TBMM'de Kabul Edilen Varlık Barışı: Ekonomik Riskler ve Faiz Sarmalı Endişeleri
Ekonomi

TBMM'de Kabul Edilen Varlık Barışı: Ekonomik Riskler ve Faiz Sarmalı Endişeleri

5

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) uzun süredir gündemde olan ve tartışmaları da beraberinde getiren Varlık Barışı Kanun Teklifi, Cumhur İttifakı'nın oylarıyla yasalaştı. AKP ve MHP milletvekillerinin desteklediği teklifin kabul edilmesiyle birlikte, yurt dışında ve yurt içinde tutulan varlıkların belirli koşullar altında Türkiye'ye getirilmesine imkan tanınacak. Ancak bu düzenlemenin ekonomik sonuçları hakkında ciddi endişeler dile getiriliyor. Özellikle muhalefet partileri, bu adımın ülkeyi yeni bir finansal çıkmaza sürükleyebileceği konusunda uyarıyor.

CHP'nin Karabük Milletvekili Cevdet Akay, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Varlık Barışı düzenlemesinin potansiyel tehlikelerine dikkat çekti. Akay'a göre, bu kanun teklifi, Türkiye'yi yeniden finansal gri listeye dahil olma riskiyle karşı karşıya bırakabilecek kara para aklama faaliyetlerini tetikleyebilir. Ayrıca, düzenlemenin ülkeyi öngörülemeyen bir faiz sarmalının içine çekeceğini savunan Akay, bu durumun mevcut ekonomik zorlukları daha da ağırlaştıracağını belirtti. Milletvekili, bu düzenlemenin yerel yönetimlerin finansman yükümlülükleri de dahil edildiğinde, toplam faiz ve finansman maliyetinin astronomik bir rakama, 7 trilyon 367 milyar liraya ulaşabileceği tahmininde bulundu. Mevcut bütçenin zaten vergi, faiz ve borç yükü altında ezildiğini hatırlatan Akay, bu yeni yükün ekonomiyi daha da zorlayacağını vurguladı.

Tarihsel bir perspektif sunan Cevdet Akay, Türkiye'de Cumhuriyet döneminden bu yana 40'tan fazla vergi affı benzeri düzenlemenin hayata geçirildiğini hatırlattı. Bu geçmiş tecrübeler ışığında, Varlık Barışı'nın Türkiye ekonomisi üzerindeki gerçek etkilerinin detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini savundu. Akay, şu kritik soruları gündeme getirdi: Bu düzenleme sayesinde ne kadar kaynak ülkeye girişi sağlandı? Gelen kaynağın ne kadarlık bir kısmı reel sektör yatırımları, üretim, sanayi, ihracat ve istihdam alanlarına yönlendirildi? Kullanılan kaynağın ne kadarı bütçe açığının kapatılmasında veya faiz giderlerinin finansmanında kullanıldı? Bu soruların yanıtlarının kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılması ve ilgili tüm verilerin detaylı bir şekilde araştırılması gerektiği konusunda ısrarcı oldu.

Akay ayrıca, 2006 yılında vergi cenneti olarak bilinen ülkelere yönelik yüzde 30 oranında stopaj düzenlemesi yapıldığını ancak aradan geçen yaklaşık yirmi yıla rağmen bu ülkelerin güncel bir listesinin açıklanmadığını belirtti. Bu durum, Varlık Barışı ile yurt dışındaki kaynakların sisteme kazandırılmasının mı hedeflendiği, yoksa Türkiye'den geçmişte çıkarılmış olan kayıt dışı sermayenin yeniden ülkeye geri mi getirileceği konusunda belirsizlikler yarattığını ifade etti. Bu noktaların netleştirilmesinin, düzenlemenin amacını ve potansiyel sonuçlarını anlamak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kamu bütçesinin mevcut faiz yükü altında ezildiğini ve Varlık Barışı'nın getirdiği bilinmezliklerle borç yükünün daha da katlanabileceği endişesini dile getirdi. Merkez Bankası'nın mevcut faiz yükünün yaklaşık 1.7 trilyon lira olduğunu ve kur farkı giderleriyle birlikte bu rakamın 1 trilyon 786 milyar liraya ulaşacağını belirten Akay, tüm bu unsurların bir araya geldiğinde Türkiye'yi öngörülemeyen bir finansal krizin içine sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

Paylaş

İlgili Haberler