Küresel Piyasaların Gözü Hürmüz Boğazı ve ECB'nin Faiz Kararında
Küresel finans piyasaları, Ortadoğu'daki tansiyonun düşmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktasına ulaştı. İran ve İsrail arasındaki askeri operasyonların geçici olarak askıya alınması, uluslararası yatırımcılar nezdinde büyük bir rahatlama yarattı. Bu gelişmenin ardından Euro Bölgesi devlet tahvili getirilerinde de salı günü genel olarak sakin bir seyir gözlemlendi. Pazartesi günü duyurulan ve ABD Başkanı'nın da desteklediği ateşkes kararının, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının yeniden güvence altına alınması potansiyeli taşıması, enerji arzına dair küresel endişeleri bir nebze olsun dindirmiş durumda. Bu durum, büyük merkez bankaları üzerindeki agresif parasal sıkılaştırma baskısını da hafifletiyor.
Jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte, özellikle Avrupa'da tahvil getirilerinde hafif de olsa bir gevşeme yaşandı. Almanya'nın gösterge niteliğindeki 10 yıllık devlet tahvillerinin getirisi %3,0502 seviyesine kadar geriledi. Faiz oranlarına daha duyarlı olan Almanya 2 yıllık tahvil getirisi ise, önceki gün üç haftanın en yüksek seviyesi olan %2,734'e ulaştıktan sonra salı günü 2,2 baz puanlık bir düşüşle %2,6795'e indi. Bu dalgalanmalar, piyasanın hassasiyetini gözler önüne seriyor. SEB Baş Stratejisti Jussi Hiljanen, önümüzdeki aylarda 10 yıllık tahvil getirilerinde belirgin bir trend beklentisi olmadığını ifade ederek, getirilerin büyük olasılıkla %2,9 ile %3,1 arasındaki dar bir bantta dalgalanacağını öngördüğünü belirtti. Hiljanen, piyasanın mevcut durumda oldukça oynak olduğunu ancak genel olarak yatay bir seyir izlemesinin beklendiğini ekledi.
Yatırımcıların gündeminde jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, bu hafta perşembe günü açıklanacak olan Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararı da büyük önem taşıyor. ABD ile İran arasındaki gerilimin tetiklediği enerji krizi ve bunun sonucunda oluşan enflasyonist baskılar göz önüne alındığında, ECB'nin sıkılaşma politikalarına yönelecek ilk büyük merkez bankalarından biri olması bekleniyor. Beklentilere göre ECB, bu perşembe günü yapacağı toplantıda temel mevduat faiz oranını 25 baz puan artırarak %2,25'e yükseltecek. Bu adım, bankanın son bir yıl içerisindeki ilk faiz artırımı olacak.
Euro Bölgesi genelinde savaşın başlangıcından bu yana fiyat baskılarında bir artış gözlemlense de, nisan ayı anket sonuçları tüketicilerin enflasyon beklentilerinde belirgin bir değişim olmadığını gösteriyor. Bu durum, ECB'nin politika belirleme sürecinde elini bir miktar rahatlatıyor. Para piyasası vadeli işlemleri, yıl sonuna kadar toplamda 66 baz puanlık bir faiz sıkılaşmasının fiyatlandığını gösteriyor. Bu da, perşembe günkü beklenen artışın ardından yıl sonuna kadar en az bir çeyrek puanlık ek bir artışın neredeyse kesinleştiği ve üçüncü bir faiz artışının da olasılıklar dahilinde kaldığı anlamına geliyor. SEB Stratejisti Hiljanen, ECB Yönetim Kurulu üyelerinin çoğunluğunun haziran ayından sonraki adımlar konusunda kesin bir taahhütte bulunmayacağını ve piyasaya temkinli bir mesaj verilmesinin muhtemel olduğunu düşünüyor. Bu belirsizlik, piyasaların en çok dikkat ettiği unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.