Miras Transferi Tarihi Yeniden Yazılıyor: 106 Trilyon Dolarlık Servet El Değiştirecek
Finans dünyası, tarihte daha önce eşine rastlanmamış büyüklükte bir servet hareketliliğine sahne olmak üzere. Yapılan kapsamlı araştırmalar, önümüzdeki yıllarda kuşaklar arası aktarılacak mirasın miktarının dudak uçuklatıcı boyutlara ulaşacağını gösteriyor. Özellikle 1946 ile 1964 yılları arasında doğan 'Baby Boomer' kuşağının, bir sonraki nesillere bırakacağı servetin toplamda 106 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu devasa rakam, küresel ekonominin dinamiğini kökten değiştirebilecek potansiyele sahip.
Küresel ödeme sistemleri devi Visa'nın iş biriminin ve saygın araştırma şirketi Cerulli Associates'in ortaklaşa yayımladıkları iki ayrı rapor, bu devasa miras transferinin detaylarını gözler önüne seriyor. Araştırmaların kapsamındaki farklılıklar nedeniyle iki çalışma arasında belirtilen toplam miras miktarında önemli bir fark bulunsa da, genel eğilim kuşaklar arasında milyarlarca dolarlık bir servet akışının gerçekleşeceği yönünde. Bu transferin büyüklüğünün 36 trilyon dolar ile 106 trilyon dolar arasında değiştiği tahmin ediliyor.
Visa'nın analizine göre, Baby Boomer kuşağının mevcut toplam servetinden borçlar, en varlıklı kesimin (en zengin yüzde 1) varlıkları, emeklilik harcamaları ve çeşitli vergiler düşüldükten sonra net miras olarak yaklaşık 36 trilyon dolarlık bir meblağ ortaya çıkıyor. Bu rakamın önemli bir kısmının, yani 28 trilyon dolarının, tasarruf ve yatırım araçlarına yönelmesi bekleniyor. Geriye kalan 8 trilyon dolarlık kısmın ise özellikle otomotiv, konut ve turizm gibi sektörlerde harcanarak ekonomik aktiviteyi canlandıracağı öngörülüyor.
Öte yandan, Cerulli Associates'in daha geniş bir zaman dilimini kapsayan ve 2048 yılına kadar olan süreci ele alan araştırması, transfer edilecek toplam servetin 124 trilyon dolara ulaşacağını belirtiyor. Bu tutardan hayır kurumlarına yapılacak bağışların düşülmesiyle birlikte, yaklaşık 106 trilyon dolarlık servetin doğrudan eşler ve mirasçılar arasında el değiştirmesi öngörülüyor. Bu durum, miras yoluyla zenginleşecek bireylerin tüketim ve yatırım alışkanlıklarının, gelecek yıllarda küresel ekonominin gidişatını şekillendireceği anlamına geliyor.