Küresel Piyasalar Fed Kararı ve Jeopolitik Gelişmelerle Yön Arıyor
Ekonomi

Küresel Piyasalar Fed Kararı ve Jeopolitik Gelişmelerle Yön Arıyor

2

Uluslararası finans piyasaları, ABD ile İran arasında hafta içinde imzalanması beklenen olası bir anlaşmanın yarattığı olumlu havaya rağmen, detaylardaki belirsizlikler ve teknoloji sektöründeki satış baskısı nedeniyle dalgalı bir seyir izliyor. Bu karmaşık görünüm içinde yatırımcıların gözü kulağı, bugün açıklanacak olan ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararı ve yeni başkan Kevin Warsh'ın yapacağı ilk açıklamalarda. İki süper gücün arasındaki diplomatik yakınlaşma, küresel risk iştahını bir miktar artırsa da, anlaşmanın içeriğine dair net bilgilerin henüz kamuoyu ile paylaşılmamış olması, piyasalardaki temkinli duruşu pekiştiriyor. Teknoloji hisselerindeki görülen kar satışları da bu genel tedirginliği besleyen faktörler arasında yer alıyor.

ABD ve İran arasındaki gerilimin azaltılmasına yönelik beklentiler, özellikle stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın normalleşmesi ihtimaliyle birlikte piyasalar için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Anlaşmanın 19 Haziran'da İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında imzalanması öngörülüyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi'nin, iki ülke arasında 14 Haziran'da sağlanan mutabakatın imzalanmasından önce ABD'nin İran'a ait gemilere uyguladığı deniz ablukasını kısmen kaldırdıklarına dair açıklamaları da bu beklentileri destekliyor. Ancak, bu olumlu gelişmelerin kalıcılığı ve anlaşmanın pratik sonuçları hakkında henüz tam bir netlik bulunmaması, yatırımcıların piyasaların geleceğine dair kararsız kalmasına neden oluyor. Boğazın yeniden tam olarak işler hale gelmesinin zaman alabileceği ve petrol sevkiyatlarının eski seviyelerine dönmesinin aylar sürebileceği yönündeki endişeler, piyasa fiyatlamalarında önemli bir yer tutuyor. Buna karşın, anlaşmanın İran'ın petrol ve yakıt satışlarına derhal başlamasına imkan tanıyabileceği yönündeki haber akışı, piyasalarda olumlu algılanan gelişmeler arasında bulunuyor.

Küresel piyasaların bir diğer kritik gündem maddesi ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bugünkü faiz kararı. Yeni başkan Kevin Warsh'ın yönetiminde gerçekleşecek ilk Para Politikası Komitesi (FOMC) toplantısından çıkacak kararlar, küresel finansal piyasaların yönünü belirlemede kilit rol oynayacak. Bankanın faiz oranlarını sabit tutması beklenirken, yatırımcıların asıl odağı, Warsh'ın toplantı sonrası yapacağı konuşmada kullanacağı dil ve bu konuşmada vereceği ileriye dönük para politikası sinyalleri olacak. Analistler, para politikası metninde ve Warsh'ın basın toplantısında yapılacak açıklamalarla gelecek dönem politikalarına dair ipuçlarının aranacağını ve bu sinyaller doğrultusunda piyasalarda önemli bir volatilite artışı yaşanabileceğini öngörüyor. Ayrıca, bankanın ekonomik büyüme ve enflasyon tahminlerinde yapabileceği revizyonlar da yakından takip edilecek. Büyüme tahminlerinde aşağı yönlü, enflasyon tahminlerinde ise yukarı yönlü bir revizyon beklentisi, piyasalardaki risk iştahını törpüleyen bir etken olarak öne çıkıyor. Noktasal grafik üzerinde Warsh'ın kendi tahminlerini ekleme ihtimalinin düşük olması, onun önceki başkanlardan farklı bir yaklaşım benimseyebileceğine dair yorumlara yol açıyor.

Jeopolitik gelişmelerin, Fed'in karar alma mekanizmasını zorlaştıran temel unsurlardan biri olduğu belirtiliyor. Orta Doğu'da kalıcı bir barış anlaşmasına dair umutların artmasıyla birlikte, Brent petrolünün varil fiyatı Mart başından bu yana en düşük seviyesine gerileyerek 78,2 dolara kadar düştü. Ancak, petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere hemen döneceği beklentisi gerçekçi bulunmuyor. Bunun ana nedenleri arasında, barış sağlansa dahi tedarik zincirlerinin kısa sürede normale dönemeyeceği ve İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için ek ücret talep edebileceği ihtimali gösteriliyor. Böyle bir durumda petrol trafiğinin, mayınlandığı bildirilen Umman kıyılarına yönlenebileceği ve buradaki güvenli geçişin haftalar hatta aylar sürebileceği öngörülüyor. Bu karmaşık jeopolitik ve ekonomik tablo altında, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,44 seviyesinde yatay seyrederken, dolar endeksi 99,5 seviyesinde işlem görüyor. ABD-İran anlaşmasının ayrıntılarının belirsizliğini koruması, altının onsunun 4 bin 325 dolardan işlem görmesine neden oluyor. Dünya Altın Konseyi'nin raporları, merkez bankalarının rezervlerinde altının payının artmaya devam edeceğini ve doların küresel rezervlerdeki hakimiyetinin önümüzdeki beş yıl içinde zayıflayabileceğini gösteriyor.

