İstanbul'da NATO Karşıtı Yürüyüş: Barış ve Adalet Talebi
Gündem

İstanbul'da NATO Karşıtı Yürüyüş: Barış ve Adalet Talebi

4

Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi, İstanbul'da düzenlenen bir yürüyüşle protesto edildi. Taksim'den Dolmabahçe'ye uzanan bu eylemde, NATO'nun savaş politikalarına karşı çıkılarak barış ve adalet talepleri dile getirildi. Yürüyüşe katılanlar, daha önce İstanbul ve diğer şehirlerde NATO karşıtı eylemlerde gözaltına alınan yüzlerce kişinin serbest bırakılmasını istedi.

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından organize edilen yürüyüş, 1968 yılında Altıncı Filo'ya karşı yapılan tarihi yürüyüşün güzergahını takip etti. Taksim Atatürk Kültür Merkezi önünden başlayan eylemde, katılımcılar 'Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filoyu unutmayın', 'NATO'dan çıkılsın, üsler kapatılsın', 'NATO defol, bu memleket bizim', 'Susmuyoruz korkmuyoruz, itaat etmiyoruz', 'NATO'ya el pençe, emekçiye işkence' ve 'NATO savaş, halklar barış istiyor' gibi çeşitli sloganlar attı. Yürüyüş boyunca Filistin bayrakları da taşınarak uluslararası dayanışma mesajı verildi.

Ortak açıklama öncesinde söz alan DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, NATO'nun politikaları nedeniyle gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara sert tepki gösterdi. Arslanoğlu, konuşmasında, 'Savaş ve ölüm anlamına gelen eylemlerin serbest olduğunu, halkın bütçesinden ayrılan kaynakların savaş baronlarına aktarılmaya çalışıldığını' belirtti. Buna karşılık, ücretsiz ve nitelikli eğitim, sağlık hizmetleri, kamu hizmetleri ve adalet talep etmenin yasaklandığı bir ortamda sesini yükselten devrimcilerin asla susturulamayacağını vurguladı. Arslanoğlu, bu mücadelenin sınıfsız ve sömürüsüz bir düzen kurulana kadar devam edeceğini ifade etti.

Ertuğrul Eroğlu tarafından okunan ve 'HİÇBİRİNİZİ İSTEMİYORUZ - NATO'su, ABD'si, İşbirlikçileri... Hiçbiriniz İstenmiyorsunuz!' başlığını taşıyan ortak açıklamada, NATO'nun emperyalist bir örgüt olduğu ve Türkiye'nin dört bir yanında 'zirvenin güvenliği' bahanesiyle adeta bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü vurgulandı. Açıklamada, 'NATO 3.0' olarak adlandırılan zirvenin, 'yeni bir güvenlik mimarisi' söylemiyle yeni savaş cepheleri yaratma hazırlığında olduğu belirtildi. Açıklama, emperyalizmin ana aktörü olan ABD'nin hem müttefiklerini hizaya çekmeye çalıştığı hem de kanlı bir paylaşım savaşı başlatmak istediği yönündeki endişeleri dile getirdi.

Yapılan ortak açıklamada, NATO'nun geçmişte Vietnam, Kore, Küba, Latin Amerika, Yugoslavya'nın parçalanması, Gazze'nin yıkımı, Irak, Suriye ve Afganistan gibi bölgelerde kanlı askeri müdahalelerin aracı olduğu hatırlatıldı. Açıklamada, 'NATO'nun emekçiler için yıkım, savaş ve ölüm anlamına geldiği, bağımsızlık isteyenlerin, aydınlık yarınlardan umutlananların ve emekçilerin iktidarını savunanların baş düşmanı olduğu' ifade edildi. Yeni NATO'nun, bölgenin emperyalist bir paylaşım mücadelesine sahne olması ve Türkiye'nin bu süreçte bir 'kurşun asker' rolüne soyunması anlamına geldiği belirtildi. Hükümetin bu politikalara milyarlarca lira harcadığı ve ülkeyi devrimciler, ilericiler ve emekçiler için bir açık hava hapishanesine çevirdiği ifade edilerek, emperyalizme, NATO'ya ve işbirlikçilerine karşı net bir duruş sergilendi.

Açıklamada, NATO'ya, ABD'ye, İsrail'e, silah şirketlerine ve ülkenin kamu kaynaklarını peşkeş çektiği iddia edilen iktidara karşı 'istenmiyorsunuz' mesajı verildi. Bu toprakların ilerici, devrimci, yurtsever, sosyalist ve emekçi birikiminin kendilerine pabuç bırakmayacağı ve haksız yere gözaltına alınan yüzlerce kişiye rağmen gereken yanıtın verileceği vurgulandı. NATO Zirvesi'ne karşı bir araya gelen emekçiler, gençler, aydınlar, ilericiler, yurtseverler ve devrimciler, halka yönelik şu taleplerini yineledi: Tüm NATO üslerinin kapatılması, NATO'dan derhal çıkılması, dünyanın en büyük savaş ve saldırganlık örgütü olan NATO'nun dağıtılması, silahlanma yarışının durdurulması, eğitim, sağlık, barınma ve sosyal haklardan kesilerek silahlara aktarılan bütçelerin sonlandırılması ve NATO ile emperyalizme karşı çıkmanın suç olmadığı.

Son olarak, İstanbul ve Ankara'da tutuklanan sosyalist, devrimci, ilerici ve demokrat mücadele arkadaşlarının derhal serbest bırakılması talep edildi. Bu talepler doğrultusunda 7-8 Temmuz tarihlerinde toplanacak NATO Zirvesi'ne karşı tüm emekçiler mücadeleye çağrıldı.

Paylaş

İlgili Haberler