Sındırgı Depremleri: Emendere Fay Zonu'nda "İkiz ve Hibrit" Sismik Aktivite Ortaya Kondu
Gündem

Sındırgı Depremleri: Emendere Fay Zonu'nda "İkiz ve Hibrit" Sismik Aktivite Ortaya Kondu

3

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 2025 yılının belirli tarihlerinde yaşanan ve büyüklükleri 6.1 olarak ölçülen sismik olaylar, uluslararası alanda saygın bir yer bilimleri dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırmanın odağı haline geldi. Yapılan çok disiplinli bilimsel inceleme, depremlerin meydana geldiği fay hattının özelliklerini ve sarsıntıların doğasını aydınlattı. Özellikle yapay zeka teknolojisinin kullanıldığı bu çalışmada, daha önce detaylı olarak haritalandırılmamış olan Emendere Fay Zonu'nun bu depremlerin merkezi olduğu belirlendi. Bu tespit, depremlerin hem birbirini tetikleyen 'ikiz deprem' hem de yerel jeotermal aktivitenin de rol oynadığı 'hibrit deprem' kategorilerine girdiği yönündeki bulguları destekliyor.

Yer bilimleri alanında prestijli bir yayın organı olan Seismological Research Letters dergisinde yer alan bu analiz, jeoloji, jeofizik, harita ve geomatik mühendisliği gibi farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getirdi. Araştırmacılar, arazi çalışmaları, uydu verileriyle elde edilen görüntüleme teknikleri, uzaktan algılama metotları ve detaylı sismolojik analizlerin yanı sıra Coulomb gerilme analizi gibi ileri düzey teknikleri de kullanarak kapsamlı bir veri seti oluşturdular. Türkiye'deki sismik gözlem ağları aracılığıyla kaydedilen ve sayıları 21.000'i aşan artçı sarsıntılar, gelişmiş yapay zeka tabanlı sismoloji programları ile titizlikle incelendi. Bu analizlerin sonucunda, ana şokların ve ardından gelen artçı sarsıntıların, Sındırgı'nın güneyinde daha önce haritalanmamış olan Emendere Fay Zonu ve buna bağlı fay kolları üzerinde yoğunlaştığı saptandı. Bu durum, bölgedeki eski fay hatlarının yeniden canlandığına işaret ediyor.

Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, yaklaşık iki buçuk aylık bir zaman diliminde meydana gelen iki ana depremin, 6 Şubat 2023'te yaşanan Kahramanmaraş depremleri ve 24 Haziran 2026'da Venezuela'da meydana gelen sarsıntılar gibi, birbirini tetikleyen 'ikiz deprem' dinamiği sergilediği yönündeki değerlendirmedir. Bilim insanları ayrıca, Sındırgı'nın güneyindeki dağlık bölgede, depremlerin etkisiyle 21 santimetreye varan kalıcı bir çökmenin meydana geldiğini gözlemlediler. Ana şokların ve artçı sarsıntıların zamanla Emendere Fay Zonu boyunca, özellikle jeotermal sistemleri kontrol eden hat üzerinde, güneydoğu yönünde bir hareketlilik gösterdiği de belirlendi. Bu bulgular, Batı Anadolu'da gözlemlenen klasik tektonik deprem modellerinden farklılık gösteriyor.

Çalışmanın ortaya koyduğu bir diğer önemli nokta ise, Sındırgı depremlerinin yalnızca tektonik gerilmelerle tam olarak açıklanamayacağıdır. Bölgedeki aktif jeotermal sistemin, yerin derinliklerindeki gaz fazındaki akışkanların basınç değişimlerine bağlı olarak tetiklediği kırılmaların da deprem oluşumunda önemli bir etken olduğu düşünülüyor. Bu çift yönlü etki nedeniyle, Sındırgı'da yaşanan depremlerin 'hibrit deprem' olarak sınıflandırılması gerektiği vurgulanıyor. Araştırmacılar, Coulomb gerilme analizi sonuçlarının, 27 Ekim tarihindeki depremin ardından gerilim birikiminin güneydoğuya doğru, Yüreğil-Benlieli hattı boyunca yoğunlaştığını gösterdiğini belirtiyor. Elde edilen bu bütüncül bulgular, karmaşık deprem mekanizmalarını anlamada tek bir bilimsel disipline bağlı kalmanın yetersiz olduğunu, çok yönlü ve entegre yaklaşımların ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Paylaş

İlgili Haberler