Spor Hocalığından Bal Üreticiliğine: Eşsiz Bir Başarı Öyküsü
Gündem

Spor Hocalığından Bal Üreticiliğine: Eşsiz Bir Başarı Öyküsü

1

Erzurum'un Şenkaya ilçesinin yüksek rakımlı ve zorlu coğrafyasında yaşayan Alim Eser, hayatını iki farklı ama bir o kadar da disiplin gerektiren alanlarda sürdürüyor. Kış aylarında gençlerin ve spor meraklılarının fiziksel gelişimlerine katkıda bulunan bir fitness ve vücut geliştirme antrenörü olarak görev yaparken, yaz ayları geldiğinde kendini doğanın kalbine, arıların dünyasına bırakıyor. Yüksek irtifada, kilometrelerce uzaktaki kırsal mahallelerde adeta bir doğa savaşçısı gibi, tek başına 440 adet arı kovanının sorumluluğunu üstleniyor. Bu zorlu koşullarda ürettiği balların kalitesi konusunda oldukça iddialı olan Eser, ‘Türkiye birinciliğine adayım’ diyerek hedefini en üst noktaya taşıyor.

Alim Eser'in bu çift yönlü kariyeri, 1999 yılından bu yana profesyonel olarak sürdürdüğü fitness ve vücut geliştirme antrenörlüğü ile taçlanıyor. Ancak Eser'in hayatındaki bir diğer önemli tutku ise tam 21 yıldır kesintisiz olarak devam eden arıcılık serüveni. Kışın enerjisini spor salonlarında öğrencilerine aktaran Eser, güneşin kendini gösterdiği ve doğanın canlandığı yaz aylarında ise Şenkaya'nın yüksek yaylalarında, adeta bir bal sanatçısına dönüşüyor. İlçenin engebeli ve ulaşımı zor bölgelerinde, 2044 metre rakımda yer alan Doğanköy Mahallesi'nde yaşayan Eser, 440 kovanlık devasa bir arı ailesinin tüm bakımını, beslenmesini ve nihayetinde hasadını tek başına gerçekleştiriyor. Bu meşakkatli süreçte, her bir kovana ayrı özen göstermesi, onun bu işe ne kadar tutkuyla bağlı olduğunun en büyük kanıtı.

Ürettiği balların saflığını ve kalitesini kanıtlamak adına düzenli olarak analizler yaptıran Alim Eser, sonuçların gurur verici olduğunu belirtiyor. Yüksek rakımlı bölgelerde, herhangi bir kimyasal müdahaleden uzak, tamamen doğal yöntemlerle üretim yaptığının altını çizen Eser, “Fitness ve vücut geliştirme antrenörüyüm. Aynı zamanda profesyonel bir arıcıyım. Bu işi büyük bir sevgi ve tutkuyla yapıyorum. Bu doğal ortam bana inanılmaz bir huzur ve dinginlik sağlıyor. Elde ettiğim organik balların, Türkiye'nin bal sektöründe en üst sıralarda yer alacağına, hatta birinciliğe aday olacağına yürekten inanıyorum. Yaptırdığımız detaylı analizler, ballarımızın eşsiz kalitesini bilimsel olarak da ortaya koyuyor. Bu yıl bol yağışlı bir sezon geçirmemizden dolayı, bal üretiminde de oldukça bereketli bir dönem bekliyorum. Hedefim, sahip olduğum 440 kovandan yaklaşık 8 ila 10 ton arasında yüksek kaliteli bal elde etmek,” şeklinde konuştu.

Piyasada ne yazık ki sahte ve şeker katkılı ürünlerin yaygınlaştığına dikkat çeken Alim Eser, tüketicilere seslenerek, bal satın alırken mutlaka güvendikleri, üretim aşamasını bildikleri ve şeffaf davranan üreticilerin ürünlerini tercih etmeleri çağrısında bulundu. Tarım ve Orman Bakanlığı’na da önemli bir çağrı yapan Eser, arıların beslenmesinde temel gıda maddesi olan şekerin kullanımının kontrol altına alınması ve engellenmesi gerektiğini vurguladı. “Arıcılığı doğru ve alın teriyle yapan üreticiler olarak, emeğimizin karşılığını adil bir şekilde almak istiyoruz. Bu nedenle, bal üretiminde doğal ve organik yöntemlerin devlet tarafından daha fazla desteklenmesi gerektiğine inanıyorum,” diyen Eser, hem kendi sağlığı hem de genç nesiller için şekerin yerine doğal tatlandırıcıların, özellikle de balın kullanılmasını teşvik ediyor. Sütlaç, kadayıf dolması, aşure gibi geleneksel tatlılarda dahi balı tercih ettiğini belirten Eser, “Şekere kesinlikle hayır,” diyor ve bu duruşunu sporcu kimliğiyle de pekiştiriyor.

Paylaş

İlgili Haberler