Netanyahu Sözleri Tartışma Yarattı: DEM Parti'den Açıklama Geldi
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın katıldığı bir televizyon programında dile getirdiği, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında geçtiğini iddia ettiği diyalog, siyaset gündemini hareketlendirdi. Hatimoğulları, programda yaptığı konuşmada, İsrail'in Filistin'deki eylemlerine değinirken, Erdoğan'ın Netanyahu'ya yönelik 'Filistin'i işgal etmekten vazgeç' çağrısı yaptığını, buna karşılık Netanyahu'nun ise 'Sen de Kürtleri dövmekten vazgeç, dövdürmekten vazgeç' şeklinde bir yanıt verdiğini öne sürdü. Bu sözler üzerine, Türkiye'deki Kürt sorununun devam ettiği sürece yapılan barış çağrılarının samimiyetsiz olacağını ima etti.
Hatimoğulları'nın bu ifadeleri, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) tarafından sert bir dille eleştirildi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, Hatimoğulları'nın sözlerini 'haksız ve mesnetsiz' olarak nitelendirerek, bu tür bir dilin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Çelik, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni bir dönemin başladığı bir süreçte, ana muhalefet partisi temsilcisinin bu şekilde hükümeti hedef almasının 'ibretlik' olduğunu belirtti. Ayrıca, İsrail'in Filistin'deki eylemlerini soykırım olarak niteleyen Netanyahu'nun sözlerine sahip çıkılmasını kınadığını ifade eden Çelik, Hatimoğulları'nı bu açıklamasını düzeltmeye davet etti. Çelik'e göre, soykırımcı bir liderin sözlerini sahiplenmek, bir siyasetçinin siciline en utanç verici kayıt olarak geçecektir.
Yaşanan polemiklerin ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sözlerinin kamuoyunda yanlış anlaşıldığını belirterek bir açıklama yaptı. Dün katıldığı televizyon programında bölgesel yansımaları ve barış sürecini değerlendirirken, Türkiye'deki Kürt meselesinin çözümüyle bölgesel barış arasındaki ilişkiyi vurgulamak istediğini ifade etti. Hatimoğulları, Meclis'ten yüksek bir oy oranıyla geçen yeni yasanın olumlu yönlerinin konuşulması gerektiğini belirterek, DEM Parti'nin Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yollarla çözülmesinden yana olduğunu ve bu çözümün Türkiye'nin bölgesel barışa liderlik etmesinin önünü açacağını savundu. Kürt meselesi çözüldükçe, Türkiye'nin demokratikleşme adımları attıkça, bunun Filistin sorununun çözümüne ve tüm bölgenin demokratikleşmesine olumlu yansıyacağını vurguladı.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da konuyla ilgili olarak sosyal medya üzerinden bir açıklama yaparak Eş Genel Başkanları Hatimoğulları'nın ifadelerinin bağlamından koparıldığını savundu. Doğan, partisinin İsrail'in Filistin'deki işgal ve soykırım politikalarına karşı duruşunun net olduğunu ve her zaman Filistin halkının yanında yer aldıklarını belirtti. Hatimoğulları'nın Netanyahu'ya sahip çıktığı veya sözlerine referans verdiği iddialarını reddetti. Doğan, Türkiye'deki Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün, bölgesel ve küresel güçler tarafından istismar edildiğini tespit ettiklerini ve bu tespitin, Türkiye'nin toplumsal barışının önemine vurgu yapmak amacıyla yapıldığını açıkladı. Bu tespitin muhatabının Türkiye veya Cumhurbaşkanı Erdoğan değil, çözümsüzlükten beslenenler olduğunu ifade etti. Doğan, DEM Parti'nin tarafının her zaman mazlum Filistin halkının yanında, soykırımcıların karşısında olduğunu yineledi. Meclis'te ortaklaşa kabul edilen yasanın, kelimeler üzerinden gerilim üretmek yerine tarihi sorumluluklar yüklediğini ve 86 milyonun barış özlemini gölgeleyecek polemiklerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. DEM Parti'nin, iç barışını sağlayarak Ortadoğu'ya model olabilecek demokratik bir Türkiye mücadelesini sürdüreceğini ve bu süreçte tüm tarafların barış ve kardeşlik içinde hareket etmesi gerektiğine inandıklarını belirtti.