Kurtlar Vadisi'nin Perde Arkası: Abidin Yerebakan'dan Şaşırtan İtiraflar
Gündem

Kurtlar Vadisi'nin Perde Arkası: Abidin Yerebakan'dan Şaşırtan İtiraflar

2

Türk televizyon tarihinin unutulmaz yapımlarından Kurtlar Vadisi, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden açılan soruşturma ile birlikte yeniden gündeme geldi. Bu gelişme, dizinin fenomen karakterlerinden birine hayat veren oyuncu Abidin Yerebakan'ın dikkat çekici açıklamalarına vesile oldu. Yerebakan, A Haber'e verdiği röportajda, dizinin perde arkasına, senaryoların gerçek hayata ne kadar yakın olduğuna ve yapımcı Osman Sınav'ın projeden ayrılma sürecindeki bilinmeyenlere dair çarpıcı detaylar paylaştı.

Dizinin yedinci bölümünden itibaren kadroya dahil olduğunu ve ilk doksan yedi bölüm boyunca izleyiciyle buluştuğunu belirten Yerebakan, Kurtlar Vadisi'nin kendisine büyük bir tanınırlık kazandırdığını vurguladı. O dönemin senaryo ekibinin olağanüstü bir başarı gösterdiğini ifade eden oyuncu, günümüzde yaşanan gelişmelerin kendisini bile şaşırttığını dile getirdi. Özellikle Kaşif Kozinoğlu'nun tekrar gündeme geldiği dönemde dizide yer almadığını özellikle belirten Yerebakan, senaryolar ile gerçek hayatta yaşanan olaylar arasındaki ürkütücü benzerliklere dikkat çekti. Yerebakan, bu durumu şu sözlerle özetledi: "Kimse kâhin değil, gaybı ancak Allah bilir. Ama biz bir şey izliyorduk, üç gün sonra onu gerçek hayatta yaşıyorduk. Defalarca bunları yaşadık." Bu ifadeler, dizinin sadece bir kurgu olmanın ötesinde, adeta yaşanacakları öngören bir yapıya sahip olduğuna dair güçlü bir izlenim uyandırdı.

Yerebakan, o dönemde senaryo ekibinin bu denli öngörülü olmasının ardında yatan nedenleri kendilerinin de tam olarak bilemediğini ifade etti. Yıllar sonra olaylara daha farklı bir perspektiften baktığını belirten oyuncu, "Bu insanlar bunları nereden biliyorlardı, nasıl yazıyorlardı?" sorusunu yöneltti. O yıllarda olup bitenlerin bütününü, yani "büyük resmi" tam olarak göremediklerini ancak bugünden geriye dönüp bakıldığında yaşananların kendisi için çok daha farklı bir anlam kazandığını sözlerine ekledi. Dizideki karakterler üzerinden verilen mesajlara da değinen Yerebakan, özellikle Ömer Baba ve Aslan Bey gibi karakterleri örnek göstererek, senaryoda işlenen devlet ve güvenlik yapılanmalarına ilişkin önemli sorular sordu. Yerebakan, devletin bilgisi ve kontrolü dışında bağımsız bir yapılanmanın var olup olamayacağını sorgulayarak, oyuncuların senaryodaki rollerinden sorumlu tutulamayacağının altını çizdi. Kendisinin de sadece kendisine yazılan karakteri canlandırdığını ifade etti.

