Şehir Hastaneleri Bütçeyi Zorluyor: 5 Ayda 63 Milyar Lira Kaynak Aktarıldı
Ekonomi

Şehir Hastaneleri Bütçeyi Zorluyor: 5 Ayda 63 Milyar Lira Kaynak Aktarıldı

4

2026 yılının ilk beş aylık diliminde, kamu-özel işbirliği (KÖİ) modeliyle hayata geçirilen şehir hastanelerine yapılan toplam mali ödemenin dudak uçuklatan bir rakama ulaştığı ortaya çıktı. Yapılan resmi açıklamalara göre, bu süre zarfında şehir hastaneleri için ayrılan ve harcanan kaynak miktarı tam olarak 63 milyar 37 milyon 933 bin liraya dayandı. Bu rakamlar, şehir hastanelerinin devasa arazi kullanımları ve işletme maliyetleriyle birlikte genel bütçe üzerindeki finansal baskıyı her geçen gün artırdığını gözler önüne seriyor.

Ankara Tabip Odası tarafından hazırlanan ve kamuoyuna sunulan detaylı bir rapor, şehir hastaneleri uygulamasının mevcut finansal boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Raporda yer alan çarpıcı tespitler arasında, "Şehir hastaneleri kamu kaynaklarını adeta bir girdap gibi tüketmekte ve genel bütçe üzerinde her geçen gün daha ağırlaşan bir finansal yük oluşturmaktadır. Kamu-özel işbirliği modeliyle inşa edilen bu büyük ölçekli sağlık tesisleri, bütçedeki mevcut finansal açığın veya 'kara deliğin' her geçen gün daha da derinleşmesine neden olmaktadır" ifadeleri dikkat çekiyor. Bu analiz, uygulamanın sürdürülebilirliği hakkında ciddi soru işaretleri barındırıyor.

Raporda ayrıca, geçmişte Sağlık Bakanlığı'nın üst düzey yetkililerinden gelen itiraflara da değiniliyor. Eski Sağlık Bakanı'nın, şehir hastaneleri modelinin ekonomik yükümlülüklerini kabul ettiği ve kira bedellerinin yaklaşık 322 milyar Euro gibi astronomik bir seviyeye ulaştığını belirttiği hatırlatılıyor. Bakanlığın, bu yükü yaklaşık 27.5 milyar Euro seviyesinde tutmaya çalıştığı yönündeki açıklamaları da raporda yer alıyor. Bu durum, sağlık hizmetlerinin sunumunda izlenen politikaların, ekonomik sonuçları açısından da ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Sağlık Bakanlığı'ndaki yönetim değişikliklerine rağmen, sağlığın piyasalaştırılması yönündeki bu yaklaşımın devam ettiği ve şehir hastanelerinin yarattığı yapısal sorunların henüz çözülemediği vurgulanıyor.

Ankara Tabip Odası'nın raporu, bu noktada kritik bir değerlendirme yaparak, kaynakların tahsis edilmesinin temelinde bir politik tercih yattığını vurguluyor. Raporda, "Kamu kaynaklarının hangi alanlara ve nasıl kullanılacağına karar vermek, tamamen politik bir tercih meselesidir. Mevcut tablo, bu kaynakların gerçekten nitelikli ve tüm vatandaşların erişebileceği bir kamu hizmeti sunmak amacıyla mı kullanıldığı, yoksa özel şirketlerin finansal kârlarını maksimize etmek için mi yönlendirildiği konusunda ciddi bir şüphe uyandırmaktadır. Oysa sağlık hizmetleri, bireylerin ve toplumun refahı için vazgeçilmezdir ve bu denli kritik faaliyetler, kısa vadeli özel çıkar gruplarının ekonomik hedeflerine kurban edilemez" denilerek, sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğine ve önceliğine dikkat çekiliyor.

Paylaş

İlgili Haberler