Citi Bankası Uyardı: Altın ve Petrol Piyasalarında Büyük Dalgalanmalar Kapıda
Küresel finans devi Citi Bankası, yayınladığı son raporla dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu potansiyel risklere dikkat çekti. Bankanın analiz ekibi tarafından hazırlanan ve özellikle 2026'nın ikinci yarısı sonrası dönemi kapsayan çalışma, piyasalarda "kara kuğu" olarak tabir edilen, öngörülmesi güç ve yüksek etkiye sahip olayların artık nadir rastlanan durumlar olmaktan çıktığını ortaya koyuyor. Jeopolitik gerilimler, iklim değişikliğinin etkileri ve teknolojik gelişmelerin karmaşık bir etkileşimi sonucunda, emtia piyasalarında daha önce görülmemiş dalgalanmalar yaşanabileceği öngörülüyor. Bu durumun, geleneksel arz-talep dengesi analizlerinin yetersiz kalmasına neden olabileceği vurgulanıyor.
Raporda öne çıkan senaryolardan biri, Orta Doğu'daki jeopolitik tansiyonun tırmanmasıyla petrol piyasasında yaşanabilecek olası bir arz krizi. Citi analistleri, ABD ile İran arasındaki gerilimin uzun süreli ve kapsamlı bir çatışmaya dönüşmesi halinde, Körfez bölgesindeki enerji altyapısının zarar görebileceğini ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kapanabileceğini belirtiyor. Böyle bir gelişmenin, günlük küresel petrol arzında 5 ila 10 milyon varil arasında bir açık yaratabileceği ve bunun sonucunda petrol fiyatlarının varil başına 200 dolar seviyesinin üzerine fırlayabileceği hesaplanıyor. Bu senaryonun gerçekleşme olasılığının düşük görülse de, etkisinin yıkıcı olabileceği uyarısı yapılıyor.
Rusya-Ukrayna savaşının devam eden etkileri ve olası yeni yaptırımlar da doğal gaz piyasası için önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Rusya'nın küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzındaki payının dikkate değer olduğu belirtilirken, bu ülkenin enerji ihracatına yönelik ek kısıtlamaların getirilmesi durumunda, ham petrole kıyasla doğal gaz piyasasında daha büyük bir daralma yaşanabileceği öngörülüyor. Yıllık 30 milyar metreküpten fazla arzın alternatif yollara yönlendirilmesi gerekliliğinin, taşıma ve sözleşme kısıtlamaları nedeniyle küresel piyasada ciddi bir arz açığına yol açabileceği ifade ediliyor.
Altın ve bakır gibi temel emtialar için de dikkat çekici öngörülerde bulunuluyor. Rapora göre, altın fiyatları kısa vadede bir miktar düşüş gösterebilse de, merkez bankalarının artan alımları ve küresel belirsizliklerin etkisiyle orta ve uzun vadede ons başına 6.000 dolara kadar yükselebilir. Bakır piyasasında ise, ülkelerin stratejik maden stoklarını artırma çabaları doğrultusunda ciddi bir talep artışı yaşanabileceği ve bunun ton başına fiyatları 20.000 doların üzerine taşıyabileceği belirtiliyor. Ayrıca, aşırı iklim olaylarının (örneğin El Niño) kakao fiyatlarını yeniden rekor seviyelere çıkarabileceği ve yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasının elektrik ve bakır talebini artırarak emtia piyasalarında çift yönlü etkilere yol açabileceği de rapordaki diğer önemli bulgular arasında yer alıyor.