Küresel Piyasalar Jeopolitik Gerilim ve Teknoloji Kayıplarıyla Sallanıyor
Ekonomi

Küresel Piyasalar Jeopolitik Gerilim ve Teknoloji Kayıplarıyla Sallanıyor

1

Küresel finans piyasaları, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler ve teknoloji sektöründeki hisse senetlerinde yaşanan değer kayıpları nedeniyle oldukça dalgalı bir seyir izliyor. Özellikle yapay zeka teknolojilerine yönelik duyulan endişelerin yeniden gündeme gelmesi ve Orta Doğu ile Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmaların yarattığı belirsizlikler, yatırımcıların risk alma eğilimini önemli ölçüde düşürüyor.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, Suudi Arabistan'a yönelik gerçekleştirilen saldırılarla ilgili yaptığı açıklamalarda, saldırıları gerçekleştiren Husileri kınayarak, bu eylemlerin son derece yanlış olduğunu ve durumun vahametini vurguladı. Ayrıca, Rusya ve Ukrayna arasında varılan enerji alanındaki geçici ateşkes anlaşmasının her iki tarafça da ihlal edildiğini ancak anlaşmanın yürürlükte olduğunu belirtti. Bu açıklamalar, uluslararası ilişkilerdeki gerginliğin piyasalara yansımasını artırdı.

Diğer yandan, Çinli çip üreticisi CXMT'nin çip geliştirme alanında kaydettiği ilerlemeye ilişkin gelen haberler, dünya genelindeki teknoloji şirketleri üzerinde satış baskısının artmasına neden oldu. Bu durum, özellikle yarı iletken sektöründeki oyuncuların hisse senedi değerlerinde düşüşlere yol açtı. Küresel tedarik zincirleri ve teknolojik rekabet arasındaki karmaşık ilişki, piyasalardaki bu tür hareketliliğin temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bu gelişmelerin yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin para politikasına ilişkin açıklamaları da piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, enflasyonun yüzde 2 hedef seviyesine indirilmesi amacıyla sıkı para politikası duruşunun sürdürülmesinin yerinde olacağını ifade etti. Bu açıklamalar, faiz oranlarının geleceğine dair belirsizlikleri artırırken, yatırımcıların stratejilerini yeniden gözden geçirmelerine neden oluyor.

Söz konusu gelişmeler ışığında, ABD'nin 10 yıllık devlet tahvillerinin faiz oranı 4 baz puanlık bir düşüşle yüzde 5,20 seviyesinde işlem görüyor. Her ne kadar tahvil faizlerinde son dönemde bir miktar gerileme yaşansa da, genel olarak faiz seviyeleri yüksek seyrini koruyor. Bu durum, borçlanma maliyetlerinin yüksekliğine işaret ederken, ekonomik aktivite üzerindeki potansiyel etkileri de gündeme getiriyor.

Yatırımcılar, ABD tahvil faizlerindeki son yükselişin bankacılık sektörünün kredi büyümesi, finansman maliyetleri ve genel olarak şirket birleşme ve devralma faaliyetleri üzerindeki etkilerini daha net görebilmek amacıyla, bu hafta açıklanacak olan banka bilançolarına büyük bir dikkatle odaklanmış durumda. Finansal kurumların bilançoları, ekonomik sağlığın önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Dolar endeksi, dün Nisan 2025'ten bu yana en yüksek seviyesi olan 102,6'yı görmesinin ardından, bugün 102,4 seviyesinde dengelendi. Bu durum, doların diğer para birimleri karşısındaki gücünde hafif bir geri çekilmeye işaret ediyor. Ancak genel olarak doların güçlü kalma eğilimini sürdürmesi bekleniyor.

Aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 0,9'luk bir düşüşle 105,7 dolar seviyesinde seyrediyor. Petrol fiyatlarında bir miktar gevşeme görülse de, Orta Doğu'daki artan gerilimler nedeniyle fiyatların yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi öngörülüyor. Enerji piyasalarındaki bu durum, küresel enflasyonist baskıları da etkileyebilir.

Dolar endeksindeki ve petroldeki hafif geri çekilmeyle birlikte, bugün yükseliş eğiliminde hareket eden altının onsu, yüzde 0,6'lık bir artışla 4.198 dolardan işlem görüyor. Altın, küresel belirsizliklerin arttığı dönemlerde güvenli liman olarak görülmeye devam ediyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yapılan küresel ekonomik büyüme tahminleri de piyasaların gündeminde. IMF, bu yıl için küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 3'ten yüzde 3,1'e yükseltti. Raporda ayrıca, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7, gelecek yıl ise yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği belirtildi. Bu tahminler, küresel ekonominin genel görünümüne dair ipuçları sunuyor.