New York borsasında teknoloji hisselerindeki satış baskısının etkisiyle dün endeksler karışık bir kapanış yaptı. Teknoloji şirketlerinin aşırı değerlendiğine dair endişeler, piyasalardaki fiyatlamaları olumsuz etkiledi. Bununla birlikte, tarihi halka arzıyla dikkat çeken SpaceX hisselerindeki yükseliş üçüncü işlem gününde de devam etti. Gün içinde yüzde 17'ye kadar yükselen şirket hisseleri, günü yüzde 4,83'lük bir artışla tamamladı. Bu yükselişle birlikte SpaceX, piyasa değeri açısından gün içinde Amazon'u geride bırakırken, kısa süreliğine Microsoft'u da geride bırakmayı başardı. Gün sonunda 2,6 trilyon dolarlık piyasa değeriyle dünyanın en değerli şirketleri sıralamasında altıncı sırada yer alan SpaceX, aynı zamanda yapay zeka destekli kod editörü Cursor'un geliştiricisi Anysphere'i 60 milyar dolarlık bir değerleme üzerinden satın almak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. Bu gelişmeler ışığında Dow Jones endeksi yüzde 0,64, S&P 500 endeksi yüzde 0,57 değer kazanırken, Nasdaq endeksi yüzde 1,15 oranında geriledi. Dow Jones endeksi ise 52.190,29 puanla rekor seviyesini tazeledi. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başlamıştı.

Avrupa borsaları, Hürmüz Boğazı'nın hafta içinde açılabileceğine dair beklentilerle dün pozitif bir seyir izledi. Özellikle petrol fiyatlarındaki düşüş, Avrupa piyasalarındaki risk iştahını destekledi. Ancak, Avrupalı yetkililer ve şirketler, Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesi durumuna ne kadar hızlı dönebileceği konusunda çekincelerini dile getiriyor. Taraflar arasında bir anlaşma sağlanmış olsa da, Avrupa'da enflasyonist baskıların devam edebileceğine dair endişeler sürüyor. Bu nedenle Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) yıl içinde ikinci bir faiz artırımına gidebileceğine dair beklentiler bulunuyor. Diğer yandan, Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği (AB) ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasının uygulanmasına yönelik yasal düzenlemeleri onayladı. Almanya'da kurumsal yatırımcıların ve analistlerin ekonomiye duyduğu güven, Orta Doğu'dan gelen barış sinyalleriyle birlikte haziran ayında beklentilerin üzerinde bir iyileşme gösterdi. Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW) tarafından açıklanan ve kurumsal yatırımcılar ile analistlerin gelecek altı aya ilişkin beklentilerini ölçen ZEW Ekonomik Güven Endeksi, mayısta eksi 10,2 iken haziranda 20,7 puanlık bir artışla 10,5 değerine ulaştı. Piyasa beklentisi ise endeksin bu dönemde eksi 6 seviyesine yükseleceği yönündeydi. Bu gelişmelerle birlikte İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,61, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,07, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,75 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,15 oranında değer kazandı. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık bir seyirle başlamıştı.

Yeni işlem gününde New York borsasındaki karışık seyir, Asya piyasalarına da yansıdı. Makroekonomik veri cephesinde Japonya'dan gelen veriler dikkat çekti. Japonya'nın mayıs ayı ihracatı, çip talebindeki artışla birlikte yıllık bazda yüzde 17'lik bir yükseliş göstererek Kasım 2022'den bu yana en hızlı artışını kaydetti ve tahminleri aştı. Ülkenin ithalatı ise mayıs ayında yıllık bazda yüzde 12,5 ile Ocak 2025'ten bu yana en hızlı yükselişini kaydetti ve beklentilerin üzerine çıktı. Öte yandan, Çin Merkez Bankası (PBoC), kısa vadeli faiz oranlarının ayarlanmasına yönelik mekanizmayı geliştireceğini ve uygun zamanda gecelik ters repo işlemlerinin kapsamını genişletebileceğini belirtti. Bu kararın, Çin Merkez Bankası'nı küresel emsalleriyle daha uyumlu hale getireceği öngörülüyor. Bu gelişmeler sonucunda, kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,5, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,7 oranında yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2, Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,4 oranında geriledi.

Borsa İstanbul dün işlem gününü yükselişle tamamladı. Gün boyunca alış ağırlıklı bir seyir izleyen BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,32'lik bir artışla 14.493,09 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) işlem gören BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışının hemen altında, 16.850,00 puandan günü tamamladı. Dolar/TL kuru dün günü 46,2950 seviyesinden tamamlarken, bugünkü bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanış seviyesinin hemen üzerinde, 46,3170'ten işlem gördü. Analistler, bugünkü yurt içi veri gündeminin sakin olacağını belirtirken, yurt dışında ise ABD Merkez Bankası'nın faiz kararının yanı sıra İngiltere ve Euro Bölgesi'nden gelecek enflasyon verileri ve ABD'den açıklanacak perakende satışlar gibi yoğun bir veri gündeminin takip edileceğini vurguladılar. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puan seviyelerinin direnç, 14.400 ve 14.300 puan seviyelerinin ise destek konumunda olduğu kaydedildi. Piyasalarda bugün takip edilecek önemli veriler arasında şu başlıklar yer alıyor: 12.00 Euro Bölgesi mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), 14.00 ABD haftalık mortgage başvuruları, 15.30 ABD mayıs ayı perakende satışlar, 17.00 ABD mayıs ayı bekleyen konut satışları, 21.00 ABD Fed faiz kararı ve 21.30 ABD Fed Başkanı Warsh'ın basın toplantısı.

Paylaş

İlgili Haberler