Nestlé Türkiye'den Tarımda İklim Direnci İçin Onarıcı Tarım Atağı
Küresel iklim değişikliğinin ve giderek artan kuraklıkların tarımsal üretim üzerindeki yıkıcı etkileri, gıda güvenliğini tehdit ederken, Nestlé Türkiye bu zorluklara karşı proaktif bir adım atarak ‘Onarıcı Tarım Projesi’ni hayata geçirdi. Şirket, Türkiye'deki süt ve buğday tedarik zincirlerini daha dayanıklı ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlayan bu yenilikçi proje ile tarımda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Projenin ilk uygulamaları Balıkesir ilinde buğday üretimiyle başlatıldı. Şu anda 100'den fazla çiftçinin katılımıyla yaklaşık 500 hektarlık bir alanda yürütülen çalışmalar, gelecek yıllarda daha da genişletilecek. Nestlé Türkiye, 2030 yılına kadar bu projeye dahil olan çiftçi sayısını 400'e, uygulama alanını ise 2 bin hektara çıkarma hedefiyle ilerliyor. Bu sayede, iklim koşullarına daha dirençli, verimliliği yüksek ve gelecek nesillere aktarılabilir bir tarımsal ekosistem oluşturulması amaçlanıyor.
Nestlé Türkiye Üst Yöneticisi Leszek Wacirz, projenin küresel vizyonlarının bir parçası olduğunu belirtti. Wacirz, “Küresel ölçekte 2030 yılına kadar temel hammaddelerimizin yarısını onarıcı tarım yöntemleri uygulayan çiftçilerden tedarik etme hedefimiz bulunuyor. Türkiye’deki ‘Onarıcı Tarım Projesi’ ile de bu küresel hedefe ulaşırken, aynı zamanda ülkemizde iklim direnci yüksek, verimli ve gelecek nesiller için daha güçlü bir tarım ekosisteminin inşasında liderlik etmeyi amaçlıyoruz. Bu proje, sadece üretim yöntemlerini değiştirmekle kalmayacak, aynı zamanda çiftçilerimizin refahını artırarak tarımın geleceğine yatırım yapacaktır,” açıklamasında bulundu.
Onarıcı tarım uygulamaları, toprağın sağlığını iyileştirmeyi, biyoçeşitliliği artırmayı, su döngüsünü desteklemeyi ve karbonu toprakta tutarak iklim değişikliğiyle mücadeleye katkıda bulunmayı hedefliyor. Bu yöntemler arasında toprak işleme minimizasyonu, örtü bitkileri kullanımı, münavebeli ekim ve çiftlik gübresi uygulamaları gibi çeşitli teknikler yer alıyor. Nestlé Türkiye, bu proje ile hem tedarik zincirinin güvenliğini sağlamayı hem de çevresel sürdürülebilirliğe somut katkılarda bulunmayı amaçlıyor.