LGS Şampiyonları Yurt Bulamıyor: Nitelikli Liselerde Barınma Krizi Derinleşiyor
Liseye Geçiş Sistemi (LGS) 2026'da elde ettikleri başarıyla Türkiye'nin gözde liselerinde eğitim görme hakkı kazanan binlerce öğrenci, beklenmedik bir engelle karşı karşıya kaldı: barınma krizi. Anadolu'nun dört bir yanından gelerek sınavda derece yapan ve İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerdeki köklü liseleri hedefleyen öğrenciler, bu okulların yurtlarında yer bulmakta güçlük çekiyor. Kabataş Erkek Lisesi, Vefa Lisesi, İzmir Atatürk Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi ve Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi gibi eğitimde öncü kurumların kontenjanlarında yaşanan düşüşler ve mevcut yurt kapasitelerinin yetersizliği, başarı hikayelerinin barınma sorunuyla gölgelenmesine neden oluyor.
LGS 2026'da toplam 994 bin 358 adayın katıldığı sınavda, 452 öğrenci tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan alma başarısı gösterdi. Geçtiğimiz yıla kıyasla tam puan alan öğrenci sayısında bir azalma görülse de, başarı sıralamalarındaki yoğunluk dikkat çekiyor. Bu yıl sınavla öğrenci alan okulların toplam kontenjanı, bir önceki yıla göre 2 bin 416 kişi azaltılarak 198 bin 899'a düşürüldü. Bu kontenjan daraltmasının en belirgin etkileri, Anadolu liseleri ve fen liselerinde gözlemleniyor. Anadolu liselerinin kontenjanları ortalama 30'ar kişi azalırken, bazı okullarda bu düşüş daha da belirgin hale geldi. Örneğin, Kabataş Erkek Lisesi'nin İngilizce bölümü 90'dan 60'a, Vefa Lisesi 150'den 120'ye, İzmir Atatürk Lisesi 180'den 150'ye ve Kadıköy Anadolu Lisesi de 180'den 150'ye düşürülen kontenjanlarla öğrencilere kapı aralıyor. Bu durum, özellikle Anadolu'dan gelen ve büyük şehirlerdeki seçkin okullarda eğitim almak isteyen öğrencilerin hayallerini zorluyor.
Kontenjanlardaki bu daralma, öğrencilerin başarı sıralamalarındaki yerlerini de doğrudan etkiledi. Başarılı öğrenci oranının yüzde 0.4 artmasıyla birlikte, ilk yüzde 5'lik dilime giren öğrenci sayısı 49 bin 715'e yükseldi. Bu yoğunluk, öğrencilerin sadece sınav başarısıyla değil, aynı zamanda barınma imkanlarıyla da karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Pek çok Anadolu ilinde derece yapan adaylar, hem azalan kontenjanlar hem de okul pansiyonlarındaki yer sıkıntısı nedeniyle Ankara, İstanbul ve İzmir'deki gözde liseleri tercih etmekte zorlanıyor. Hatta 500 tam puan alan öğrencilerin bile, yurtlardaki yetersizlikler nedeniyle tarihi ve prestijli okullara yerleşememe riskiyle karşı karşıya kalması, sorunun vahametini gözler önüne seriyor. Eğitimde fırsat eşitliği ilkesinin bu denli sekteye uğraması, ülkenin dört bir yanındaki başarılı gençlerin potansiyellerini tam olarak ortaya koymalarının önünde ciddi bir engel teşkil ediyor.
Durumun vahametini ortaya koyan en çarpıcı örneklerden biri, Kabataş Erkek Lisesi'nin yurt durumu. 300 öğrenci kapasiteli yurdun mevcut öğrenci sayısı 634'e ulaşmış durumda. Bu yıl sınava girecek adaylar için ise sadece 5'i kız, 5'i erkek olmak üzere toplam 10 boş yatak kalmış. İstanbul Erkek Lisesi'nde ise 160'ı erkek, 88'i kız olmak üzere toplam 248 kişilik yurt kapasitesine rağmen, bu yıl yurtta kalmak isteyen erkek öğrenciler için tek bir boş yer bile bulunmuyor. Kız öğrenciler için ise sadece 5 kişilik yer mevcut. Galatasaray Lisesi'nde ise 925 kişilik yurt kapasitesine rağmen, il dışından gelen öğrencilere öncelik verileceği belirtilse de, genel tablo barınma ihtiyacının karşılanamadığını gösteriyor. Bu tablo, nitelikli okullarda eğitim almayı hedefleyen ancak barınma imkanları kısıtlı olan öğrencilerin geleceği hakkında ciddi endişeler doğuruyor. Eğitim uzmanları, bu sorunun çözümü için Türkiye genelinde nitelikli okul sayısının artırılması ve mevcut okulların pansiyon kapasitelerinin acilen genişletilmesi gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, uluslararası bakalorya (IB) diploması veren okullardan mezun olan öğrencilerin büyük bir kısmının yurt dışına yönelmesi de dikkat çekiyor. On yıl öncesine kıyasla lise eğitimini tamamlar tamamlamaz yurt dışına gitme oranı dramatik bir şekilde artmış durumda. Örneğin, Amerikan Robert Koleji mezunlarının yaklaşık yüzde 80'inden fazlası artık eğitimlerine yurt dışında devam etme kararı alıyor. İzmir Amerikan Koleji, Özel Hisar Okulları, Özel Alman Lisesi ve Sainte Pulcherie Fransız Lisesi gibi okullardan mezun olan öğrencilerin de ezici çoğunluğunun yurt dışındaki üniversiteleri tercih etmesi, Türkiye'deki nitelikli eğitim kurumlarından mezun olan genç beyinlerin ülkeye katkı sağlama potansiyelini de sorgulatıyor. Bu durum, hem yurt içi barınma sorununu derinleştiren kontenjan azalışları hem de nitelikli mezunların yurt dışına göçü ile birleşince, eğitim sisteminin geleceği adına kaygı verici bir tablo ortaya koyuyor.