Küresel Piyasalar Kritik Haftaya Hazırlanıyor: Fed ve Teknoloji Devleri Sahneye Çıkıyor
Ekonomi

Küresel Piyasalar Kritik Haftaya Hazırlanıyor: Fed ve Teknoloji Devleri Sahneye Çıkıyor

1

Orta Doğu'daki jeopolitik tansiyonun tırmanması, petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş ve küresel ticaret endişeleri, finansal piyasalarda belirsizlikleri artırırken, önümüzdeki hafta gözler kritik gelişmelere çevrildi. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararları ve önde gelen teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları, küresel piyasaların yönünü belirlemede kilit rol oynayacak. Geçtiğimiz hafta boyunca Orta Doğu'daki gerilimin enerji arzı üzerindeki potansiyel etkileri ve ABD'nin ticari politikalarına ilişkin belirsizlikler, piyasalarda dalgalı bir seyir izlenmesine neden oldu. Yapay zeka temalarının etkisinin devam edip etmeyeceği de yatırımcıların gündemindeydi.

Orta Doğu'da yeniden alevlenen jeopolitik riskler, enerji maliyetlerinde önemli bir artış beklentisini beraberinde getirerek varlık fiyatları üzerinde etkisini sürdürüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı dışındaki enerji nakil hatlarını da etkileyebilecek bir gerilim tırmanışı, petrol fiyatlarındaki yükselişi hızlandırdı. Brent petrolün varil fiyatı, son dönemde önemli bir ivme kazanarak, belirli bir tarihten bu yana ilk kez 100 dolar seviyesini aşmış durumda. Analistler, olası bir askeri operasyonun genişlemesi ve çatışmaların kara harekatına dönüşmesi halinde, enerji arzının yanı sıra küresel ticaret akışlarında da ciddi aksamaların yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun, küresel gıda tedarik zincirleri üzerinde de ek baskı oluşturması öngörülüyor. Enerji maliyetlerindeki bu artış, küresel çapta enflasyonist baskıların daha da güçlenebileceği endişelerini körükleyerek, merkez bankalarına yönelik daha sıkı para politikası beklentilerini artırıyor.

Merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentilerde de önemli bir değişim gözleniyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu ayki toplantısında faiz oranlarını sabit tutması beklenirken, yıl sonuna kadar iki faiz artırımı olasılığı piyasalarda fiyatlanıyor. Para piyasalarındaki mevcut fiyatlamalara göre, Fed'in eylül veya ekim aylarındaki toplantılarından birinde faiz artırımına gidebileceği ve aralık ayında da ek bir faiz artışı yapabileceği öngörülüyor. Fed'in faiz kararı, Fed Başkanı'nın yapacağı sözlü yönlendirmeler ve ileriye dönük enflasyon beklentilerine dair mesajları, piyasaların ana gündem maddesi olacak. Bunların yanı sıra, ABD'deki büyüme rakamları, kişisel tüketim harcamaları verileri ve büyük teknoloji şirketlerinin açıklayacağı finansal sonuçlar da yakından takip edilecek. Öte yandan, ABD yönetiminin uluslararası ticaret politikalarına yönelik aldığı kararlar ve Avrupa Birliği'nin teknoloji şirketlerine uyguladığı cezalarla ilgili açıklamaları da küresel ticaret gerilimlerini artırma potansiyeli taşıyor.

Teknoloji sektöründe bilanço sezonu hız kazanırken, önde gelen ABD'li teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları piyasaların odağında yer alıyor. Birçok şirket beklentilerin üzerinde sonuçlar açıklasa da, gelecek dönemde planlanan sermaye harcamalarının karlılığa etkileri konusunda soru işaretleri devam ediyor. Önümüzdeki hafta Microsoft, Meta, Amazon ve Apple gibi dev teknoloji firmalarının finansal raporlarının açıklanması bekleniyor. Bu şirketlerin gelir ve kar performansları, sektördeki genel eğilimleri ve gelecek beklentilerini şekillendirecek. Küresel piyasalarda tahvil faizlerindeki yükseliş eğilimi de sürüyor. ABD'nin 2 yıllık ve 10 yıllık tahvil faizleri son dönemde önemli seviyelere ulaşarak yatırımcılar üzerinde baskı oluşturuyor. Dolar endeksinin yükselişi ve küresel ticaret gerilimlerine ilişkin endişeler, altının ons fiyatında dalgalı bir seyir izlenmesine neden oluyor. Altın, bir yandan doların güçlü seyri ve artan tahvil faizleri nedeniyle baskı altında kalırken, diğer yandan jeopolitik risklerin artmasıyla güvenli liman talebini de canlı tutuyor. Brent petrol fiyatlarındaki belirgin artış ise küresel enflasyonist baskıları daha da artıracağı endişesini taşıyor. Bu gelişmeler ışığında, önümüzdeki hafta küresel piyasaların oldukça hareketli geçmesi bekleniyor.

