Maaş Krizi Derinleşti: Sendika Liderleri Tutuklandı, İşçiler Eyleme Devam Ediyor
Eskişehir merkezli Doruk Madencilik ve Elazığ merkezli Eti Gümüş firmalarına bağlı maden işçilerinin, uzun süredir ödenmeyen maaş ve tazminatlarını almak için başlattığı eylem süreci, sendika yöneticilerinin tutuklanmasıyla yeni bir boyut kazandı. İşçiler, üçüncü kez Ankara'da bir araya gelerek hak taleplerini dile getirirken, Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu'nun 'halkı kin ve düşmanlığa sevk etme' suçlamasıyla tutuklanması, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bu durum, işçi hakları mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri, bu yıl üçüncü kez başkentte toplanarak ödenmeyen maaş ve tazminatları için mücadele ediyor. Yaklaşık 18 günlük eylem süreci boyunca, sendika yöneticileri Gökay Çakır ve Başaran Aksu'nun da aralarında bulunduğu isimler, yedinci kez gözaltına alındı. Çakır ve Aksu'nun, geçmiş yıllarda sosyal medya hesaplarında yaptıkları bazı paylaşımlar gerekçe gösterilerek çarşamba gecesi tutuklanma kararı verilmesi, süreci daha da karmaşık hale getirdi. Hak arayışı içinde olan emekçilerin temsilcilerinin bu şekilde hedef alınması, geniş çaplı tepkilere yol açtı.
Siyasi isimlerden de konuya ilişkin sert açıklamalar geldi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Gökay Çakır ve Başaran Aksu'nun tutuklanmasını, hakkını arayan tüm emekçilere yönelik 'açık bir gözdağı' olarak nitelendirdi. Özel, işçinin hakkını teslim etmeyip, hakkını talep edenleri susturmaya çalışmanın, mevcut ekonomik ve sosyal düzenin ulaştığı vahim bir noktayı gösterdiğini belirtti. İşçilerin alın terinin karşılığının eksiksiz ödenene ve mücadele arkadaşları özgürlüklerine kavuşana dek konunun takipçisi olacaklarını vurgulayan Özel, Çakır ve Aksu'nun derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da bu tutuklamaları eleştirerek, asıl halkı açlık ve yoklukla sınayarak tahrik edenlerin devlet olduğunu savundu.
Gökay Çakır ve Başaran Aksu, tutuklanmalarının ardından yaptıkları savunmalarda, dile getirdikleri suçlamaların asılsız olduğunu belirttiler. Çakır, sosyal medyadaki paylaşımlarının işçilerin haklarını savunmaya yönelik olduğunu, elektriğini ödeyemeyen ve yoksulluk içinde yaşayan işçileri gördüğünü ifade etti. Cezaevinden gönderdiği mesajda ise işçilere haklarını yedirmemeleri çağrısında bulundu. Başaran Aksu ise, direniş sürecinin yönetildiğini ve işçilerin sorunlarının bir an önce çözülmesi gerektiğini vurguladı. Aksu, ömrünün 35 yılını işçi mücadelesine adadığını belirterek, bu tutuklamaların sendikal iradeyi cezalandırmaya yönelik olduğunu savundu. Öte yandan, madencilerin eylemi, hak edişlerinin ödenmesi yönünde bir anlaşmaya varılmasının ardından sona erdi. Anlaşma gereği, madencilerin alacaklarının dörtte biri ödendi ve kalan kısmının 40 gün içinde tamamlanması taahhüt edildi. Sendika avukatı, bu durumun dahi adaletsizliğin bir göstergesi olduğunu, zira patronlar hakkında beş yıldır işlem yapılmazken, işçilerin hak arayışındaki temsilcilerinin hızla tutuklandığını belirtti.