Köylüler Suya Sayaç Takılmasına Tepki Gösterdi: 'Deli Dumrul Uygulaması'
Bolu Valiliği'nin köylerdeki içme suyu kullanımına sayaç takarak ücretlendirme kararı, bölge halkının büyük tepkisine neden oldu. Muhalefet tarafından 'Deli Dumrul uygulaması' olarak nitelendirilen bu adım, vatandaşların temel ihtiyaçlarına erişimini zorlaştırdığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşan köylüler ile kırsala yerleşen emekliler, bu yeni düzenlemenin yaşamlarını olumsuz etkileyeceğini dile getiriyor.
Yıllar önce imece usulüyle, hiçbir devlet desteği almadan kilometrelerce uzaktaki dağlardan köylerine temiz su getiren vatandaşlar, şimdi kendi emekleriyle kurdukları sisteme ücret ödemek zorunda bırakılmalarına büyük tepki gösteriyor. Köylüler, bu uygulamanın, devletin vatandaşın cebinden yaptığı hizmetleri tekrar parayla satma çabası olduğunu savunuyor. Bu durum, köylerdeki sosyal ve ekonomik dengeyi bozma potansiyeli taşıyor.
Karara karşı çıkan köylüler, Bolu Valiliği ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) yaptıkları başvurulardan sonuç alamayınca haklarını mahkemede arama kararı aldı. Valilik, sayaç uygulamasının gerekçesi olarak işletme, bakım, onarım ve enerji giderlerinin karşılanmasındaki zorlukları gösterse de, Ulumescit Köyü sakinleri suyun herhangi bir pompa veya elektrik sistemi kullanılmadan tamamen doğal akışla kendiliğinden geldiğini vurguluyor. Köylüler, 'Devletin tek kuruşluk elektrik ya da işletme gideri söz konusu değil. Depoyu da biz yaptık, boruları döşedik, tüm kazı ve montaj işlemlerini kendi imkanlarımızla gerçekleştirdik. Şimdi devlet, bizim kendi getirdiğimiz su için bizden para talep ediyor' şeklinde tepkilerini dile getiriyor.
Sayaç uygulamasının en ağır darbesi ise hayvancılıkla geçimini sağlayan köylüler üzerinde hissediliyor. Evler için belirlenen aylık 10 liralık su birim fiyatı, hayvanı bulunan köylüler için 30 liraya yükseltildi. Bu durum karşısında, bazı köylülerin aylık su faturalarının 7 bin lirayı bulabileceği hesaplanıyor. Köylüler, bu maliyet artışıyla hayvancılık yapamaz hale geleceklerini ve geçim kaynaklarının tehdit altına gireceğini belirterek, bu kararın yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor. Yargı sürecinin yanı sıra, bu konunun bölgedeki yerel yönetim ve halk arasındaki gerilimi artırması bekleniyor.