Gıda Ürünlerindeki Aroma Vericilere Yasak Geliyor: Tüketiciler Dikkat!
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yapılan kapsamlı bilimsel incelemeler sonucunda, insan sağlığı açısından potansiyel riskler taşıdığı belirlenen bazı tütsü aroma vericilerinin gıdalarda kullanımına yönelik önemli kısıtlamalar getiriliyor. Bu gelişme üzerine Türkiye de harekete geçerek, söz konusu aroma vericilerinin gıda ürünlerinden kademeli olarak çıkarılması için bir geçiş süreci başlattı. Sağlık endişeleriyle alınan bu kararlar, gıda güvenliği alanında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ürün bazlı bir yasak takvimi uygulanacak olması, tüketicilerin hangi ürünlerde ne zaman bu aroma vericilerinden uzaklaşılacağını takip etmesini gerektiriyor.
Tütsü aroma vericileri, özellikle et ürünleri, peynir çeşitleri, balık mamulleri, çeşitli soslar ve paketli atıştırmalıklar gibi birçok gıda maddesine yoğun ve isli bir tat kazandırmak amacıyla kullanılıyor. Ancak EFSA'nın sekiz farklı tütsü aroma vericisi üzerinde yürüttüğü değerlendirmeler, bu maddelerin genotoksisite riski taşıyabileceği, yani hücrelerin genetik yapısı olan DNA'ya zarar verme potansiyeli bulunduğuna dair endişeleri tamamen ortadan kaldıramadı. Bu bilimsel bulgular ışığında, Avrupa Komisyonu, 'SF-001' ile 'SF-010' arasındaki on adet birincil tütsü aroma vericisini, izin verilen gıda katkı maddeleri listesinden çıkarma kararı aldı. Bu karar, küresel gıda güvenliği standartları açısından da önemli bir adım olarak görülüyor.
Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, insan sağlığının en üst düzeyde korunması ve gıda güvenliğinin sağlanması prensibiyle hareket ederek, Avrupa Birliği'nin belirlediği standartları referans aldı. Bu doğrultuda, Türkiye'deki gıda üreticileri ve ithalatçıları için uyum süreçlerini netleştiren bir geçiş takvimi oluşturuldu. Kararın temel amacı, toplum sağlığını tehdit edebilecek unsurların gıda zincirinden tamamen temizlenmesi ve tüketicilere daha güvenli gıda seçenekleri sunulmasıdır. Bu kapsamda, tütsü aroma vericilerinin piyasadan tamamen kaldırılması için ürün kategorilerine göre farklı zaman dilimleri belirlenmiş durumda.
Belirlenen takvime göre, et ve et ürünleri, peynir ve süt ürünleri ile işlenmiş balık ve su ürünlerinde kullanılan tütsü aroma vericilerinin ve bu vericilerden elde edilen preparatların ithalatı ile piyasaya arzı için son tarih 1 Haziran 2028 olarak saptandı. Bu kategorilerdeki gıdaların fiili olarak üretimi, ithalatı ve tüketicilere ulaştırılması için ise son durak 1 Ağustos 2028 olacak. Diğer gıda gruplarında ise bu süreç daha erken tamamlanacak. Bu ikinci grup ürünler için ithalat ve piyasaya arzın 1 Ekim 2026'da sona ermesi öngörülürken, işletmeler arası satışlar 1 Aralık 2026'da durdurulacak. Bu gıdaların üretimi ve piyasaya sunulması ise 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren kesin olarak yasaklanacak. Ancak, yasaklanma tarihlerinden evvel üretilmiş ve piyasaya sürülmüş ürünler, kendi raf ömürleri boyunca tüketicilerin erişimine açık kalmaya devam edebilecek.
Yetkili makamlarca yapılan açıklamalarda, geleneksel tütsüleme yöntemiyle gıdalara isli bir tat verilmesi ile kimyasal tütsü aroma vericilerinin kullanımının birbirinden farklı olduğu özellikle vurgulanıyor. Tüketicilerin bu ayrımı iyi anlaması ve ürün etiketlerini dikkatle incelemesi büyük önem taşıyor. Ambalaj üzerinde yer alan 'isli', 'füme' veya 'barbekü' gibi ifadeler tek başına bir endişe kaynağı olmasa da, ürünlerin içindekiler kısmında 'tütsü aroma vericisi' veya benzeri ibarelerin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekiyor. Bu sayede, tüketiciler bilinçli tercihler yaparak potansiyel risklerden uzak durabilir ve gıda seçimlerini daha güvenli bir şekilde yapabilirler.