IMF Türkiye Ekonomisi İçin Yeni Tahminlerini Açıkladı: Büyüme Düşüyor, Enflasyon Artıyor
Uluslararası Para Fonu (IMF), yayımladığı son Dünya Ekonomik Görünüm Raporu ile küresel ve Türkiye ekonomisine yönelik makroekonomik öngörülerini revize etti. Rapora göre, Türkiye'nin 2026 yılındaki ekonomik büyüme beklentisi daha önceki tahminlere göre aşağı çekildi. Fon, Türkiye'nin 2026 yılı için öngördüğü gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme oranını yüzde 2,9'dan yüzde 2,7'ye düşürdü. Bu revizyon, Türkiye ekonomisinin gelecek yılki performansına ilişkin daha temkinli bir tablo çiziyor.
Küresel ekonomiye dair beklentilerde ise bir miktar iyileşme gözlemlendi. IMF, 2026 yılı için küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 3'ten yüzde 3,1'e yükseltti. Yapay zeka alanındaki güçlü yatırımlar ve Ortadoğu'daki jeopolitik gelişmelerin dengeleyici etkisinin, enerji piyasalarındaki mevcut dalgalanmalara rağmen küresel büyümeyi destekleyeceği öngörülüyor. Ancak, IMF raporunda küresel ekonomi için aşağı yönlü risklerin arttığına da vurgu yapıldı. Özellikle, ekonomik büyümeden yeterli pay alamayan ülkelerin sayısındaki artışın, bu ekonomilerin artan borç yükleri karşısında daha kırılgan hale gelmesine neden olabileceği belirtildi.
Türkiye ekonomisi için enflasyon beklentileri ise daha endişe verici bir tablo çiziyor. IMF, Türkiye'de enflasyonun 2026 yılında ortalama yüzde 31,2 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyor. Bir önceki raporunda bu rakamı yüzde 28,6 olarak tahmin eden Fon, 2027 yılı enflasyon beklentisini de yüzde 21,4'ten yüzde 26,5'e yükseltti. Bu artışlar, Türkiye'de enflasyonla mücadeledeki mevcut zorlukların devam edebileceğine işaret ediyor.
IMF, 2027 yılına ilişkin küresel büyüme tahminini yüzde 3,4 seviyesinde sabit tutarken, Türkiye için bu yılki büyüme beklentisini de yüzde 3,6 olarak korudu. Ancak, 2026 yılına dair büyüme ve enflasyon rakamlarındaki güncellemeler, Türkiye ekonomisinin kısa ve orta vadeli görünümüne dair önemli ipuçları veriyor. Küresel ekonominin toparlanma sinyalleri verirken, Türkiye'nin yüksek enflasyon ve yavaşlayan büyüme gibi içsel sorunlarla mücadele etmesi gerekliliği daha belirgin hale geliyor.