Kurumsal Hayatı Bıraktı, Ata Toprağına Döndü: Organik Tarımda Yapay Zeka Destekli Devrim
İzmir'in Menemen ilçesinde yaşayan 32 yaşındaki Bekir Halaç, parlak bir kurumsal kariyeri geride bırakarak baba ocağına döndü. Kendisinden önceki neslin 25 yıllık organik tarım deneyimini devralan Halaç, babası Halil Halaç (63) ile birlikte bölgenin tek sertifikalı organik üreticisi unvanını taşıyor. 30 dekarlık verimli topraklarda, hiçbir kimyasal girdi kullanmadan 50'den fazla farklı ürün yetiştiren baba-oğul, hem toprağın sağlığını koruyor hem de gelecek nesillere temiz gıda mirası bırakmayı hedefliyor. Bu topraklara duyulan bağlılık, modern teknolojinin geleneksel tarımla harmanlanmasına da öncülük ediyor.
Üniversitede Aktüerya ve Risk Yönetimi eğitimi alan Bekir Halaç, mezuniyetinin ardından bir süre kurumsal dünyada yer aldı. Ancak ofis ortamının kendisini sıktığını belirten Halaç, çocukluğundan beri aşina olduğu çiftçilik mesleğine duyduğu özlemin ağır bastığını ifade etti. "Tarım, benim için bir meslekten öte bir yaşam biçimi," diyen Halaç, babasının başlattığı bu değerli mirası devam ettirme kararlılığını dile getirdi. Maddi zorlukların zaman zaman yaşanabildiğini ancak kendi işinin sahibi olmanın ve toprağa dokunmanın verdiği hazzın tüm zorluklara değdiğini vurguladı. Kurumsal hayatın getirdiği rutin ve sınırlamalardan uzaklaşarak, daha meşakkatli ama bir o kadar da tatmin edici bir hayata adım attığını belirtti.
Organik tarımın inceliklerine vakıf oldukça, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmek için yenilikçi çözümler aramaya başlayan Bekir Halaç, karşılaştığı zorluklarda yapay zekadan destek aldığını açıkladı. Kimyasal ilaç kullanımının toprağa ve çevreye verdiği zararların bilincinde olarak, tamamen doğal yöntemlere odaklanan Halaç, otlarla mücadele gibi konularda geleneksel yöntemlerin yüksek maliyetine dikkat çekti. Kimyasal ilaçlar yerine ısırgan otu suyu veya lahana suyu gibi doğal besinlerle bitkilerini güçlendiren Halaç, bu sayede hem maliyetleri düşürüyor hem de ürünlerin doğallığını güvence altına alıyor. Bu yaklaşım, hem çevreye duyarlı bir üretim modelini benimsemeyi hem de sürdürülebilir tarım ilkelerini hayata geçirmeyi amaçlıyor.
Baba Halil Halaç ise organik tarıma geçiş sürecinin 25 yıl öncesine dayandığını, 18 yıldır ise sertifikalı üretim yaptıklarını anlattı. Tarım ilacı kullanımının yaygın olduğu 1980'li yıllarda bu sektöre adım attıklarını belirten Halil Halaç, zamanla doğal yöntemlerin önemini kavradıklarını söyledi. İzmir'de organik pazarlar henüz yaygın değilken bile Bostanlı Pazarı'nda düzenli bir müşteri kitlesine ulaştıklarını ve ürünlerinin kalitesiyle öne çıktıklarını ifade etti. Bir müşterisinin tavsiyesi üzerine organik sertifika başvurusunda bulunduğunu ve geçiş sürecinin ardından sertifikalı ürünlerini pazarlamaya başladığını aktardı. Kışın lahana, pırasa, kereviz gibi ürünlerin, baharda ise çilek, kabak, salatalık, patlıcan ve biber gibi çeşitlerin yetiştirildiğini; ayrıca kayısı, mandalina, portakal, nar ve limon gibi meyvelerin de organik olarak üretildiğini belirtti. Tüm bu ürünlerin titizlikle yürütülen sertifikasyon süreçlerinden geçtiğini ve doğallığının güvence altına alındığını sözlerine ekledi.