Fatma Betül Sayan Kaya'nın Bakanlık Döneminde Olağanüstü Özel Kalem Değişikliği İddiası
Aile ve Sosyal Politikalar eski Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'ya yönelik yeni bir iddia gündeme bomba gibi düştü. Borsadan 2,2 milyar TL tutarında fon elde ettiği yönündeki haberlerin ardından AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılan Kaya hakkında, bakanlığı döneminde yaşanan olağanüstü bir durum ortaya atıldı. İddialara göre, Kaya'nın bakanlık yaptığı yaklaşık 776 günlük süre zarfında, kurumun özel kalem müdürlüğü pozisyonunda tam 60 farklı kişi görev yaptı. Bu durum, kamu yönetiminde yaşanan görev değişimleri ve liyakat prensipleri üzerine ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi.
Bu iddiaların kaynağı, iktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci Taha Hüseyin Karagöz oldu. Karagöz, yaptığı açıklamalarda, Fatma Betül Sayan Kaya'nın bakanlığı süresince özel kalem müdürlüklerinde yaşanan yoğun değişimlerin temel nedenini 'geçimsizlik' olarak açıkladı. Karagöz, ayrıca Kaya'nın kariyerine ve geçmişine de dikkat çekerek, Bilkent Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunu, Amerika'da yüksek lisans yapmış, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş ve birden fazla lisans diplomasına sahip bir isim olduğunu belirtti. Bu denli donanımlı bir ismin, görev süresi boyunca bu denli sık personel değişikliğine gitmesinin düşündürücü olduğunu ifade etti. Karagöz, ayrıca Erdin Özel isimli bir şahsın tutuklu olmasına rağmen, Kaya tarafından havalimanında karşılanıp uğurlanmaya dahil edilmek istendiği yönündeki bir bilgiyi de paylaşarak, bu durumun da ayrıca sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Güngör, iddiaları doğrulayarak, bu durumun sıradan bir görev değişimi olmadığını vurguladı. Güngör, özel kalem müdürlüklerinin istisnai memuriyet kadroları olduğunu ve bu kadar sık değişikliğin normal karşılanamayacağını belirtti. Bu durumun, görevdeki uyum eksikliğinden kaynaklanan bir durum olmanın ötesinde, daha derin sorunlara işaret edebileceğini ima etti. Güngör, özellikle kamu görevlerine atamalarda liyakat ve kul hakkı prensiplerine vurgu yaparak, milyonlarca gencin memur olabilmek için yıllarca KPSS'ye hazırlandığını ve umutla beklediğini hatırlattı. Bu tür iddiaların, kamu vicdanında derin yaralar açtığını ve adalet duygusunu zedelediğini savundu. Güngör, bu tür durumların daha fazla araştırılması ve şeffaflık ilkesinin mutlaka gözetilmesi gerektiğini ekledi.
Özcan Güngör, sözlerinin devamında, gençlerin eğitim ve istihdam olanakları bulmakta zorlandığına dikkat çekerek, KPSS'ye hazırlanan veya eğitimini tamamlamış olmasına rağmen iş bulamayan milyonlarca insanın durumunu özetledi. Bu gençlerin içinde bulunduğu umutsuzluğa ve 'NEET gençlik' olarak adlandırılan kitlenin büyüklüğüne dikkat çekti. Bu denli liyakatsiz atama iddialarının ve sık görev değişimlerinin, bu gençlerin hayallerini yıktığını ve toplumsal huzursuzluğu artırdığını belirtti. Güngör, kamu yönetiminde ahlak, kul hakkı ve liyakat ilkelerinin göz ardı edilmesinin vahim sonuçlar doğuracağını vurgulayarak, bu konunun üzerinde titizlikle durulması gerektiğini ifade etti. Haberin detayları, kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ederken, eski bakanın bu iddialara vereceği yanıt merakla bekleniyor.