New York borsası, bu gelişmelerin etkisiyle dün karışık bir seyir izledi. Micron Technology hisseleri yüzde 4, Nvidia hisseleri yüzde 1,3, Broadcom hisseleri yüzde 1,9 ve AMD hisseleri yüzde 2,3 oranında değer kaybetti. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karmaşık bir başlangıç yaptı.

Avrupa borsalarında ise, güçlü şirket karı beklentileri piyasaları destekleyebileceği düşüncesiyle dün pozitif bir seyir gözlemlendi. Almanya merkezli Nordex Group'un hisseleri, şirketin siparişlerinin beklentilerin üzerine çıkmasıyla yüzde 3,9 oranında arttı. Almanya'da savunma sanayisi hisselerindeki yükseliş dikkat çekerken, Rheinmetall hisseleri yüzde 2,5 değer kazanarak DAX endeksinde günün en çok prim yapan hissesi oldu. Alman otomotiv devi Volkswagen, küresel araç teslimatlarının üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 14,3 azalarak 1,89 milyon adede gerilediğini duyurdu. Buna rağmen, Avrupa Birliği ve Çin'in hibrit araç ithalatına yıllık 350 bin adetlik kota sınırı getirmesiyle ticaret savaşı riskinin azalması, şirketin hisselerinde yüzde 0,6'lık bir değer artışına yol açtı. Bu gelişmeler sonucunda Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,76, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,99, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,38 ve İtalya'da FTSE MIB endeksi yüzde 0,58 oranında yükseldi. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık bir başlangıç yaptı.

Asya borsaları ise, New York borsasındaki teknoloji hisselerindeki düşüşlerin etkisiyle negatif bir seyir izledi. Güney Koreli teknoloji devleri SK Hynix'in hisseleri yüzde 10,6, Samsung Electronics'in hisseleri yüzde 8,4 ve LG Innotek'in hisseleri yüzde 8,6 oranında değer kaybetti. Makroekonomik veri tarafında Japonya'da üretici enflasyonunda bir yavaşlama gözlemlendi. Ülkede Eylül ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık yüzde 0,3 azalırken, yıllık bazda yüzde 6,8 arttı. Japonya'da ÜFE, Ağustos ayında aylık yüzde 0,2 azalmış ve yıllık yüzde 7,6 artmıştı. ÜFE'deki bu yavaşlama, Japon Yeni'nin Eylül ayında dolar karşısında güçlenmesinden kaynaklandı. Bu gelişmelerle birlikte, kapanışa doğru Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 6,6, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,1, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,4 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 oranında değer kaybetti.

Yurt içinde ise, dün satış ağırlıklı bir seyrin hakim olduğu Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,94'lük bir kayıpla 12.150,67 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat, dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yatay bir seyir izledi. Dolar/TL kuru, dün günü bir önceki kapanışın hemen üzerinde 49,2918 seviyesinden tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında bir önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 49,3600 seviyesinden işlem görüyor.

Türkiye'de ekonomi gündeminde önemli gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon soruşturmalarına yönelik kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden geçmesiyle birlikte, Ekim ayı içerisinde 1 milyon liraya kadar olan anapara ödemelerinin başlayacağını duyurdu. Erdoğan, ek düzenlemelerle birlikte sermaye piyasalarının bu tür olumsuz etkilere karşı daha dirençli hale getirileceğini ve işleyişinin çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulacağını vurguladı. Bu adımlar, finansal piyasalarda güveni artırmaya yönelik önemli çabalar olarak değerlendiriliyor.

Ekonomistler, bugün yurt içinden gelecek ödemeler dengesi istatistiklerini, yurt dışından ise Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanacak olan ADP haftalık özel sektör istihdam verisi ve ikinci el konut satışları rakamlarını yakından takip edeceklerini belirttiler. Teknik açıdan bakıldığında, BIST 100 endeksinde 12.100 ve 12.000 puan seviyelerinin destek, 12.300 ve 12.400 puan seviyelerinin ise direnç konumunda olduğu ifade edildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yapılan AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının Ağustos ayında 3 milyar 502,9 milyon dolar fazla vereceği yönünde bir tahminde bulundular. Ekonomistler, cari işlemler hesabının bu yıl genelinde ise 48 milyar dolar seviyesinde bir açık vermesini bekliyorlar. Bu rakamlar, Türkiye'nin dış ticaret ve ödemeler dengesi performansına dair önemli göstergeler sunuyor.

Piyasalar bugün ayrıca aşağıdaki önemli ekonomik verileri takip edecek: Türkiye saati ile 10.00'da TCMB tarafından açıklanacak olan Ağustos ayı ödemeler dengesi istatistikleri; saat 15.15'te ABD'den ADP haftalık istihdam değişimi verisi ve saat 17.00'de ABD'den Eylül ayı ikinci el konut satışları rakamları açıklanacak.

Paylaş

İlgili Haberler