bir tuzak kurulduğunu gösterdiğini ve fiyatlar açıklanmasaydı çiftçinin daha karlı olacağını savundu. Hükümetin yanlış tarım politikaları nedeniyle stratejik öneme sahip pamuk üretim alanlarının azaldığını, şimdi ise buğday üretiminin de tehdit altında olduğunu belirten İskenderoğlu, çiftçinin ne yapacağını bilemez hale geldiğini vurguladı. Tarım Kredi Kooperatifleri'nde üre gübresinin tonunun serbest piyasa fiyatından daha yüksek satıldığını örnek göstererek, çiftçinin adeta bitirilmeye çalışıldığını söyledi.
Sezgin Tanrıkulu, konuşmasının sonunda, TMO'nun eski "çiftçinin kara gün dostu" sloganına atıfta bulunarak, TMO'nun artık bu misyonunu kaybettiğini ve çiftçinin temel gıda maddesi olan ekmeğin üretimini olumsuz etkileyen bir duruma geldiğini yineledi. Buğday ve arpa gibi temel tarım ürünlerinde izlenen politikaların, çiftçinin geleceği ve gıda arz güvenliği açısından ciddi endişeler yarattığı belirtildi. Üreticinin maliyetler karşısında ezildiği, alım fiyatlarının ise bu maliyetleri karşılamaktan uzak kaldığı bir ortamda, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiği ifade edildi. Çiftçinin emeğinin ve alın terinin karşılığını alamadığı bu süreçte, tarım sektörünün geleceğine yönelik acil ve kalıcı çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.