Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na Kurultay Daveti: Kaybeden Siyaseti Bıraksın
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, parti içi kurultay tartışmalarına dair önemli açıklamalarda bulunarak eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na açık bir meydan okumada bulundu. Özel, "Gelin ikimiz 2 milyon üyeyle Genel Başkanlık yarışına girelim, kaybeden partiyi ve siyaseti bıraksın. Ben yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum" diyerek iddialı bir çıkış yaptı. Bu çağrı, parti içindeki bölünmüşlüğü sona erdirme ve geleceğe odaklanma amacı taşıyor.
Özel, konuşmasında, parti içindeki 'butlan' kararının üzerinden geçen 54 günlük sürede 21 il gezdiklerini ve halkla, örgütle bir araya geldiklerini belirtti. İl başkanlarının büyük çoğunluğunun bu süreci desteklediğini ve halkın da 'butlan'ı kabul etmeyenlere karşı olumlu bir duruş sergilediğini ifade etti. Parti Meclisi'nin 40 üyenin altında kalması durumunda kurultay yapılması gerektiğini belirten kanuna rağmen bir adım atılmamasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. İstinaf mahkemesindeki sürecin uzatılmaya çalışıldığını ve bu durumun kararın Yargıtay'a gitmesini engelleme çabası olarak yorumlandığını söyledi.
CHP lideri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kürsüsünün sahibi olmadığını belirterek, ne Kılıçdaroğlu'nun ne de kendisinin bu makamın nihai sahibi olduğunu vurguladı. Partinin bölünmesini istemeyenlerin, önlerinde iki seçenek olduğunu söyledi: Biri, 2 milyon üyeyle yapılacak bir Genel Başkanlık yarışı. Bu yarışta kaybedenin hem partiyi hem de siyaseti bırakması gerektiğini ifade etti. Özel, daha önce 'Partiyi birinci parti yapamazsam siyaseti bırakıyorum' dediğini ve bunu başardığını hatırlatarak, bu kez de yüzde 90'ın altında oy alması halinde siyasetten çekileceğini taahhüt etti.
Ekonomik sıkıntılara da değinen Özel, Türkiye'deki hayat pahalılığını gözler önüne serdi. Ağaçta ucuza toplanan meyvelerin marketlerde fahiş fiyatlarla satıldığını örneklerle açıkladı. 18 lira olan elmanın markette 150 liraya, 60 lira olan kirazın 200 liraya, 20 lira olan kayısının 110 liraya ve 8 lira olan karpuzun 30 liraya kadar çıktığını belirtti. Bu durumun AK Parti iktidarının halka getirdiği ağır bir maliyet olduğunu söyledi. Ülkedeki 41.5 milyon kişinin açlık sınırının altında yaşadığını, bunun 157 ülkenin nüfusundan daha fazla olduğunu vurguladı. Bu 41.5 milyonluk kesimin 29 milyonunun sabit gelirli çalışanlar, 12.5 milyonunun ise işsizlerden oluştuğunu aktardı.
Özel, Adalet Yürüyüşü'ne katılan Kartalkaya ailelerine selam göndererek, geçmişteki faili meçhul cinayetleri aydınlatma çabası içindekilerin, faili açıkça bilinen bir cinayete sessiz kalmasını eleştirdi. Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs'la ilgili aldığı kararı da sert bir dille kınadı. Kararda yer alan ifadeleri "iğrenç ithamlar" olarak nitelendirerek, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni lekelemeye yönelik bu kararın yok hükmünde olduğunu belirtti. Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin ordularını hedef alan bu kararı lanetlediklerini ifade etti.
Parti içinde yeni bir parti kurulması yönündeki spekülasyonlara da değinen Özel, halkın umudunu yitirdiğinde yeni arayışlara girdiğini söyledi. Emeklilerin, geçim sıkıntısı çeken vatandaşların ve sanayi çalışanlarının kendisine yönelttiği "Nereye gidiyorsunuz?" sorusunun, mevcut durumda umut bulamamalarından kaynaklandığını belirtti. Erken seçim olması durumunda AK Parti'nin eline koz vereceğini ve tüm umutların kaybolacağını savundu. Bu nedenle, partiyi baraj altına çekip umutları tüketmenin doğru olmadığını vurguladı.
Son olarak, 16 yaşındaki Yiğit Mehmet Kesme'nin iş cinayetinde hayatını kaybetmesini hatırlatarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e sert tepki gösterdi. Türkiye'de sadece bu yıl 34 çocuğun çalışırken iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini, bunlardan 21'inin Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalıştığını söyledi. Bakan Tekin'in Kurtuluş Savaşı'nın adını değiştirmekle meşgulken, görev yerinde çocukların can verdiğini belirterek, bu ihmalin hesabının sorulacağını ifade etti. Özel, 47 yıl sonra partilerini birinci parti konumuna getirdiklerini, ancak sonrasında demokrasi dışı saldırılara maruz kaldıklarını belirterek, "Biz kaybeden değil, kazanan CHP'yiz. Bugüne kadar toplam 34 belediye başkanımıza operasyon düzenlediler. 24 belediye başkanımız hâlâ tutuklu" diyerek mevcut durumu özetledi.