İstanbul Depremi Senaryoları: Prof. Dr. Bektaş'tan Yeni Bir Perspektif
Gündem

İstanbul Depremi Senaryoları: Prof. Dr. Bektaş'tan Yeni Bir Perspektif

7

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Bölgesi'nde uzun süredir beklenen büyük depreme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda sıklıkla dile getirilen ve İstanbul'u etkileyeceği düşünülen '7 büyüklüğünün üzerinde tek bir deprem' senaryosunun, olası riskleri anlamak için tek başına yeterli olmadığını belirtti. Bektaş, bilimsel değerlendirmelerde farklı modellerin bir arada ele alınmasının gerekliliğini vurgulayarak, mevcut yaklaşımların çeşitlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Marmara Denizi'ndeki sismik aktiviteye dair yapılan tahminlerin önemli bir kısmının, deniz tabanındaki fay hattının 'tamamen kilitli' olduğu varsayımına dayandığını açıklayan Prof. Dr. Bektaş, bu durumun kesin bir bilimsel veri olmaktan ziyade, mevcut gözlemlere dayanan bir model olduğunu belirtti. Doğu Marmara ve Adalar Fayı'nın davranış biçimine ilişkin henüz tam olarak giderilememiş belirsizliklerin varlığına işaret eden Bektaş, bu fayların potansiyel enerji birikimi ve boşalımı konusunda farklı senaryoların masaya yatırılmasını önerdi.

Bektaş, deniz tabanında birikmiş kalın ve suya doygun sediman katmanlarının, fayın gerçek hareketini izlemek için kullanılan GPS, InSAR (sentetik açıklıklı radar interferometrisi) ve deniz tabanı akustiği gibi ölçüm verilerini etkileyebileceği ihtimalini dile getirdi. Ayrıca, bölgede son dönemlerde tekrarlayan küçük depremlerin gözlemlenmemesinin, fayın tamamen hareketsiz ve kilitli olduğunun kesin bir kanıtı olarak kabul edilemeyeceğini savundu. Bu durumun, fayın enerji biriktirme veya yavaş bir şekilde salma potansiyeli taşıdığına dair farklı yorumlara kapı araladığını belirtti.

Bilim dünyasına çağrıda bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Bölgesi'ndeki olası deprem senaryolarının değerlendirilmesinde tek bir görüşe veya modele sıkı sıkıya bağlı kalınmaması gerektiğini vurguladı. Fayın 'kilitli' mi yoksa 'krip' olarak adlandırılan, zamanla yavaş ve sürekli bir kayma hareketiyle enerji boşaltan bir yapıda mı olduğunun netleştirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Eğer fay 'krip' davranışı gösteriyorsa, biriken enerjinin ani bir şekilde değil, daha kontrollü bir biçimde salınabileceğini ve bunun da meydana gelebilecek maksimum deprem büyüklüğüne yönelik hesaplamaları önemli ölçüde değiştirebileceğini sözlerine ekledi. Bu nedenle, çeşitli bilimsel modellerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının, olası depremlere karşı daha kapsamlı ve doğru hazırlıklar yapılmasına olanak tanıyacağını belirtti.

Paylaş

İlgili Haberler