Kadıköy'de Binlerce Kişi NATO Zirvesi'ne Karşı Alanlardaydı
İstanbul'un Kadıköy ilçesi, NATO'nun yaklaşan zirvesine karşı önemli bir protestoya ev sahipliği yaptı. NATO'ya Hayır Koordinasyonu'nun çağrısıyla bir araya gelen binlerce kişi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenmesi planlanan zirveyi protesto etmek amacıyla sokaklara döküldü. Bu gösteriye, çeşitli siyasi partilerin yanı sıra emek, meslek, kadın ve öğrenci örgütlerinden temsilciler ile çok sayıda vatandaş katılım gösterdi.
Boğa Heykeli önünde toplanan kalabalık, buradan Kadıköy Rıhtımı'na doğru sloganlar eşliğinde bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş boyunca, "Savaşa değil, emekçiye bütçe", "Savaşa hayır, barış hemen şimdi", "Katil NATO Türkiye'den defol", "NATO defol, bu memleket bizim" ve "NATO'dan çıkılsın, üsler kapatılsın" gibi güçlü mesajlar taşıyan pankartlar açıldı ve coşkulu sloganlar atıldı. Rıhtımdaki meydanda son bulan yürüyüşün ardından, katılımcılar adına bir basın açıklaması yapıldı.
Tiyatro sanatçısı Serkan Genç tarafından okunan basın açıklamasında, NATO Zirvesi öncesinde Ankara ve İstanbul'da gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara sert tepki gösterildi. Açıklamada, NATO'nun yeni bir isimle ortaya çıkarılmaya çalışılan yapısının, bölgenin emperyalist paylaşımını yeniden düzenlemeye yönelik kanlı bir hesaplaşma olduğu vurgulandı. İktidarın, sermayenin ve devletin bu sürece büyük bir istek ve çabayla yaklaştığı, bu oluşumda adeta bir 'kurşun asker' rolü üstlenmek istediği iddia edildi. Açıklama, emperyalizmin bir 'kurşun askeri' olma gayretinde olan ve ülkeyi devrimciler, ilericiler ve emekçiler için bir açık hava hapishanesine dönüştüren iktidara, emperyalizme ve iş birlikçilerine karşı net bir duruş sergilendiği belirtildi. Bu güçlere "İstenmiyorsunuz" mesajı verilirken, ülkenin ilerici, devrimci, yurtsever, sosyalist ve emekçi birikiminin onlara pabuç pahalı olduğunu göstereceği ifade edildi. Haksız yere gözaltına alınan yüzlerce kişiye rağmen bu duruşun devam edeceği vurgulandı.
NATO'ya Hayır Koordinasyonu'nun metninde, yaklaşan zirvenin adı konulmamış kanlı paylaşım savaşlarını başlatma amacı taşıdığına dikkat çekildi. "NATO 3.0" olarak sunulan zirvenin, yeni güvenlik mimarisi söylemiyle yeni savaş cepheleri açmaya hazırlandığı belirtildi. ABD'nin hem müttefiklerini hizaya çekmeye çalıştığı hem de kanlı bir paylaşım savaşı başlatma niyetinde olduğu öne sürüldü. NATO'nun geçmişteki müdahaleleri hatırlatılarak (Vietnam, Kore, Küba, Latin Amerika, Yugoslavya'nın parçalanması, Gazze, İran, Irak, Suriye, Afganistan), örgütün emekçiler için yıkım, savaş ve ölüm anlamına geldiği ifade edildi. NATO'nun bağımsızlık isteyenlerin, aydınlık gelecek hayal edenlerin ve emekçilerin iktidarını savunanların baş düşmanı olduğu kaydedildi. Metin, yeniden düzenlenmek istenen bölgedeki emperyalist paylaşımın ve kanlı hesaplaşmanın bir parçası olarak görülen bu zirveye karşı duruşun altını çizdi. İktidarın, sermayenin ve devletin bu süreçteki rolü eleştirilirken, emperyalizmin 'kurşun askeri' rolünü üstlenmeye çalışanlara karşı net bir tavır alındığı yinelendi. Ülkenin kaynaklarının silahlanmaya aktarılmasına karşı çıkan, NATO'ya, ABD'ye, İsrail'e, silah şirketlerine ve bu politikaları destekleyen iktidara karşı duruşun sürdürüleceği belirtildi. Bu topraklardaki ilerici, devrimci, yurtsever, sosyalist ve emekçi birikimin kendilerine gereken dersi vereceği ifade edildi. Son olarak, emekçiler, gençler, aydınlar, ilericiler, yurtseverler ve devrimciler olarak halka şu taleplerini hatırlatmak istedikleri belirtildi: Tüm NATO üslerinin kapatılması, NATO'dan derhal çıkılması, dünyanın en büyük savaş ve saldırganlık örgütü olan NATO'nun dağıtılması, silahlanma yarışının durdurulması, eğitimden sağlığa pek çok temel ihtiyaçtan kesilerek silahlanmaya aktarılan bütçelere son verilmesi ve NATO/emperyalizm karşıtlığının suç olmaktan çıkarılarak tutuklananların serbest bırakılması. Bu talepler doğrultusunda 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'ne karşı tüm emekçiler mücadeleye çağrıldı.