Borsa İstanbul'da geçen hafta genel olarak satış ağırlıklı bir seyir izlendi. BIST 100 endeksi, haftayı sınırlı bir düşüşle tamamladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, politika faizini beklentiler doğrultusunda sabit tuttu. TCMB'nin enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmeleri ve öncü verilerin temmuz ayında enflasyonda geçici bir yükselişe işaret etmesi, piyasalarda dikkatle izleniyor. Merkez Bankası'nın ödemeler dengesi istatistiklerinde yaptığı revizyonlar da yakından takip ediliyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in Türkiye'nin kredi notuyla ilgili bir değişiklik yapmaması, ancak periyodik incelemesini tamamlaması, piyasalarda temkinli bir iyimserliğe yol açtı. Moody's'in Türkiye ekonomisinin güçlü yapısına ve düşük kamu borcu yüküne vurgu yapması olumlu karşılandı. Dolar/TL kuru ise haftayı hafif bir yükselişle tamamladı. Önümüzdeki hafta yurt içinde açıklanacak olan ekonomik güven endeksi, işsizlik oranı ve dış ticaret dengesi gibi makroekonomik veriler de piyasaların gündeminde yer alacak.

Avrupa piyasalarında geçen hafta genel olarak alıcılı bir seyir gözlenirken, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) para politikası kararı yatırımcıların odak noktası olacak. Avrupa Merkez Bankası (ECB), faiz oranlarını sabit tutma kararının ardından, Orta Doğu'daki enerji şokunun enflasyon üzerindeki etkilerinin tam olarak ortaya çıkmadığına ve risklerin artabileceğine dair açıklamalarda bulundu. ECB Başkanı'nın ikinci tur enflasyon etkileri konusundaki endişeleri, piyasalarda eylül ayında bir faiz artırımı beklentisini güçlendirdi. İngiltere'de açıklanan enflasyon verisinin beklentilerin altında kalması, BoE'nin faiz kararı üzerindeki etkileri açısından önem taşıyor. Avrupa Birliği'nin Ukrayna'ya yönelik finansal destek programlarına İngiltere'nin katılımı da bölgedeki siyasi ve ekonomik gelişmeler arasında yer aldı. Bu gelişmelerle birlikte Avrupa borsalarında genel olarak pozitif bir kapanış yaşandı. Önümüzdeki hafta açıklanacak olan Euro Bölgesi büyüme, işsizlik ve enflasyon verileri ile İngiltere'nin sanayi üretimi ve BoE'nin faiz kararı piyasaların ana gündemini oluşturacak.

Asya borsalarında geçen hafta genel olarak pozitif bir eğilim hakimdi. Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, yapay zeka alanındaki artan yatırım beklentileri, risk iştahını destekledi. Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) önümüzdeki hafta açıklayacağı faiz kararı, bölge piyasaları için büyük önem taşıyor. Japonya'da enflasyonun hızlanma eğiliminde olması ve dış ticaret açığının devam etmesi, BoJ'un para politikası kararlarını etkileyebilecek faktörler arasında yer alıyor. Çin'de kredi faiz oranlarının sabit tutulması da piyasalar tarafından yakından takip edildi. Bu gelişmelerle birlikte Japonya, Çin ve Hong Kong borsaları haftayı yükselişle tamamlarken, Güney Kore borsası hafif düşüş gösterdi. Önümüzdeki hafta Japonya'da açıklanacak olan BoJ faiz kararı, TÜFE, sanayi üretimi ve perakende satışlar gibi veriler ile Çin'de açıklanacak imalat sanayisi ve hizmet sektörü PMI verileri piyasaların odağında olacak.

Paylaş

İlgili Haberler