Özgür Özel'den Yeni Parti İddialarına ve Kurultay Tartışmalarına Net Yanıtlar
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, bayram namazını memleketi Manisa'da kılarak, namaz sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu'nun da eşlik ettiği Özel, gündemdeki parti içi tartışmalara, kurultay çağrılarına ve 'yeni parti kurulacağı' yönündeki iddialara net yanıtlar verdi. Özel, konuşmasına, hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ve Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ı anarak başladı ve bayramın buruk geçtiğini ifade etti. Bayram namazı sırasında camide büyük bir hüzün yaşandığını belirten Özel, bu durumun herkes için ağır bir yük olduğunu dile getirdi.
Parti içindeki 'mutlak butlan' kararı ve parti genel merkezine yönelik polis müdahalesi gibi konulara da değinen Özgür Özel, bu süreçlerin siyasi hayatlarında büyük bir travmaya neden olduğunu vurguladı. CHP'nin, iktidarı rahatsız eden bir muhalefet anlayışına sahip olması, 47 yıl sonra birinci parti olması ve AK Parti'nin 24 yıl sonra ilk kez ikinci parti konumuna düşmesi nedeniyle hedef alındığını savundu. Üzerine yapılan üç kurultaya rağmen bu tür bir durumla karşılaşmanın dünya siyaset tarihinde eşine az rastlanır bir hadise olduğunu belirtti. Bu kararın alındığı günden bu yana tüm siyasi partilerin dayanışma göstererek kendilerini ziyaret ettiğini hatırlatan Özel, hukuki ve siyasi mücadele ile bu yanlıştan dönüleceğine inandığını ifade etti. Ülkedeki ekonomik sıkıntıların ve insanların yaşam koşullarındaki zorlukların altını çizen Özel, emeklilerin düşük maaşlara mahkum edildiğini, asgari ücretlilerin geçim sıkıntısı çektiğini, çiftçilerin ve esnafın zor durumda olduğunu söyledi. Bu şartlar altında iktidarın değişmesinin kaçınılmaz olduğunu, anketlerin ve sahadaki gözlemlerin de bunu gösterdiğini sözlerine ekledi.
CHP'nin oy oranlarındaki yükselişin iktidarı rahatsız ettiğini belirten Özel, Manisa'da geçmişte yüksek oy oranlarıyla seçim kazananların bugün sokakta görünmediğini, buna karşılık CHP'nin yerel seçimlerde büyük bir başarı elde ettiğini söyledi. CHP'nin, yoksulluğu ortadan kaldıracak, emekçiler için tarihin akışını değiştirecek bir sosyal devleti inşa etme yolunda ilerlerken bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı adayı ve çok sayıda arkadaşının cezaevinde olduğunu hatırlatan Özel, bu zor günlerin geçeceğine ve iyiliğin, doğruların eninde sonunda kazanacağına dair inancını dile getirdi. Bu güzel ülkede kimsenin bu kadar haksızlığı ve yoksulluğu hak etmediğini vurgulayan Özel, sosyal demokrat bir partinin iktidar yürüyüşünü engellemek amacıyla yapılan bu tür haksızlıklara teslim olmayacaklarını ve mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Partide bir an önce seçimin yapılmasını isteyen 115 milletvekiline ek olarak, geçmişte farklı görüşlerde olan 10 milletvekilinin de seçim çağrısına destek verdiğini söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu mahkeme kararını bir irade gaspına dönüştürmeyeceğini umduğunu belirten Özel, tüm üyelerin katılımıyla sandık konulması çağrısı yaptı. Kendi genel başkanlık adaylığı için de iddialı bir açıklama yapan Özel, üyelerden yüzde 85'in altında oy alması durumunda genel başkanlığa devam etmeyeceğini ifade etti. Bu süreçte kimsenin partisinden istifa etmemesi ve umudunu kesmemesi yönünde çağrıda bulundu. Ayrıca, 'mutlak butlan' kararına sahip çıkanlarla bir gönül bağının olmadığını, ancak bu karardan önce farklı görüşlerde olan herkesin partiye gelerek kardeşlik ve birlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Parti Meclisi'yle kurultay kararı alması durumunda kendisiyle bir sorunlarının kalmayacağını, asıl meselenin partiyi iktidar yapmak olduğunu söyledi. Yeni parti kurma gibi bir niyetlerinin olmadığını, Atatürk'ün partisine sahip çıkarak mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bayram tebriği ve Türkgünü Gazetesi'ndeki açıklamalarına ilişkin sorulara yanıt veren Özgür Özel, siyasi partiler arasında bir sınır çizgisi olduğunu ve bu çizgiyi geçmediklerini, Bahçeli'nin sözlerinin nazik iyi dileklerden ibaret olduğunu ifade etti. CHP'de yaşananların Türkiye'ye zarar verdiğini, çünkü CHP'nin sıradan bir parti değil, Cumhuriyet'in kurucu partisi olduğunu belirtti. Bu partinin sarsılmasının milleti sarstığını, üzülmesinin milleti üzdüğünü söyledi. İzmir ve Manisa'da esnafın ve vatandaşların gösterdiği desteğin, hatta AK Partili ve MHP'li bazı kişilerin bile bu duruma tepki gösterdiğini ve CHP'ye sahip çıktığını dile getirdi. İktidarın, kendi partisi içinde demokrasi kahramanı olarak yükselen Erdoğan'ın, zamanla yargı kollarına güvenerek seçimlerde kalma çabasına girdiğini iddia etti. Milletin iktidarı değiştirmeye karar verdiğini ve Erdoğan'ın geçmişte kendisine sahip çıkan millete, şimdi genç bir adaya haksızca saldırdığını gördüğünü, bu nedenle milletin şimdi CHP'ye sahip çıktığını söyledi. Erdoğan'a 'hasetliği ve fesatlığı bırakmasını, milletin dediğini dinlemesini' tavsiye etti. Milletin her zaman galip geleceğini sözlerine ekledi.
CHP'nin Grup Başkanlığı'nın iptal edileceği iddialarına da değinen Özel, CHP Grup Başkanı'nın CHP grubu tarafından belirlendiğini ve milletvekillerinin bu seçimi oy usulüyle yaptığını belirtti. Milletvekili olmayan Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla dahi olsa Grup Başkanı olamayacağını söyledi. Meclis Başkanlığı'na bu konuyu sorduklarını ve yapılan işlemlerin uygun olduğunun tescil edildiğini, internet sitesine de işlendiğini aktardı. Seçimleri yok sayma kültürünün CHP'nin kültüründe olmadığını, kurultay kararlarını hazmetmemenin de aynı şekilde partinin geleneğinde yer almadığını ifade etti. 'Kurultayda hile oldu' diyenlerin şimdi kurultaydan kaçtığını, 'normalde kazanamazdı' diyenlerin ise kurultay istediğini belirten Özel, bu çelişkiye dikkat çekti. İki CHP olduğunu, birinin atanmış CHP, diğerinin ise seçilmiş CHP olduğunu söyledi. Kendisinin son dört kurultayda genel başkan seçilmiş kişi olarak seçilmiş CHP'nin genel başkanı olduğunu, mahkemenin atadığı genel başkanın ise parti için bir felaket olacağını dile getirdi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden aday olup kazanması durumunda buna saygı duyacağını ancak atanmış olarak göreve devam etmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.