İYİ Parti Liderinden Kılıçdaroğlu'na Sert Eleştiri: Savcı Gibi Konuşuyor
Gündem

İYİ Parti Liderinden Kılıçdaroğlu'na Sert Eleştiri: Savcı Gibi Konuşuyor

1

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, önemli açıklamalarda bulundu. Serap Belovacıklı'nın sunduğu bir programda soruları yanıtlayan Dervişoğlu, Türkiye'nin güncel siyasi ve hukuki durumu hakkında çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Özellikle, bir siyasi partinin olağanüstü kurultayının iptaline ilişkin alınan kararı 'tam bir skandal' olarak nitelendiren Dervişoğlu, bu tür müdahalelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun son dönemdeki bazı açıklamalarına da değinen Dervişoğlu, Kılıçdaroğlu'nu adeta bir savcı gibi konuştuğunu ifade ederek, 'Savcı ağzıyla konuşuyor. İtirafçı ifadelerini onaylıyor' şeklinde konuştu. Bu benzetmeyle, Kılıçdaroğlu'nun mevcut hukuki süreçlere ve bazı ifadelerin doğruluğuna dair duruşunu eleştirdi. Dervişoğlu, siyasi aktörlerin yargı süreçlerini bu şekilde yorumlamasının doğru olmadığını ima etti.

Türkiye'nin sistem sorunu yaşadığını ve mevcut yapının Cumhurbaşkanı'nı giderek daha fazla 'tek adamlığa' sürüklediğini savunan Dervişoğlu, yargının giderek artan siyasallaşmasına sert tepki gösterdi. Bir kasaba mahkemesinin dahi bir siyasi partinin olağanüstü kurultayını iptal edebilme yetkisinin, hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmadığını belirtti. Yüz yıllık bir partinin genel başkanının yerine adeta bir kayyum atanması gibi durumların yaşandığını ifade eden Dervişoğlu, buna karşılık parlamenter demokratik sisteme geçiş gibi önemli bir hedef için diyalog ve müzakere zeminine oturulabileceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nu siyaseten bir muhatap olarak görmediğini açıkça ifade eden Dervişoğlu, 'O kendine istediği sıfatı verebilir' diyerek, Kılıçdaroğlu'nun söylemlerine mesafeli durduğunu belirtti. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve bunun siyasi rakipleri tasfiye etmek amacıyla kullanılması durumunu 'diktatörlüğün ta kendisi' olarak tanımlayan Dervişoğlu, bu durumu 12 Eylül askeri darbe dönemiyle dahi kıyasladı. Dervişoğlu, 12 Eylül'de bile partileri kapatan iradenin sadece üst kademeye siyasi yasak getirdiğini, alt kademeleri ise doğrudan etkilemediğini hatırlattı. Siyaset yapma hakkının elinden alınmaya çalışılmasının, anayasaya karşı işlenmiş ve zaman aşımı olmayan bir suç olduğunu belirten Dervişoğlu, tüm bu yaşananların bir plan dahilinde gerçekleştiğini ve 'Mahkeme kararı yazıldı, yayınlanması için onay bekleniyor' gibi ifadelerin bu planın bir parçası olduğunu iddia etti. Cumhurbaşkanı'nın rakiplerini tasfiye etme çabalarını reddetmenin mümkün olmadığını söyleyen Dervişoğlu, bazı durumlarda 'tavuğa, civcive, horoza kayyum atandığı' gibi absürt durumların yaşandığı bir ülkede yaşadığımızı ironik bir şekilde ifade etti.

Paylaş

İlgili Haberler