İBB Davası 64. Celsede: Ekrem İmamoğlu'nun Savunması Bekleniyor
Gündem

İBB Davası 64. Celsede: Ekrem İmamoğlu'nun Savunması Bekleniyor

4

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik olarak açılan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran devasa davanın 64. duruşması bugün itibarıyla salonda yerini aldı. Duruşma, Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun 1 No'lu Duruşma Salonu'nda İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin başkanlığında devam ediyor. Davada toplam 414 sanık bulunurken, bunlardan 59'u tutuklu olarak yargılanıyor. Sanıklar arasında yer alan ve aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu'nun, mahkeme heyetinin kararıyla dün salona getirilmediği, ancak bugün savunmasını yapması beklendiği için duruşma salonunda hazır bulunduğu öğrenildi. İmamoğlu'nun salona gelmesi, destekleyicileri tarafından coşkulu sloganlarla karşılandı.

Duruşmanın bugünkü bölümü, tutuklu sanıklardan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatları Nergis İnce ve Baran Kaya'nın savunmalarının alınmasıyla başladı. Avukat İnce, sunduğu savunmada, Leonard Cohen'in bilinen bir şarkısına atıfta bulunarak, "Herkes biliyor geminin su aldığını, herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu" sözlerini dile getirdi. Bu metaforik ifadeyle, davanın mevcut durumuna ve iddianamedeki belirsizliklere işaret etmeye çalıştığı yorumları yapıldı.

Avukat İnce, müvekkili Fatih Keleş hakkındaki iddianamede yer alan suçlamaların çelişkili olduğunu vurguladı. Keleş'in, iddianamede bazen "İmamoğlu'nun mali işler sorumlusu", bazen "örgütün kasası", kimi zaman da "bu kasalardan sadece biri" olarak tanımlandığını belirtti. Bu durumun, savunmanın sağlıklı bir zeminde ilerlemesini engellediğini savunan İnce, "Nasıl bir kasa olduğumuzu net bir şekilde bilirsek, biz de ona göre daha etkili ve somut bir savunma stratejisi geliştirebiliriz" diyerek suçlamaların açıklığa kavuşturulması talebinde bulundu.

Savcılık tarafından iddianamede kullanılan "herkes biliyor" şeklindeki muğlak ifadeye de sert tepki gösteren avukat İnce, bu söylemin somut delillere dayanmadığını iddia etti. İnce, "Eğer ortada bir 'herkes' gerçeği varsa, o halde bu 'herkes' olarak tanımlanan kişi ya da kişilerin kimliklerinin tespit edilerek mahkemeniz önünde tanık olarak dinlenmesini talep ediyoruz. Kim olduğu belirsiz ve isimsiz bir topluluğa dayanılarak müvekkilime 'kasa' gibi muğlak sıfatlar yüklenemez. Bu 'herkes'in kimlerden oluştuğunun aydınlatılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. Bu talepler, davanın seyrini ve delil değerlendirme süreçlerini etkileyebilecek nitelikteydi.

Paylaş

İlgili Haberler