Hürmüz Boğazı'nda İran Füzesi ABD Askerlerini Yaraladı
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan ve gizemini koruyan bir olayda, İran'a ait olduğu iddia edilen bir gemisavar seyir füzesinin hedef aldığı deniz aracında görev yapan sekiz Amerikan deniz piyadesinin yaralandığı ortaya çıktı. Olayın iki hafta önce gerçekleştiği ve yaralı askerlerin kısa süre içerisinde yeniden görevlerine döndüğü belirtildi. Amerikan yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre, askerlerin ciddi bir yara almadığı ancak füzenin yol açtığı patlama ve sarsıntı nedeniyle duman soludukları ve baş ağrısı gibi travmatik beyin hasarı belirtileri gösterdikleri ifade edildi.
NBC News'in edindiği bilgilere göre, adı açıklanmayan bir deniz taşıtına yönelik düzenlenen saldırıda görev alan bu askerler, bir tabur çıkarma birliğinin parçası olarak bölgede bulunuyordu. Yaralanan sekiz kişiden yedisinin erbaş, birinin ise subay olduğu kaydedildi. Tüm askerlerin, 14 Eylül'de meydana gelen bu saldırının ardından kısa bir süre sonra sağlık durumlarının düzeldiği ve görev yerlerine geri döndükleri teyit edildi. Yetkililer, füzenin çarptığı aracın bir Amerikan Donanması'na ait savaş gemisi olmadığını, sadece bir deniz taşıtı olduğunu belirterek, aracın tam türü hakkında detay vermekten kaçındı.
Bu olay, ABD'nin İran ile olan gerilim hattındaki askeri kayıplarına ilişkin artan şeffaflık taleplerini yeniden gündeme getirdi. Şubat ayında başlayan ve henüz tam olarak aydınlatılamayan çatışmalar süresince, Pentagon'un yaralı ve hayatını kaybeden asker sayılarını raporlama ve sınıflandırma biçimleri üzerine yoğun eleştiriler yapıldı. Savunma Bakanlığı'nın resmi kayıtlarına göre, çatışmalarda yaralanan Amerikan personeli sayısı 861 olarak kaydedilmiş durumda. Hürmüz Boğazı'ndaki olayda yaralanan sekiz deniz piyadesinin bilgileri ise, saldırıdan yaklaşık on gün sonra bu genel veri tabanına işlendi.
Raporlamadaki bu gecikmelerin nedenlerine ilişkin olarak, Amerikan yetkilileri belirtilerin bazen daha sonra ortaya çıkabilmesi ve sistemin anlık güncellemeler yerine belirli periyotlarda veri girişi yapması gibi teknik nedenlere bağlandı. Bu durum, özellikle travmatik beyin hasarı gibi belirtileri hemen ortaya çıkmayan yaralanmalarda, resmi kayıtlara yansıyan sayının gerçek durumu tam olarak yansıtmayabileceği endişelerini beraberinde getiriyor. Olayın detayları ve İran'ın rolüne dair resmi açıklamalar beklenirken, bölgedeki tansiyonun yüksek seyrettiği gözlemleniyor.