Otomotiv Sektöründe 'Made in Europe' Tartışması: Toyota'dan AB'ye Kritik Çağrı
Ekonomi

Otomotiv Sektöründe 'Made in Europe' Tartışması: Toyota'dan AB'ye Kritik Çağrı

5

Japon otomotiv devi Toyota, Avrupa Birliği'nin yerli üretimi desteklemeyi amaçlayan ve 'Made in Europe' (Avrupa'da Üretim) olarak adlandırılan yeni stratejisine yönelik sert bir eleştiri getirdi. Şirket yönetimi, bu stratejinin Türkiye, Birleşik Krallık ve Fas gibi AB dışı ancak stratejik öneme sahip üretim noktalarını kapsamaması halinde, bölgedeki yatırımların, istihdam olanaklarının ve genel rekabet gücünün olumsuz etkileneceği yönünde ciddi uyarılarda bulundu. Toyota'nın bu çıkışı, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve 'Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası' olarak bilinen taslak düzenlemeye bir tepki niteliği taşıyor.

Avrupa Komisyonu tarafından sunulan taslak, özellikle şirket filoları ve küçük ölçekli elektrikli araçların kamu alımları ile devlet desteklerinden faydalanabilmesi için, üretimlerinin AB sınırları içerisinde gerçekleştirilmesini zorunlu kılıyor. Bununla birlikte, taslakta yer alan bir diğer önemli madde ise, batarya bileşenleri haricindeki otomotiv parçalarında en az yüzde 70 oranında AB içi yerel içerik kullanımının gerekliliği. Bu denli katı kuralların getirilmesi, Avrupa Birliği pazarına yüksek hacimli araç ihracatı yapan küresel otomotiv üreticileri arasında derin endişelere neden olmuş durumda.

Toyota Avrupa Operasyonları Yöneticisi Yoshihiro Nakata, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Türkiye ve Birleşik Krallık gibi stratejik üretim merkezlerinin bu yeni düzenlemenin dışında bırakılmasının, gelecekteki doğrudan yabancı yatırımları, ileri teknoloji transferini ve bölgedeki mevcut istihdamı ciddi bir risk altına sokacağını belirtti. Toyota'nın Avrupa genelinde toplam 8 üretim tesisi ve yaklaşık 25 bin çalışanı bulunuyor. Şirket, bu tesislerde üretilen araçların da Avrupa Birliği'nin sunduğu teşvik ve destek mekanizmalarından yararlanabilmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca Nakata, bu tür dışlayıcı politikaların, Avrupa'da üretilen otomobillerin, özellikle Çinli rakiplerine kıyasla çok daha yüksek maliyetli hale gelmesine yol açacağı riskine de dikkat çekti.

Toyota'nın yanı sıra, bir başka önemli küresel otomotiv markası olan Jaguar Land Rover da Brüksel yönetimine benzer bir çağrıda bulundu. Şirket yetkilileri, üretim kurallarının yalnızca fabrikaların coğrafi konumlarına göre değil, aynı zamanda üreticilerin Avrupa ekonomisine sağladığı genel katma değer, yarattığı istihdam ve gösterdiği ihracat potansiyeli gibi daha geniş kriterler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Küresel otomotiv devlerinin bu şekilde birleşen muhalefetine karşın, Avrupa Komisyonu mevcut düzenlemeyi savunmaya devam ediyor. Brüksel yetkilileri, bu sıkı adımların, yeşil dönüşüm sürecini hızlandırmak, birlik içindeki tedarik zincirlerini güçlendirmek ve otomotiv üretimini Çin gibi dış pazarlara karşı daha dirençli hale getirmek için kritik bir önem taşıdığını vurguluyor.

Paylaş

İlgili Haberler