Küresel Piyasalar Dalgalandı: Değerli Metaller ve Emtialarda Sert Hareketlilik
Ekonomi

Küresel Piyasalar Dalgalandı: Değerli Metaller ve Emtialarda Sert Hareketlilik

6

Geçtiğimiz işlem haftası, küresel finans piyasalarında oldukça hareketli bir dönem olarak kayıtlara geçti. Özellikle altın, gümüş ve platin gibi değerli metaller, beklenmedik dalgalanmalarla yatırımcılarını şaşırttı. Gümüşte %7'ye yaklaşan düşüşler yaşanırken, altındaki kayıp %2'yi aştı. Bu sert düşüşlerin ardında yatan nedenler ve piyasalardaki genel durum, yatırımcıların dikkatle takip ettiği bir konu haline geldi.

ABD'de açıklanan tüketici ve üretici fiyat endeksi verileri, küresel piyasalarda beklentilerin altında kalmasıyla dikkat çekti. Haziran ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aylık bazda %0,4'lük bir gerileme göstererek Nisan 2020'den bu yana kaydedilen en sert düşüş oldu. Yıllık bazda ise %3,5'lik bir artışla beklentilerin altında kaldı. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de benzer bir seyir izleyerek aylık bazda %0,3 azaldı ve yıllık bazda %5,5'lik artışla öngörülerin gerisinde kaldı. ÜFE'deki aylık düşüş, Ağustos 2025'ten bu yana ilk kez gerçekleşti. Bu veriler, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarına ilişkin beklentileri önemli ölçüde değiştirdi. Para piyasalarında Fed'in temmuz ayındaki faiz artırımına yönelik beklentiler azalırken, eylül ayı toplantısı olası faiz artışları için ana odak noktası haline geldi. Ancak, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyondaki yavaşlama eğilimini tersine çevirebileceği endişeleri, yatırımcıların verilere temkinli yaklaşmasına neden oldu. Fed Başkanı Kevin Warsh'un, yüksek enflasyona tolerans göstermeyecekleri ve fiyat istikrarını yeniden tesis etme konusundaki kararlılık vurgusu da piyasalarda etkili oldu.

Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyonun mayıs ayındaki %3,2'den haziran ayında %2,8'e gerilemesi, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) bir sonraki toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağına dair beklentileri güçlendirdi. Öte yandan, Çin ekonomisi, zayıf iç talep ve bölgesel risklerin etkisiyle ikinci çeyrekte yıllık bazda %4,3 büyüme kaydetti. Bu oran, ilk çeyrekteki %5'lik büyümenin ardından son 3,5 yılın en düşük büyüme seviyesi olarak kayıtlara geçti. Bu küresel ekonomik gelişmeler paralelinde, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizleri haftayı %4,55 seviyesinden yatay bir seyirle tamamlarken, dolar endeksi %0,2'lik bir düşüşle 100,8 seviyesine geriledi.

Değerli metaller cephesinde ise, ABD enflasyon verilerinin yarattığı olumlu havaya rağmen, petrol fiyatlarındaki yükselişin tetiklediği enflasyon ve faiz artışı endişeleri satış baskısını artırdı. Özellikle ABD ile İran arasındaki artan jeopolitik gerilimler, petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutarak Fed'in kısıtlayıcı para politikasını daha uzun süre sürdürmesi beklentisini güçlendirdi. Analistler, petrol kaynaklı artan küresel enflasyon endişelerinin faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu ve doların haftanın son bölümündeki toparlanmasının, faiz getirisi sağlamayan değerli metallere yönelik satışları hızlandırdığını belirtti. Bu durum, değerli metaller arasında en sert düşüşün gümüşte yaşanmasına neden oldu. Fiyatlar ons bazında incelendiğinde, gümüşte %6,6, altında %2,2, platinde %2,3 ve paladyumda %2,2'lik bir gerileme gözlemlendi.

