Emekliye Tek Seferlik Yüksek Zam ve Destek Kredileri: Seçim Öncesi Ekonomik Manevralar
Ekonomi

Emekliye Tek Seferlik Yüksek Zam ve Destek Kredileri: Seçim Öncesi Ekonomik Manevralar

7

Ankara'da siyasi ve ekonomik çevrelerde, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi beklenen seçimler öncesinde iktidarın emekli vatandaşlara yönelik önemli bir jest yapmaya hazırlandığı yönünde güçlü iddialar konuşuluyor. Bu çerçevede, tüm emeklileri kapsayacak şekilde, 'tek seferlik' ve 'yüksek oranlı' bir maaş zammı planının masada olduğu belirtiliyor. Mevcut hükümetin, bu stratejik hamleyle birlikte, ekonomi politikalarından memnuniyetsizliğini dile getiren emekli kesimin oy tercihlerini yeniden kendi lehine çevirmeyi hedeflediği ifade ediliyor. Ülkenin, özellikle son dört yıldır süregelen yüksek enflasyonla mücadele programında istenilen başarıya ulaşılamaması, ekonomi üzerinde ciddi baskılar oluşturmuş durumda. Bu durum, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) başta olmak üzere, pek çok şirketi zorlu bir sürece sürükledi. Artan iflas ve konkordato başvurularının yanı sıra, bankacılık sistemindeki batık kredi hacminin de dikkat çekici bir şekilde yükseldiği gözlemleniyor. Bu olumsuz tablonun temel nedenlerinden biri olarak, enflasyonla etkin bir mücadele yürütülememesi ve dolayısıyla kredi faiz oranlarının makul seviyelere indirilememesi gösteriliyor.

Genel kredi faiz oranlarını düşürme imkanı bulamayan hükümet, kamu kaynaklarını kullanarak işletmelere yönelik sübvansiyonlu kredi programlarını yeniden devreye soktu. Yılın ortasında 'nefes kredileri' adı altında başlatılan bu destek mekanizması, giderek daha geniş bir yelpazeye yayılıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından yapılan açıklamalara göre, sanayi sektörüne yönelik 250 milyar Türk Lirası tutarında yeni bir kredi paketi hazırlandığı ve orta vadeli program kapsamında çeşitli destek maddelerinin yer alacağı bildirildi. Ek olarak, Merkez Bankası kaynaklı 'Teminatlı Krediler' (YTAK) programının kullanım koşullarının esnetileceği ve kredi limitinin 750 milyar Türk Lirası'na çıkarılacağı bilgisi paylaşıldı. Bu adımlar, özellikle üretim ve istihdamı desteklemeyi amaçlıyor. Ayrıca, BAĞ-KUR prim borcu bulunan esnafın da bu kredi olanaklarından faydalanabilmesi için düzenlemeler yapıldığı belirtildi. Borçlarını yapılandırmak isteyen esnafa, 36 aya varan vade seçenekleriyle yeni ek krediler sunulacak. Bu tür kapsamlı finansal destek mekanizmalarının devreye alınması, genellikle olağanüstü ekonomik kriz dönemlerinde başvurulan bir yöntem olarak biliniyor. Daha önce 2001 ekonomik krizi ve COVID-19 pandemisi sürecinde de devlete borcu olan kişi ve kurumlara benzer kredi imkanları sağlanmıştı.

