HSBC İsviçre'ye Kara Para Aklama Soruşturması: Merkez Bankası Fonları Mercek Altında
Avrupa'nın önde gelen finans kuruluşlarından HSBC'nin İsviçre'deki özel bankacılık kolu, uluslararası düzeyde yankı uyandıran bir kara para aklama ve yolsuzluk soruşturmasının odağında yer alıyor. İsviçreli ve Fransız yetkililer, bankanın, Lübnan Merkez Bankası'nın eski başkanı Riad Salameh ile onunla bağlantılı kişi ve kurumların, kamu kaynaklarını zimmetlerine geçirmelerine olanak sağladığı iddiaları üzerine kapsamlı bir inceleme başlattı. Bu soruşturma, küresel finans sisteminin şeffaflığı ve denetim mekanizmalarının etkinliği hakkında ciddi soruları da beraberinde getiriyor.
Fransız savcılar tarafından HSBC İsviçre Özel Bankası'na yönelik başlatılan ön soruşturma, bankanın Riad Salameh'in kamu fonlarını zimmetine geçirmesi sürecindeki rolünü mercek altına alıyor. Müfettişlerin elde ettiği ilk bulgulara göre, 2002 ile 2015 yılları arasında Lübnan Merkez Bankası'ndan, İngiliz Virgin Adaları merkezli Forry Associates adlı bir şirkete yaklaşık 330 milyon dolar tutarında fon aktarımı gerçekleşti. Bu devasa meblağın 204 milyon dolarlık kısmının, 174 ayrı işlemle Riad Salameh'in kardeşi Raja Salameh'in şahsi HSBC hesaplarına yönlendirildiği belirlendi. İsviçre Finansal Piyasalar Denetleme Kurumu (FINMA) da yaptığı değerlendirmelerde, bankanın görevini yerine getirirken gerekli özeni göstermediğini ve tespit edilmesi gereken şüpheli işaretleri göz ardı ettiğini vurguladı.
Skandalın derinlemesine incelenmesi, HSBC bünyesindeki iç kontrol ve denetim mekanizmalarının yıllar boyunca nasıl işlevsiz hale getirildiğini ortaya koyuyor. Bankanın 2000 yılında Republic National Bank of New York'u satın almasıyla bünyesine katılan deneyimli bankacı Sobhi Tabbara'nın, Salameh kardeşlerle olan yakın ilişkisini kullanarak, uyum departmanlarındaki yetkililerin şüphelerini bertaraf ettiği öne sürülüyor. Tabbara'nın, 2009 yılında Lübnan Merkez Bankası'ndan gelen bir mesajı delil göstererek, tüm para transferlerinin yasal olduğunu savunduğu ve böylece denetim süreçlerini engellediği belirtiliyor. Hatta 2013 yılında bir uyum görevlisinin hesaplardaki olağanüstü hareketliliği 'şüpheli' olarak raporlamasına karşın, üst düzey yöneticilerin ticari ilişkileri sürdürme kararı aldığı anlaşılıyor.
Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, Panama Belgeleri ile gündeme gelen hukuk firması Mossack Fonseca tarafından yönetilen Forry Associates adlı şirketin, herhangi bir somut ticari faaliyeti, çalışanı veya müşterisi bulunmuyordu. Bu durum, şirketin yalnızca bir paravan olarak kullanıldığı şüphesini güçlendiriyor. 2015 yılında bankaya sunulan sözleşmelerdeki imza tutarsızlıklarının fark edilmesi üzerine Mali İstihbarat Birimi harekete geçti. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, fonların önce bu paravan şirketin hesabına aktarıldığı, ardından Raja Salameh'in kişisel HSBC hesaplarına gönderildiği ve son olarak da izlerinin kaybettirilmesi amacıyla Lübnan'daki yerel bankalara aktarıldığı tespit edildi. HSBC, bu durum üzerine 2016 yılında ilgili hesapları kapatma kararı alsa da, bu adımı resmi makamlara bildirmek yerine iç kayıtlarında 'risk iştahı değişikliği' olarak kaydetti.
Lübnan ekonomisinin 2019 yılında yaşadığı çöküşün ardından, Riad Salameh'in yönettiği finansal sistemin 'devlet destekli bir saadet zinciri' görünümünde olduğu yönündeki tespitler de dikkat çekiyor. HSBC'nin Salameh ile olan ilişkisini sonlandırmasından dört yıl gibi uzun bir süre sonra, 2020'de İsviçre makamlarına resmi bildirimde bulunması, FINMA tarafından 'tamamen geç kalmış' bir müdahale olarak değerlendirildi. Bu durum, bankanın olayın vahametini geç fark ettiğini veya örtbas etmeye çalıştığını düşündürüyor. HSBC'nin geçmişi de kara para aklama iddialarıyla dolu; banka, 2012 yılında Meksikalı uyuşturucu kartellerinin kara para aklama faaliyetlerine göz yumduğu gerekçesiyle ABD'de 1,9 milyar dolarlık bir cezayı kabul etmek zorunda kalmıştı. Banka yönetimi, mevcut soruşturmaların grubun finansal yapısı üzerinde önemli etkileri olabileceği konusunda yatırımcılarını uyarırken, bu süreçte aralarında Suudi Arabistan ve Lübnan'ın da bulunduğu Orta Doğu'dan binden fazla varlıklı müşterisiyle olan ilişkisini sona erdirdiği bildirildi. Bankacılık grubu konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçınmayı tercih etti.