Abidin Yerebakan'ın açıklamalarının en dikkat çekici bölümlerinden biri de Kurtlar Vadisi'nin yaratıcısı Osman Sınav'ın projeden ayrıldığı döneme ilişkin detaylardı. Yerebakan, dizinin ellinci bölümlerine yaklaşırken Sınav'ın davranışlarında belirgin bir değişiklik gözlemlediklerini anlattı. Sınav'ı o dönemde mutsuz gördüklerini belirten oyuncu, yönetmenin bazen sete geldiğinde kimseyle konuşmadan doğrudan kendi ofisine çıktığını söyledi. Bu döneme ilişkin kafasını karıştıran bir diğer konunun da, daha sonra "Nevzat" isimli bir kişinin Osman Sınav hakkında yaptığı açıklamalar olduğunu belirtti. Söz konusu kişinin, Sınav'ın "Fethullahçı Terör Örgütü ile yürümek istemediği" ve "Keşke her şeyi anlatsaydın" şeklindeki ifadelerini hatırlatan Yerebakan, bu sözlerin kendisinde derin soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, Sınav'ın ayrılık nedenine dair farklı spekülasyonların ortaya çıkmasına neden oldu.

Yerebakan, Osman Sınav'ın projeden ayrılacağını öğrendikleri günü de ayrıntılarıyla aktardı. Ekip, elli beşinci bölümün çekimleri bittikten sonra sezon finali hazırlıklarına odaklanmışken, Kadıköy'deki bir mekânda verilen bir brunch davetine katıldıklarını anlattı. Bu buluşmada Sınav'ın, Kurtlar Vadisi ve Ekmek Teknesi projelerini Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'e devrettiğini duyurduğunu belirtti. Bu beklenmedik karar karşısında tüm ekibin büyük bir şok yaşadığını ifade eden Yerebakan, böylesine başarılı ve ekonomik açıdan güçlü bir projede alınan bu kararın nedenini o an anlayamadıklarını söyledi. "Hepimiz şok olduk" diyen Yerebakan, bu kararın kendileri için ne kadar sarsıcı olduğunu vurguladı.

Devir kararının ardından Osman Sınav ile özel bir görüşme gerçekleştirdiğini de anlatan Yerebakan, kendisini sektöre kazandıran kişinin Sınav olduğunu hatırlattı. Yönetmene, Sınav'ın ayrılığının ardından projede çalışmaya devam etmelerinin etik olup olmayacağını sorduğunu aktardı. Yerebakan'ın aktardığına göre Sınav, oyuncuların artık profesyonel bireyler olduğunu ve çalışmaya devam etmelerinde bir sakınca bulunmadığını belirterek, yaşananların kendi kişisel meselesi olduğunu ifade etti. Bu durum, Sınav'ın ayrılık kararının kişisel nedenlere dayandığına işaret ederken, ekibin profesyonelliğine olan güvenini de gösteriyordu.

Osman Sınav'ın projeyi bıraktıktan sonra ekip arkadaşlarıyla olan ilişkisini tamamen kesmesi de dikkat çekici gelişmelerden biriydi. Yerebakan, Sınav'ı daha sonra ziyaret etmek istediklerini ancak randevu alamadıklarını ve yönetmenin kendileriyle görüşmeyi reddettiğini söyledi. Osman Sınav'ın Kurtlar Vadisi'nden neden ayrıldığı uzun yıllar boyunca büyük bir merak konusu olmuştu. Sınav da geçmişte kendisine yöneltilen bu soruya net bir yanıt vermemiş ve ayrılık nedenini açıklamayacağını belirtmişti. Bu eski açıklama, Kozinoğlu soruşturmasıyla birlikte yeniden gündeme gelerek, dizinin gerçek hayattaki yansımalarına dair tartışmaları alevlendirdi.

Kurtlar Vadisi'nin tekrar inceleme konusu olmasının merkezinde, dizinin bazı bölümleri ile Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü arasındaki zamanlama ve yaşanan benzerlikler yer alıyor. Bu kapsamda, dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, soruşturmada şüpheli sıfatıyla değil, yalnızca "bilgi sahibi" olarak ifade verdiler. Bu durum, senaristlerin olayla ilgili bilgilerinin soruşturma makamları tarafından önemli görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu yeni gelişmeler, Kurtlar Vadisi'nin sadece bir dizi olmanın ötesinde, toplumsal hafızada ve hatta resmi soruşturmalarda bile yer edinen bir olgu haline geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Paylaş

İlgili Haberler