Fon Krizi ve SPK İhmali: Vurguncular Bir Saatte Yakalanabilir miydi?
Türkiye'nin sermaye piyasası tarihinde eşine az rastlanır büyüklükte bir yıkıma yol açan ve yarım milyona yakın vatandaşı mağdur eden fon krizi, derinlemesine tartışılmaya devam ediyor. Krizin mimarları olarak gösterilen kişilere kimlerin destek verdiği veya göz yumduğu soruları, kamuoyunun gündeminde üst sıralarda yer alırken, bu olaya ilişkin kritik gelişmeler peş peşe yaşanıyor. Bu çerçevede, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) olaydaki rolü ve olası ihmalleri de ciddi şekilde sorgulanıyor.
Siyasi kulislerde de yankı bulan fon kriziyle ilgili olarak, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın eşi İlyas Kaya ile birlikte Özata Denizcilik şirketine ait 163 milyon lira değerindeki hisseleri, fon krizi patlak vermeden hemen önce, dört ay gibi kısa bir sürede 2.2 milyar lira gibi astronomik bir bedelle sattığına dair iddialar ortaya atıldı. Bu iddiaların ardından Kaya, partisindeki görevlerinden istifa etti. Bu gelişme, benzer şekilde kriz öncesinde büyük kazançlar elde ettiği öne sürülen kişilerin Sermaye Piyasası Kurulu tarafından neden önceden tespit edilemediği ve haklarında suç duyurusunda bulunulmadığı gibi önemli soruları beraberinde getirdi.
Konuyla ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) potansiyel müdahale hızını değerlendiren MASAK eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, SPK'nın bu tür yüksek kazançlar elde eden kişileri tespit etme kapasitesine sahip olduğunu ve hatta bu süreci bir saat gibi kısa bir zaman diliminde tamamlayabileceğini ifade etti. Başak, yaşananların 'bilgi suistimali' kapsamında değerlendirilebileceğine dikkat çekerek, Tera Portföy yöneticisi Erdin Özel ile Kaya arasındaki yakınlık ve hisse satış tarihlerinin şüphe uyandırdığını belirtti. Başak'a göre, Kaya'nın elde ettiği iddia edilen bu devasa meblağ, fon krizinden etkilenen, genellikle düşük gelirli binlerce küçük yatırımcının cebinden çıkan paralardan oluşuyor.
Başak, organize bir şekilde bu tür yüksek kazançlar elde eden kişi veya grupların sayısının oldukça fazla olabileceği yönündeki düşüncelerini dile getirdi. Fon soruşturmasının daha etkin yürütülebilmesi için, incelemelerin sadece güncel durumu değil, 2021 yılından itibaren başlatılması gerektiğini savundu. Ayrıca, soruşturma kapsamında adı geçen şirketlerin ve finans kuruluşlarının yönetimlerinin henüz değişmediğini, yöneticilerin görevde olmalarının 'delil karartma' riskini artırdığını belirtti. Bu nedenle, ilgili yöneticilerin görevden alınması gerektiğini vurguladı. Mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla bir fon oluşturulması gerektiğini ve bu fonun ilk kaynağının, şüpheli işlemlere karışan gruplara uygulanan tedbirlerle sağlanabileceğini söyledi. Başak, Erdin Özel'in ancak gözaltına alınmasının bile delil karartma endişesini pekiştirdiğini ifade ederek, hisse değerleri katlanan şirketlerin başında Tera ve Destek Finans Faktoring'in geldiğini, Destek Finans'ın sahibi hakkında ise henüz bir işlem yapılmamış olmasını sorguladı. Bu noktada SPK'nın çok geç kaldığına ve gerekli adımları atmadığına dair güçlü emareler olduğunu belirtti. SPK'nın bu tür olaylarda derhal harekete geçerek suç duyurusunda bulunması gerektiğini, ancak kamuoyuna yansıyan bilgilere göre soruşturmayı savcılığın başlattığı izlenimi oluştuğunu sözlerine ekledi.
Bu gelişmelerin ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu, sermaye piyasasındaki işlemlere yönelik soruşturma kapsamında yeni bir gözaltı dalgası başlattı. Bu operasyonlarda, önceki gözaltılardan farklı olarak, yakalanan şahısların kelepçeli fotoğrafları kamuoyuyla paylaşıldı. Soruşturma kapsamında daha önce hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener de gözaltına alındı. Fon soruşturmasına dahil olan şirketlerin tüm yöneticilerinin kimlik bilgilerinin belirlenmesi, 2024 yılı başından bu yana gerçekleştirdikleri yurt dışı para ve kripto varlık transferlerinin tespit edilmesi ve tüm finansal hareketlerinin ham veri olarak savcılığa iletilmesi talep edilmişti. Mevcut durumda, 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı dondurulmuş olup, tutuklanan kişi sayısı 51'e yükselmiştir. Bu son operasyonlarla birlikte, Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener de gözaltına alınanlar kervanına katıldı.