Sağlık Raporu Sınırını Aşan İşçiler İçin İşten Çıkarma Riski Kapıda
Ekonomi

Sağlık Raporu Sınırını Aşan İşçiler İçin İşten Çıkarma Riski Kapıda

3

Çalışanların sağlık sorunları nedeniyle aldıkları raporlar, belirli yasal sınırları aştığında iş güvenceleri açısından ciddi riskler doğurabiliyor. İş Kanunu'nda yer alan düzenlemelere göre, işverenin, işçinin aralıksız aldığı sağlık raporu süresinin kanunla belirlenmiş limitleri aşması durumunda, ihbar önelini beklemeksizin iş sözleşmesini derhal feshetme hakkı bulunmaktadır. Bu durum, özellikle uzun süreli tedavi gerektiren rahatsızlıklar yaşayan çalışanlar için önemli bir endişe kaynağı olmaktadır. İş akitlerinin korunması adına, çalışanların bu yasal sınırları ve hesaplama yöntemlerini iyi bilmeleri büyük önem taşımaktadır.

4857 Sayılı İş Kanunu, belirli şartlar altında işverene derhal fesih hakkı tanımaktadır. Bunlardan biri, işçinin yakalandığı hastalığın tedavi edilemez nitelikte olduğunun ve iş yerinde çalışmasının sakıncalı bulunduğunun bir Sağlık Kurulu raporu ile kesinleşmesidir. Bu durumda işveren, işçiyi ihbar süresine uymadan derhal işten çıkarma yetkisine sahip olur. Bunun yanı sıra, hastalık, kaza, doğum veya gebelik gibi hallerde işçinin işe devamsızlık süresi, kişinin iş yerindeki kıdemine bağlı olarak hak ettiği ihbar süresi ile birlikte altı haftayı aştığında da işverenin derhal fesih hakkı doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu altı haftalık ek süre, 24 haftalık analık izninin sona ermesinin ardından işlemeye başlar.

Derhal fesih hakkının doğması için kritik olan kesintisiz rapor süresinin nasıl hesaplandığı ise merak edilen bir diğer konudur. Bu hesaplama, öncelikle işçinin iş yerindeki hizmet süresine göre belirlenen ihbar süresinin tespit edilmesiyle başlar. Ardından, bu ihbar süresine altı hafta eklenir. Eğer işçinin kullandığı toplam rapor süresi, bu ihbar süresi artı altı haftalık toplam süreyi geçerse, işveren açısından fesih hakkı doğmuş olur. İş Kanunu'na göre kıdeme bağlı ihbar süreleri şu şekildedir: Altı aydan az çalışmış işçiler için iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arası çalışmış olanlar için dört hafta, bir buçuk yıl ile üç yıl arası çalışmış olanlar için altı hafta ve üç yıldan fazla çalışmış olanlar için ise sekiz haftadır. Bu sürelere eklenen altı haftalık süre ile birlikte, derhal fesih hakkının doğduğu kesintisiz rapor süreleri gün bazında şu şekilde şekillenir: Altı aydan az kıdemi olanlar için 56 gün (8 hafta), altı ay ile bir buçuk yıl arası kıdemi olanlar için 70 gün (10 hafta), bir buçuk ile üç yıl arası kıdemi olanlar için 84 gün (12 hafta) ve üç yıldan fazla kıdemi olanlar için ise 98 gün (14 hafta) olarak belirlenir.

Sağlık raporu süresini aşması nedeniyle işten çıkarılan bir işçi, ihbar tazminatı hakkını kaybeder. Ancak, işverenin bu durumda dahi işçinin kıdem tazminatını ödemesi yasal bir zorunluluktur. Sık sık rapor alan ve bu raporların iş yerinde olumsuzluklara yol açtığı gerekçesiyle işten çıkarılma ihtimali de söz konusudur. Bu durum, rapor süresi yasal sınırları aşmasa bile, işin aksamasına neden olması halinde gündeme gelebilir. Ancak, otuz ve üzerinde çalışanı bulunan iş yerlerinde altı aydan uzun süredir çalışan bir işçi, işe iade davası açarak bu duruma itiraz hakkına sahiptir. Mahkemede işverenin, işçinin sık rapor kullanımının işleyişi olumsuz etkilediğini kanıtlaması gerekmektedir. İşe iade davasını kazanmasa dahi, bu durumda işçi hem ihbar hem de kıdem tazminatını almaya hak kazanır. İşverenin derhal fesih hakkını kullanabilmesi için, yasal sınırların aşılmasının ardından altı iş günü gibi kısa bir süresi bulunmaktadır. Bu süre zarfında fesih işlemini gerçekleştirmemesi halinde, bu hakkını kaybeder. Yargıtay kararlarına göre, sık rapor kullanımı gerekçesiyle işten çıkarma durumlarında, işverenin iki aylık makul bir süre içinde hareket etmesi beklenir. Bu sürenin aşılması halinde, işten çıkarma işlemi geçersiz sayılabilir.

Paylaş

İlgili Haberler