Ekonomide yaşanan olağanüstü koşulları yansıtan bir diğer önemli gelişme ise kamu bankalarının attığı adımlarla kendini gösterdi. Kamu bankalarının genel müdürleri, geçtiğimiz hafta TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte Diyarbakır'da bir araya gelerek önemli açıklamalarda bulundular. Toplantıda, Merkez Bankası'nın fonlama faizini politika faizi olan yüzde 37'ye indirmesiyle birlikte, kredi faiz oranlarında belirgin düşüşler yaşanacağı ifade edildi. Geçtiğimiz haftadan itibaren kredi faiz indirimlerinin başladığı ve önümüzdeki haftalarda bu indirimlerin daha da hızlanarak devam edeceği öngörülüyor. Bununla birlikte, genel müdürler, mevcut kredilerini geri ödemekte zorlanan işletmelere yönelik yeniden yapılandırma konusunda daha fazla destek sağlanacağını da dile getirdiler. Bu durum, hem yeni kullandırılacak kredilerin faiz oranlarında hem de ödenmekte güçlük çekilen mevcut kredilerin yapılandırılmasında önemli kolaylıkların kapıda olduğunu gösteriyor. Ancak bu tür uygulamaların, uzun vadede kamu bankaları ve Merkez Bankası'nın bilançolarında ciddi zararlara yol açtığı ve geçmiş ekonomik krizlerde bu yükün önemli bir paya sahip olduğu bilinen bir gerçek. Merkez Bankası'nın Eximbank'a sağladığı desteğin artırılması ve 750 milyar TL'lik YTAK kredisi gibi adımlar, 'özel sektöre yüklü miktarda sermaye transferi yapılması' olarak yorumlanıyor.

Bu tür geniş çaplı kamu desteklerinin, bütçe üzerindeki yükü artırarak enflasyonu yeniden tetikleyebileceği yönünde daha önceki tecrübelerden yola çıkarak yapılan uyarılar dikkate değer. Bu nedenle, artarak devam eden kamu desteklerinin, seçim sonrasında enflasyonla mücadele için daha 'acı reçeteler' getirebileceği şimdiden öngörülüyor. Sağlanan bu desteklerin yalnızca seçilmiş işletmeleri kapsadığı ve bu paranın nihayetinde Hazine'den, yani doğrudan vatandaşın cebinden çıktığı unutulmamalı. Peki, dar ve sabit gelirli vatandaşlar ile emekliler için ne gibi adımlar atılacak? Bu sorunun cevabı, mevcut iktidarın politikaları çerçevesinde, seçim öncesinde yapılacak yüksek maaş zamlarından öteye gitmiyor gibi görünüyor. İktidarın, özel sektöre yönelik destekleri seçim tarihine kadar sürdüreceği ve ardından, seçimden yaklaşık 5-6 ay önce çalışan ve emekli kesime yönelik tek seferlik yüksek bir maaş zammı yapacağı tahmin ediliyor. Hükümetin, 'sürekli sermayeye aktarılan kaynaklar nedeniyle yoksullaştığını hisseden halkın, bu tek seferlik yüksek zamla birlikte tekrar kendilerine oy vereceği' beklentisi içinde olduğu düşünülüyor. Bu arada, geçtiğimiz hafta zorunlu olarak uygulamaya konulan ve sonunda kaldırılan Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının ekonomiye en az 60 milyar dolarlık bir maliyet yüklediği tahmin ediliyor. İktidarın geleneksel olmayan ekonomi politikaları sonucunda ortaya çıkan bu fatura, büyük ölçüde dar ve sabit gelirlilerin üzerinde hissedildi ve yoksullaşmayı artırdı. Halkın bu deneyimi bizzat yaşamasının ardından, iktidarın eski 'nas' politikalarına dönmekte tereddüt ettiği ancak bu kez de kamu bankaları ve Merkez Bankası aracılığıyla, düşüremediği enflasyonun faturasını bu kurumlara yükleyeceği belirtiliyor. İzlenen yol farklı olsa da, nihai sonucun aynı olacağı, yani Hazine açığının artacağı ve bu açığın yine halktan toplanan dolaylı vergiler ve yaratılan enflasyonla kapatılmaya çalışılacağı öngörülüyor. Tüm bu süreçlerin sonunda faturanın yine dar ve sabit gelirlinin, yani yoksul halkın üzerine yıkılacağı ise neredeyse kesinleşmiş bir durum olarak görülüyor.

Paylaş

İlgili Haberler