Baz metaller piyasasında ise Çin ekonomisindeki yavaşlama, talep görünümünü olumsuz etkilerken, ürünlere özgü arz dinamikleri farklılaşan bir seyir izlenmesine yol açtı. Nikelde, Endonezya'nın maden kotası tahsis sürecindeki belirsizlikler ve ABD'deki zayıf üretici enflasyonunun Fed beklentilerini yumuşatması fiyatları destekledi. Alüminyumda, Hürmüz Boğazı'ndaki potansiyel taşımacılık sorunlarının Körfez Bölgesi'ndeki üretim ve sevkiyatları aksatabileceği beklentisi fiyatları yukarı çekti. Çinkoda ise Çin'in emlak ve inşaat sektörlerindeki zayıflığın galvanizli çelik talebini olumsuz etkileyebileceği endişesi öne çıktı. Bu gelişmeler sonucunda, tezgah üstü piyasada nikel %2,3 ve alüminyum %0,7 oranında artış gösterirken, çinko %2,4, kurşun %0,7 ve bakır %0,2 oranında değer kaybetti.

Petrol piyasasında, ABD ve İran arasındaki tansiyonun yükselmesi, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışındaki potansiyel azalma ve tankerlere yönelik güvenlik riskleri, Brent petrolünde 19 haftanın en hızlı haftalık yükselişine neden oldu. ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını artırması ve İran'ın buna karşılık vermesi, çatışmaların bölgeye yayılma endişesini derinleştirdi. Savaş öncesi küresel petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki akışın azalması ve deniz taşımacılığındaki güvenlik endişelerinin artması, petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini yükseltti. İran'ın Husileri Kızıldeniz'deki taşımacılığı engelleme talebi gibi haberler de arz endişelerini artırdı. Bu durum, alternatif güzergahlar üzerindeki baskıyı artırırken, ABD'deki ham petrol ve benzin stoklarındaki azalışlar ile rafineri kapasite kullanım oranındaki artış da yükselişi destekledi. Diğer yandan, doğal gaz piyasası ABD'deki güçlü arz görünümü nedeniyle petrolden negatif yönde ayrıştı. ABD'deki üretim artışı ve stoklara eklenen gaz miktarı, Orta Doğu kaynaklı enerji risklerinin doğal gaz fiyatlarına etkisini sınırladı. Haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı %14,2 artarken, doğal gazın fiyatı %1 geriledi.

Tarım emtiaları piyasasında ise karışık bir seyir hakimdi. Tahıllarda Karadeniz'deki sevkiyat riskleri, ABD'deki hava koşulları ve üretim tahminleri fiyatları etkiledi. Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilimlerin Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki tahıl ihracatını aksatabileceği endişesi fiyatları yukarı çekti. Ukrayna'nın Karadeniz limanları üzerinden tahıl ihraç etme kapasitesinin azalması ve Azak Denizi'ndeki taşımacılığın sınırlandırılması da bu durumu destekledi. Mısır ve soya fasulyesinde ise ABD'nin kuzeyindeki üretim bölgeleri için açıklanan aşırı sıcaklık tahminleri öne çıktı. ABD Tarım Bakanlığı'nın raporunda mısırın %68'i, soya fasulyesinin %65'inin iyi veya mükemmel durumda olduğu belirtildi. ABD'nin Çin'e yaptığı soya fasulyesi satışları da alımları destekledi. Bu gelişmeler sonucunda Chicago Ticaret Borsası'nda buğday %7, mısır %1,6, pirinç %1,3 ve soya fasulyesi %1 oranında artış gösterdi. Kahvede, Brezilya'nın yeşil kahve ihracatındaki artış fiyatları baskılarken, kakaoda Avrupa'daki öğütme miktarındaki düşüş ve Nijerya'nın ihracatındaki artış etkili oldu. Libre bazında pamuk %3,6, kahve %3,9 ve şeker %0,4 gerilerken, kakaonun ton başına fiyatı %7,5 düştü.

Paylaş

İlgili Haberler