Nasuh Mahruki'den 15 Temmuz Açıklaması: ABD ve Geciken Müdahale Eleştirisi
Eski AKUT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Nasuh Mahruki'nin, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümünde yaptığı bir sosyal medya paylaşımı sonrası gözaltına alınması ve sonrasında emniyette verdiği ifade kamuoyuna yansıdı. Mahruki, ifadesinde özellikle Amerika Birleşik Devletleri'ni ve darbe girişimine müdahalede geciken devlet birimlerini sert bir dille eleştirdiğini belirtti. Yaptığı paylaşımın arkasında durduğunu vurgulayan Mahruki, asıl eleştiri oklarını, Gülen cemaatinin darbe teşebbüsünde bulunacağını önceden bilmesine rağmen acıların yaşanmasına mahal veren ve müdahalede geç kalan ilgili devlet kurumlarına yönelttiğini söyledi.
Mahruki, ifadesinde, 15 Temmuz hain darbe girişiminin önceden fark edildiğine dair devlet kayıtlarında yer alan bilgileri hatırlattı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir soruşturmada, o dönemdeki adıyla Gülen cemaatinin ordu içinde bir hazırlık içinde olduğuna dair bilgilerin bulunduğunu belirtti. Hatta, darbe girişiminden 40 gün önce bir binbaşının bu yönde bir hazırlık yapıldığına dair ihbarının olduğunu da ekledi. Ayrıca, Rus istihbaratının da bu konuda Türkiye'yi uyardığına dair bilgiler bulunduğunu vurguladı. Bu bilgilerin, devletin darbe teşebbüsünü önceden bildiğini gösterdiğini ifade etti.
Devam eden ifadesinde Mahruki, yakın zamanda dönemin Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Hakan Fidan'ın, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ı bizzat uyararak orduyu içeride tutması yönünde bir beyanının olduğunu hatırlattı. Bu durumun, devletin Gülen cemaatinin Yüksek Askeri Şura kararları öncesinde tasfiye edileceğini bildiği için böyle bir kalkışmayı öne almak zorunda kaldığı şeklinde yorumlanabileceğini dile getirdi. Ancak Mahruki, bu durumun kendilerinin de işlerini zorlaştırdığını ifade etti. Cumhurbaşkanlığı makamının, kalkışma olayı başladıktan sonra eniştesinden öğrendiğini belirttiği bilgisini paylaşan Mahruki, devletin ilgili birimlerinin bu kalkışmadan birden fazla kaynaktan haberdar olmasına rağmen müdahalede geç kaldığını ve bu gecikmenin 251 vatandaşın hayatını kaybetmesine, Polis Özel Harekat Başkanlığı'nın uçaklarla bombalanarak şehitler vermesine neden olduğunu belirtti. Bu gecikmenin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak kendisini de derinden üzdüğünü ve en çok eleştirdiği konunun bu olduğunu söyledi.
Mahruki, bu gecikmenin neden yaşandığını sorgulayarak, eğer zamanında müdahale edilseydi 251 şehidin verilmeyeceğini savundu. Darbe girişiminin planlayıcısının Amerika Birleşik Devletleri olduğunu iddia etti. Sosyal medya paylaşımındaki benzetmelerini açıklayan Mahruki, satranç oyunundaki taşlara atıfta bulunduğunu belirtti. Fil'in, ABD tarafından desteklenen ve herkesçe bilinen Gülen cemaati olduğunu; Vezir'in, parlamenter sisteme dayanan kuvvetler ayrılığı ilkesinin bulunduğu Türkiye Cumhuriyeti olduğunu; Şah'ın ise Cumhurbaşkanının yetkilerinin yeni dönemde kuvvetler birliğine dönüşmesi anlamına geldiğini ifade etti. Mat ise Türk Milletinin parlamenter sistemi ve kuvvetler ayrılığı ilkesini kaybetmesi olarak tanımladı. Bu paylaşımı yaparken kesinlikle halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme veya aşağılama gibi bir niyeti olmadığını, üzerine atılı suçlamanın bu paylaşımdan nasıl çıkarıldığını anlamadığını belirtti. Son olarak, asıl eleştirdiği noktanın ABD ve darbe girişiminden haberdar olmasına rağmen geç müdahale eden devlet birimleri olduğunu yinelerken, bu darbenin kazananının ABD olduğunu ifade etti ve üzerine atılı suçlamayı işlemediği gerekçesiyle serbest bırakılmayı talep etti.