Kartalkaya Faciasında Kaybettiğimiz 78 Can İçin Adalet Yürüyüşü Başladı
Gündem

Kartalkaya Faciasında Kaybettiğimiz 78 Can İçin Adalet Yürüyüşü Başladı

7

Kartalkaya'da yaşanan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği elim facianın ardından adalet arayışı sürüyor. Bu acı olayın mağdurları için Bolu'dan Ankara'ya doğru başlatılan adalet yürüyüşü, üçüncü gününü geride bıraktı. Yürüyüşü başlatan ve aileler adına bu önemli mücadeleyi yürüten Oktay Akişli, şu ana kadar 90 kilometrelik mesafeyi kat ederek Ankara il sınırına ulaştı. Zorlu hava koşullarına rağmen günde ortalama 30 kilometre yol kat eden Akişli, gösterdiği azimle dikkat çekiyor.

Oktay Akişli, yürüyüş sırasındaki hislerini ve motivasyonunu şu sözlerle dile getirdi: "Kesinlikle yorulmadım. Aksine, her geçen gün daha da büyük bir güç topluyorum. Yarın bugünkünden daha dirençli olacağım. Yakınlarını kaybeden tüm ailelerin ve ülkenin dört bir yanından desteklerini esirgemeyen vatandaşlarımızın yanımda olması bana büyük bir moral veriyor. Bu destekten aldığım enerjiyle ilerliyorum. 18 Temmuz Cumartesi günü Ankara'ya vardığımda, bizleri bekleyen tüm ailelerle birlikte sesimizi daha yüksek ve daha kararlı bir şekilde duyuracağız."

Akişli, adalet arayışının sadece Kartalkaya faciasıyla sınırlı kalmadığını vurgulayarak, benzer trajediler yaşayan diğer ailelerle de dayanışma içinde olduklarını belirtti. İliç, Çorlu, Soma, Şişli Vadi, Gayrettepe gibi farklı bölgelerdeki acılı ailelerin kendilerini arayarak destek verdiğini ifade eden Akişli, bu yürüyüşün sadece kendi kaybettiği yakınları için değil, aynı zamanda adalete susamış tüm mağdurlar adına yapıldığını söyledi. Akişli, bu duygularını ifade ederken, "Şirazi'nin dediği gibi, dünyadaki tüm nehirler adalete susamış bir insanın susuzluğunu gidermeye yetmez" sözleriyle içinde bulundukları durumu özetledi.

Yürüyüşün bu önemli etabına, faciada evlatları Nehir (13) ve Doruk (15) ile eski eşi Yılmaz Sarıtaş'ı (51) kaybeden Duygu Can da katıldı. Can, yaşadığı derin üzüntüyü dile getirerek, "Keşke adaleti bu şekilde yollarda aramak zorunda kalmasaydık. İnsan kaynaklı bir trajediyle iki evladımı kaybetmiş bir anne olarak tek isteğim yasımı huzur içinde yaşayabilmekti. Ancak adalet tam olarak tecelli etmediği için Oktay'ın bu onurlu yürüyüşüne eşlik etmek istedim. Zaten hepimizin yolu ve amacı aynı." ifadelerini kullandı. Duygu Can daha önce de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki bir araştırma komisyonu toplantısında, oğlu Doruk'un yangın anında kendisine gönderdiği son sesli mesajı dinleterek tüm salondakileri duygulandırmış ve "Benim çocuğum öleceğini biliyordu. Ben anne olarak şunu demek zorunda kaldım: Keşke uyanmasaydı, keşke korkmasaydı. Ben bu komisyondan canım çocuğum Doruk'un cesaretini bekliyorum." diyerek adalet talebini dile getirmişti. Bu yürüyüşün temel amacı, Danıştay tarafından soruşturma izni verilen Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumlularının adil bir yargılama süreciyle hesap vermesini sağlamak.

Paylaş

İlgili Haberler