LGS'de 452 Öğrenci Tam Puan Aldı: Başarı Sırları ve Eğitim Sistemine Eleştiriler
Milyonlarca öğrencinin geleceğini belirleyen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Bu yıl 8'inci sınıfta öğrenim gören ve sınava katılan 1 milyona yakın öğrenciden 452'si, tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan almayı başardı. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 13 Haziran tarihinde gerçekleştirilen ve iki oturum halinde uygulanan sınav, yurt içinde 81 ilde ve yurt dışında 8 ülkede eş zamanlı olarak yapıldı. Toplam 90 sorunun yöneltildiği sınavda, sözel ve sayısal alanlardaki soruları eksiksiz çözen bu 452 öğrenci, büyük bir başarıya imza attı. Geçtiğimiz yıl 719 öğrencinin tam puan aldığı sınavda, bu yıl tam puan alan öğrenci sayısındaki düşüş dikkat çekti.
LGS tercih süreci, sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından hız kazandı. Öğrenciler, 13 Temmuz Pazartesi günü başlayacak olan tercih döneminde, 27 Temmuz Pazartesi saat 17.00'ye kadar lise tercihlerini yapabilecekler. Yerleştirme sonuçlarının ise 5 Ağustos tarihinde ilan edilmesi bekleniyor. Bu yılki sınavda, özel eğitim ihtiyacı bulunan 10 bin 950 öğrenciye yönelik bireysel ihtiyaçları doğrultusunda özel düzenlemeler yapıldı. Bu öğrencilerden 239'u, evde veya hastanede eğitimlerine devam ederken, bulundukları ortamlarda sınava katıldı. Ayrıca, bu yıl ilk kez dağıtılan ve veli onayına sunulan beslenme paketlerinden 924 bin 191 öğrenci faydalanarak sınav sürecinde desteklendi. Sınavda 24 bin 522 ikiz ve 696 üçüz öğrenci de farklı salonlarda ancak aynı sınav binalarında ter döktü.
Eğitim sendikaları, LGS sonuçlarını çeşitli açılardan değerlendirerek önemli tespitlerde bulundu. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), yayımladığı raporda, 452 öğrencinin tam puan almasının, eğitimdeki 'yığılma' riskine işaret ettiğini belirtti. Sendika, bakanlığın 'nitelikli eğitime erişim' olarak tanımladığı durumun, aslında dar kontenjanlarla kısıtlandığını ve nitelikli eğitimin bir hak olarak tüm öğrencilere sunulması gerektiğini vurguladı. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ise yaptığı açıklamada, sınav sonuçlarının sadece bireysel başarıları değil, aynı zamanda eğitim sisteminin yapısal sorunlarını da gözler önüne serdiğini ifade etti. Özbay, tam puan alan öğrenci sayısındaki değişimin tek başına eğitimin niteliğini belirlemediğini, asıl sorunun milyonlarca çocuğun geleceğinin tek bir sınava bağlanmış olması ve bu durumun erken yaşlardan itibaren öğrenciler üzerinde yoğun bir sınav baskısı oluşturması olduğunu dile getirdi.
Tam puan alarak büyük bir başarıya imza atan öğrencilerin sırları da merak konusu oldu. Adıyaman'dan Kerem Polat, ağabeyinin bir önceki yıl elde ettiği başarıyı tekrarlayarak ailesine ikinci kez gurur yaşattı. Bahçeşehir Koleji öğrencileri Naz Cemre Tonk, Çağan Mert Özgür ve Eylül Karakurt da başarıya giden yolda izledikleri yöntemleri paylaştı. Naz Cemre Tonk, gelecekteki hayallerini düşünerek sınav stresini yönettiğini, sosyal medya kullanımını azaltarak ekran süresini sınırladığını ve konuları ezberlemek yerine anlamaya odaklandığını belirtti. Çağan Mert Özgür, 5. sınıftan itibaren düzenli çalışmanın ve paragraf soruları çözmenin önemine dikkat çekerek, akıllı telefon yerine tuşlu telefon kullandığını, kütüphaneyi yeni sosyalleşme alanı olarak benimsediğini ve denemelerdeki iniş çıkışlara rağmen pes etmediğini anlattı. Eylül Karakurt ise okul derslerini aksatmadığını, öğretmenlerinin yönlendirmelerine uyduğunu, hafta içi ve hafta sonu deneme sınavlarıyla eksiklerini giderdiğini, ekran süresini günde 2 saatle sınırladığını ve ders aralarında kardeşiyle oyun oynayarak veya voleybol antrenmanları yaparak stres attığını ifade etti. Bu yıl bazı köklü liselerin kontenjanlarında yapılan azaltmalar da dikkat çekti. Kabataş Erkek Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Vefa Lisesi, İzmir Atatürk Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi ve Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi gibi gözde okulların kontenjanları düşürüldü.