İzmit Körfezi Temizliği Şoku: Kirli Çamur Ormanlara Döküldü
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın, kamuoyunda büyük bir titizlikle tanıtılan İzmit Körfezi dip tarama ve temizlik projesinde ciddi bir çevre felaketine yol açtığına dair iddialar gündeme bomba gibi düştü. Projenin tanıtımı için dalış takımlarıyla denizin altını inceleyen ve ekosistemin canlandığını belirten Bakan Murat Kurum'un açıklamalarının ardından, denizden çıkarılan milyonlarca ton kirli çamurun nereye taşındığına dair endişeler arttı. Yapılan araştırmalar, körfezin dibinden çıkarılan ve önemli ölçüde ağır metaller içerdiği düşünülen bu atıkların, modern arıtma tesislerine gönderilmek yerine, İzmit'in doğal güzellikleriyle bilinen ormanlık alanlarındaki dere yataklarına boca edildiğini gözler önüne serdi. Bu durum, denizleri temizleme adı altında ormanların ve doğal yaşamın kirletildiği yönünde ciddi eleştirilere neden oldu.
Yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden ve Cumhurbaşkanlığı, Çevre Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin ortaklaşa yürüttüğü bu devasa proje kapsamında, İzmit Körfezi'nin dibinden çıkarılan tonlarca çamurun bertaraf süreci kamuoyundan gizlenmişti. Projenin ilerleyişi ve elde edilen başarılar çeşitli etkinliklerle duyurulurken, atıkların nihai varış noktası hakkında yeterli bilgilendirme yapılmamıştı. Bakan Kurum'un dalış görüntüleri ve iyimser açıklamaları, projenin çevresel etkileri konusundaki şeffaflık eksikliğini daha da belirgin hale getirdi. Körfezin temizlenmesi iddiasıyla başlayan süreç, şimdi doğaya verilen potansiyel zarar nedeniyle büyük bir tartışma yaratmış durumda.
Yapılan saha araştırmaları ve elde edilen bilgiler, körfezden çıkarılan atık çamurun, İzmit şehir merkezine yaklaşık beş kilometrelik mesafede bulunan Sepetçi ve Kabaoğlu köyleri arasındaki ormanlık arazide yer alan dere yataklarına taşındığını ortaya koyuyor. Kamyonlarla taşınan bu kirli çamur, bölgedeki derelerin üzerine inşa edilmiş setlerin içine dökülerek birikim yapılıyor. Bugüne dek yaklaşık bir milyon metreküp çamurun bu alana bırakıldığı, yıl sonuna kadar 1.1 milyon metreküp daha eklenmesinin beklendiği ve projenin tamamlanmasıyla birlikte toplamda altı milyon metreküp civarında atığın ormanlık alana taşınacağı tahmin ediliyor. Bu durum, projenin çevresel ayak izinin tahmin edilenden çok daha büyük olabileceğine işaret ediyor.
Çevre uzmanları ve bilim insanları, İzmit Körfezi'nden çıkarılan çamurun içinde bulunma ihtimali yüksek olan ağır metallerin, bölgedeki ekosistem üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Bu atıkların toprağa sızarak yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirletebileceği, tarımsal sulama için kullanılan göletleri zehirleyebileceği, orman ağaçlarının gelişimini olumsuz etkileyebileceği ve bölgedeki yaban hayatını tehdit edebileceği belirtiliyor. Dahası, 'Çene Suyu' olarak bilinen ve yöre halkı tarafından içme suyu olarak da kullanılan kaynakların kirlenme riski, insan sağlığı açısından da ciddi bir tehlike oluşturuyor. Yarı akışkan bir yapıya sahip olan bu çamurun, sel baskınları gibi doğal afetler sırasında daha geniş alanlara yayılarak kirliliği artırabileceği de uzmanlar tarafından vurgulanan önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.