Küresel Piyasalar Kritik Haftaya Hazırlanıyor: Fed Kararı ve Teknoloji Devlerinin Bilançoları Mercek Altında
Ekonomi

Küresel Piyasalar Kritik Haftaya Hazırlanıyor: Fed Kararı ve Teknoloji Devlerinin Bilançoları Mercek Altında

1

Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin tırmanması, enerji maliyetlerindeki yükseliş ve küresel ticaret endişeleriyle birlikte dalgalı bir seyir izleyen dünya piyasaları, önümüzdeki hafta kritik gelişmelere sahne olacak. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere önde gelen merkez bankalarının para politikası kararları ve ABD'li teknoloji devlerinin açıklayacağı finansal sonuçlar, yatırımcıların ve piyasa analistlerinin ana gündem maddesini oluşturuyor. Geçtiğimiz hafta boyunca jeopolitik risklerin tetiklediği belirsizlikler, tarife endişeleri ve yapay zeka sektöründeki ivmenin sürdürülebilirliği gibi faktörler küresel pay piyasalarında karışık bir görünüme neden olmuştu. Bu atmosferde, önümüzdeki günlerde merkez bankalarının atacağı adımlar ve açıklanacak makroekonomik veriler, piyasaların yönünü belirlemede kilit rol oynayacak.

Orta Doğu'da yeniden alevlenen jeopolitik tansiyon, enerji arz güvenliği ve bunun petrol fiyatları üzerindeki etkisi konusundaki endişeleri artırdı. Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji nakil hatlarının ötesine yayılma potansiyeli taşıyan ABD-İran gerilimi, petrol fiyatlarını yukarı yönlü itmeye devam etti. Brent petrolünün varil fiyatı, 21 Mayıs'tan bu yana ilk kez 100 dolar seviyesini görerek dikkatleri bu kritik emtia üzerine çekti. Analistler, olası bir askeri operasyonun genişlemesi ve çatışmaların kara harekatına dönüşmesi durumunda, enerji tedarik zincirlerinin yanı sıra küresel ticaret akışlarında ciddi aksamalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun, özellikle gıda tedarik zincirleri üzerinde ek baskı oluşturabileceği ve küresel enflasyonist baskıları daha da güçlendirebileceği belirtiliyor. Bu beklentiler, merkez bankalarına yönelik daha sıkı para politikası beklentilerini artırıyor.

Federal Rezerv'in (Fed) faiz politikası, önümüzdeki haftanın en çok izlenecek konularından biri olacak. Piyasa beklentileri, yıl sonuna kadar iki faiz artışı ihtimali etrafında şekilleniyor. Mevcut fiyatlamalarda, Fed'in bu ayki toplantısında politika faizini sabit tutma olasılığının yüksek olduğu ancak Eylül veya Ekim aylarındaki toplantılardan birinde faiz artırımına gidileceği ve ardından Aralık ayında da ek bir faiz artışı yapılabileceği öngörülüyor. Fed Başkanı'nın yapacağı konuşmalar ve ileriye dönük para politikası mesajları, piyasaların yönünü tayin etmede önemli bir referans noktası olacak. Bu kritik faiz kararı dışında, ABD'den gelecek büyüme verileri, kişisel tüketim harcamaları ve özellikle büyük teknoloji şirketlerinin açıklayacağı bilançolar da yakından takip edilecek. Bu şirketlerin finansal sağlık durumları ve gelecek çeyrek beklentileri, teknoloji sektörünün genel performansı ve küresel ekonomik aktivite hakkında önemli ipuçları verecek.

ABD yönetiminin ticari politikalara yönelik aldığı son kararlar da küresel piyasalarda belirsizliği artırıyor. Zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlerin ithalatını engelleme ve bu konuda yetersiz kaldığı gerekçesiyle bazı ülkelere ek gümrük vergileri uygulama kararı, uluslararası ticarette gerilimi yükseltme potansiyeli taşıyor. Avrupa Birliği'nin Amerikan teknoloji şirketlerine uyguladığı cezalara karşılık olarak başlatılması beklenen soruşturmalar ve olası tarifeler de bu endişeleri pekiştiriyor. Bu gelişmelerin yanı sıra, şirketlerin bilançoları da piyasaların odağında yer alıyor. Alphabet, Tesla, IBM ve Intel gibi büyük şirketlerin açıkladığı finansal sonuçlar, beklentileri karşılasa da, gelecekteki sermaye harcamalarının karlılığa etkisine dair soru işaretleri devam ediyor. Önümüzdeki hafta Microsoft, Meta, Amazon ve Apple gibi dev teknoloji şirketlerinin finansal raporları yatırımcılar tarafından büyük bir dikkatle incelenecek. Bu raporlar, teknoloji sektörünün genel sağlığı ve geleceğine dair önemli göstergeler sunacak.

