İzmit Körfezi'nde Kahverengi Su: Bilim İnsanı Açıklama Yaptı
Gündem

İzmit Körfezi'nde Kahverengi Su: Bilim İnsanı Açıklama Yaptı

3

Kocaeli'nin önemli bir parçası olan İzmit Körfezi'nin kıyı şeridinde son zamanlarda dikkat çekici bir renk değişimi yaşandı. Tütünçiftlik sahili civarında denizin renginin aniden kahverengiye çalması, bölge sakinlerinde ve çevreye duyarlı vatandaşlarda endişe uyandırdı. Görüntüler, özellikle kıyıya yakın noktalarda ve terk edilmiş gemilerin bulunduğu alanlarda yoğunlaşan kahverengi su kütlelerini gözler önüne serdi. Bu olağanüstü durum, bir insansız hava aracı (drone) kullanılarak havadan da kaydedildi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül, bu tür renk değişimlerinin İzmit Körfezi'nde belirli dönemlerde rastlanan ve artık şaşırtıcı olmayan bir olgu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Ergül, bu olayın bilimsel adının 'red-tide' olarak bilinen aşırı alg çoğalması olduğunu vurgulayarak, bu durumun panik yaratacak boyutlarda olmadığını ifade etti. Marmara Denizi'nin doğu kesiminde yer alan körfezdeki bu türden ekolojik değişimlerin, bölgenin kendine özgü yapısından kaynaklandığını ekledi.

Prof. Dr. Ergül, denizin rengindeki bu değişimin ardındaki bilimsel mekanizmayı detaylı bir şekilde açıkladı. Temel nedenin, karadan denizlere karışan evsel atıklar yoluyla suya geçen azot ve fosfor gibi besin maddeleri olduğunu belirtti. Bu besin maddelerinin, özellikle hava sıcaklıklarının yükseldiği ve deniz akıntılarının zayıfladığı dönemlerde, mikroskobik deniz canlılarının (örneğin Prorocentrum micans gibi alg türleri) hızla çoğalmasına zemin hazırladığını söyledi. Bu aşırı çoğalma süreci, bilim dünyasında 'kızıl gelgit' olarak da adlandırılan 'red-tide' fenomeni olarak tanımlanıyor. Ergül, bu durumun, geçtiğimiz yıllarda gündeme gelen müsilaj oluşumlarına da zemin hazırlayabilen bir etken olduğunu ancak mevcut tablonun henüz endişe verici bir seviyede olmadığını sözlerine ekledi.

Uzman isim, müsilajı oluşturan organizmaların aslında sürekli olarak deniz suyu içinde var olduğunu ancak uygun çevresel koşullar oluştuğunda sayılarının artarak gözle görülür hale geldiğini açıkladı. Mevcut durumda gözlemlenen alg türünün, doğrudan insan sağlığına veya deniz ekosistemine zarar verecek düzeyde toksik bir madde salgılamadığını vurguladı. Prof. Dr. Ergül, havaların biraz daha ısınmasıyla birlikte bu mikroorganizmaların dibe çökeceğini ve dolayısıyla denizin renginin normale döneceğini öngördüğünü belirtti. Kalıcı ve uzun vadeli bir çözüm için ise temel sorunun kaynağında ele alınması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda, bölgeye ulaşan evsel atık miktarının azaltılması ve yerleşim planlamasının nüfus yoğunluğu göz önünde bulundurularak daha bilinçli bir şekilde yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Paylaş

İlgili Haberler