İş İnsanı Halit Yukay'ın Ölüm Davasında Yeni Detaylar: Bilirkişi Tehlikeli Rotayı İşaret Etti
Yalova'dan Bozcaada'ya gitmek üzere denize açıldıktan sonra teknesi parçalanmış halde bulunan ve günlerce süren arama çalışmalarının ardından cansız bedenine ulaşılabilen iş insanı Halit Yukay'ın trajik ölümüyle ilgili yürütülen hukuki süreçte önemli bir aşamaya gelindi. Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dördüncü duruşmasında, mahkemenin talebi üzerine Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan uzman bilirkişi ve kılavuz kaptan Harun Dokuz, kazanın meydana gelişine dair teknik incelemelerinin sonuçlarını mahkeme heyetiyle paylaştı. Bu ifadeler, olayın aydınlatılması ve sorumluların tespiti açısından kritik önem taşıyor.
Uzman bilirkişi Harun Dokuz, duruşmada yaptığı sunumda, merhum Halit Yukay'ın kullanmakta olduğu teknenin o esnada güvenli ve standart seyir rotasında ilerlediğini vurguladı. Ancak Dokuz'un teknik analizleri, kazanın temel nedenlerinden birinin AREL-7 isimli yük gemisinin rotasıyla ilgili olduğunu ortaya koydu. Bilirkişi, söz konusu yük gemisinin, kendisi için belirlenmiş olan ve genel deniz trafiği düzenlemeleri çerçevesinde tahsis edilmiş, tehlikelerden arındırılmış güvenli seyir yolunu terk ederek, aksine daha önce yapılan incelemelerde tehlikeli olduğu tespit edilen başka bir rotaya yöneldiğini belirtti. Bu durum, bir başka deyişle, ana ve güvenli deniz yolundan ayrılarak daha riskli, ara bir güzergaha sapılması anlamına geliyor.
Trafik ayrım hattı dışına çıkmanın hukuki olarak mümkün olabileceğini ancak böyle bir durumda gemi kaptanının üzerine düşen dikkat ve sorumluluk seviyesinin önemli ölçüde arttığını ifade eden bilirkişi Dokuz, bu tür sapmaların yapıldığı bölgelerin genellikle daha fazla denizcilik riski barındırdığına dikkat çekti. Bu teknik değerlendirme, yük gemisi kaptanının eylemlerinin kazanın oluşmasındaki potansiyel etkisini gözler önüne seriyor. Duruşmada söz alan merhum Halit Yukay'ın kız kardeşi Tuna Meier ise, yük gemisi kaptanının, kazanın ardından denizde gördüğü tekne parçalarını zamanında yetkililere ihbar etmediğini öne sürerek sanıklardan şikayetçi olduklarını yineledi. Yukay'ın eşi Rania Stypa Yukay da, yargılamanın daha fazla uzamadan bir an önce sonuçlanması yönündeki taleplerini mahkemeye iletti.
Mahkeme heyeti, tarafların avukatlarının beyanlarını dinledikten sonra bir dizi önemli kararlar aldı. Sanık gemi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmedildi. Ayrıca, Ekinlik Adası civarında bulunan ve kazayla ilgili delil niteliği taşıyan tekne parçalarının yeniden detaylı bir şekilde incelenmesi kararlaştırıldı. Bu incelemeler sonucunda hazırlanacak olan teknik raporun, denizcilik fakültelerinde görev yapan çatma hukuku (collision law) uzmanları ile gemi mühendislerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine gönderilerek çok yönlü bir değerlendirmeden geçirilmesi de kararlar arasında yer aldı. Tüm bu işlemlerin tamamlanması amacıyla duruşma ileri bir tarihe ertelendi. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gemi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu hakkında 'taksirle ölüme neden olma' suçlamasıyla 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, gemi yetkilileri ve mürettebatından oluşan diğer sanıklar hakkında ise 'yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma' suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.