Tahvil piyasalarında satış baskısı devam ederken, ABD'nin iki yıllık tahvil faizi 12 Şubat 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. On yıllık tahvil getirisi de yaklaşık 17 ayın zirvesine ulaştı. Dolar endeksi yükselişini sürdürürken, küresel ticaret gerilimlerine ilişkin endişeler altının ons fiyatını destekledi. Ancak güçlü dolar ve yükselen tahvil faizleri altının ons fiyatı üzerinde baskı oluşturmaya devam etti. Brent petrol fiyatlarındaki artış ise enflasyonist baskılara dair endişeleri körükledi. ABD pay piyasaları ise geçen hafta genel olarak negatif bir seyir izledi. S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endekslerinde düşüşler gözlemlendi. Kurumsal tarafta açıklanan bilançolarda karışık sonuçlar görülürken, bazı şirketlerin gelir ve kar artışlarına rağmen gelecek beklentilerine dair belirsizlikler dikkat çekti.

Avrupa borsaları, İngiltere Merkez Bankasının (BoE) faiz kararı öncesinde temkinli bir seyir izliyor. Geçen hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB), faiz oranlarını sabit tutarken, Orta Doğu'daki gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerine dair yapılan açıklamalar endişeleri artırdı. ECB Başkanı'nın, enerji şokunun ikinci tur etkilerine yönelik uyarıları, enflasyonist baskıların devam edebileceği beklentilerini güçlendirdi. Bölgede açıklanan enflasyon verileri, beklentilerin altında kalsa da, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonist riskleri canlı tuttuğu görülüyor. İngiltere'de enflasyonun son dönemdeki en düşük seviyesine inmesi, BoE'nin olası faiz kararına ilişkin beklentileri şekillendiriyor. Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya yönelik finansal destek programına İngiltere'nin katılımı gibi gelişmeler de bölgedeki ekonomik dinamikleri etkiliyor. Geçen hafta Avrupa'da borsalar genel olarak yükselişle kapanırken, İngiltere, Fransa ve Almanya endeksleri artış kaydetti.

Asya piyasalarında, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve yapay zeka yatırımlarına dair beklentiler risk iştahını desteklemeye devam etti. Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz kararı, önümüzdeki haftanın Asya piyasaları için en önemli gündem maddesi olacak. Japonya'da enflasyonun hızlanma işaretleri göstermesi ve dış ticaret açığının sürmesi, BoJ'un para politikası kararlarını etkileyebilecek faktörler arasında yer alıyor. Çin'de kredi faiz oranlarının sabit tutulması, piyasalarda mevcut durumu koruma eğilimini yansıtıyor. Geçen hafta Asya borsaları genel olarak pozitif bir seyir izlerken, Japonya, Çin ve Hong Kong endeksleri yükseldi.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul, geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyerek haftayı hafif düşüşle tamamladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 37'de sabit tuttu. Kurul, enflasyondaki ana eğilimin haziran ayında sınırlı bir gerileme gösterdiğini ancak temmuz ayında geçici bir yükseliş beklendiğini belirtti. TCMB'nin ödemeler dengesi istatistiklerinde yaptığı revizyonlar ve Moody's'in Türkiye'nin kredi notuyla ilgili periyodik incelemesini tamamlaması, piyasalarda yakından takip edildi. Dolar/TL kuru haftayı hafif bir artışla tamamladı. Önümüzdeki hafta yurt içinde açıklanacak olan ekonomik güven endeksi, işsizlik oranı ve dış ticaret dengesi gibi makroekonomik veriler, piyasaların yönünü belirlemede etkili olacak.

Paylaş

İlgili Haberler