Kıbrıs Raporu Tartışması: SÖZCÜ Değil, Yunan Vekil Hedefte
Avrupa Parlamentosu'nda (AP) Kıbrıs Barış Harekatı sırasında görev yapan Türk askerini hedef alan ve "işgalci", "tacizci" gibi ağır ithamlarda bulunan bir raporun kabul edilmesi, Türkiye'de geniş yankı uyandırdı. Raporun 8 Temmuz'da 575 oyla onaylanmasının ardından, SÖZCÜ Gazetesi 11 Temmuz'da "Bu millet hakkını size helal etmiyor" manşetiyle duruma sert tepki gösterdi. Ancak SÖZCÜ'nün bu konudaki hassasiyeti, bazı çevrelerce yanlış anlaşılarak gazete aleyhine bir algı operasyonu başlatılmasına neden oldu. Gazetenin asıl vurgulamak istediği nokta, diplomatik kanalların ve Avrupa kurumlarında görevli Türk temsilcilerin bu türden mesnetsiz iddialar karşısındaki sessizliğiydi.
Tartışmaların odağındaki bir başka gelişme ise, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) bünyesinde yer alan bir siyasetçinin, SÖZCÜ'nün tepkisini eleştirerek, Avrupa Parlamentosu ve AKPM'nin görevlerini bilmemekle itham etmesi oldu. Bu durum, sosyal medyada ve kamuoyunda farklı yorumlara yol açtı. SÖZCÜ Gazetesi'nin haberinde, Avrupa Parlamentosu'nun karar alma mekanizmalarında Türkiye'nin doğrudan temsil edilmediği gerçeği vurgulanırken, AKPM üyelerinin daha çok "parlamenter diplomasi" ve ikna gücüne sahip olduğu belirtildi. Gazete, AP üzerinde hukuki bir yetkileri olmasa da, siyasi temaslar ve lobi faaliyetleri aracılığıyla, özellikle taslak aşamasındaki kararlara etki etme potansiyeli olduğunu bildiklerini ifade etti. Bu bağlamda, gazetenin hedef gösterilmesinin, asıl konudan uzaklaşmaya hizmet ettiği savunuldu.
Sosyal medyadaki algı operasyonlarının, Türk askerine yönelik çirkin iftiraları içeren raporun önüne geçerek kamuoyunu gerçeklerden uzaklaştırdığı öne sürüldü. Yunan parlamenter Eleonora Meleti ve onu destekleyenlerin Türkiye'yi karalama çabalarına, bu türden manipülasyonların dolaylı olarak destek verdiği iddia edildi. SÖZCÜ Gazetesi, ulusal çıkarlar ve milli onur söz konusu olduğunda duruşlarından taviz vermeyeceklerini belirterek, okuyucularından, haberi tam olarak anlamadan gazetenin tepkisini eleştirenlerden dolayı özür diledi. Gazete, şanlı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şeref ve haysiyetini savunma konusundaki kararlılığını bir kez daha vurguladı.
Raporun hazırlık süreci de dikkat çekici detaylar barındırıyor. Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi (FEMM) tarafından yapılan bir bildirimle, 26-28 Mayıs 2025 tarihleri arasında Kıbrıs'ta "çatışmayla bağlantılı cinsel şiddet hakkında bilgi edinmek" amacıyla bir heyetin bulunacağı duyurulmuştu. Ancak heyetin Kıbrıs Rum Kesimi'nde, Türkiye karşıtlığıyla bilinen bir vakıf başkanıyla bir araya gelerek bilgi alması ve ardından 8 Temmuz 2026'da hazırlanan raporda Türk askerinin Rum kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet uyguladığı iddialarının yer alması, sürecin şeffaflığı konusunda soru işaretleri doğurdu. Bu gelişmelerin diplomatik ve bürokratik kanatlar tarafından yeterince takip edilemediği eleştirisi yapıldı.