Teknoloji Hisseleri Jeopolitik Riskleri Görmezden Geliyor: Piyasalar Bilançolara Odaklandı
Küresel finans piyasaları, Orta Doğu'daki jeopolitik tansiyonun yükselmesi ve enflasyonist baskıların artması gibi önemli risklere rağmen, teknoloji şirketlerine yönelik güçlü beklentiler sayesinde dirençli bir duruş sergiliyor. Yatırımcıların odağı, özellikle büyük teknoloji firmalarının açıklayacağı finansal sonuçlarda yoğunlaşmış durumda. Bu durum, genel piyasa risk iştahını destekleyerek daha geniş çaplı bir toparlanma eğilimini güçlendiriyor.
ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması, küresel ölçekte enflasyon endişelerini yeniden alevlendirmiş durumda. ABD Başkanı'nın, İran ile anlamlı bir müzakere zemini oluşana kadar görüşme niyetlerinin olmadığını belirtmesi, tansiyonun düşürülmesi konusunda belirsizlikleri artırıyor. Taraflar arasındaki karşılıklı sert söylemler ve somut bir müzakere sürecinin işlememesi, piyasalarda fiyat istikrarını zorluyor. Buna karşın, yatırımcıların bilanço sezonunda açıklanacak teknoloji şirketlerinin, özellikle yapay zeka alanındaki potansiyellerine odaklanması, risk iştahının canlı kalmasına katkı sağlıyor.
Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskısı, enflasyon beklentilerindeki artış eğilimini destekliyor. Bu durum, merkez bankalarının para politikalarında daha sıkı bir duruş benimseyebileceği yönündeki öngörüleri güçlendiriyor. Bu gelişmeler, tahvil piyasalarında satış baskısını artırırken, ABD'nin uzun vadeli hazine tahvil faizlerinde belirgin yükselişler gözlemleniyor. Özellikle 2 yıllık ABD tahvil faizinin son 17 ayın zirvelerine yakın seyretmesi, para piyasalarındaki faiz artırımı beklentilerini de güçlendiriyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yıl sonuna kadar iki faiz artışı yapabileceğine dair tahminler piyasalarda öne çıkmaya başladı.
Diğer yandan, uluslararası ticaret gündeminde de önemli gelişmeler yaşanıyor. ABD Başkanı'nın, ülkesine ithal edilen jenerik ilaçlara yönelik geçici vergi muafiyeti sonrası yüksek gümrük vergisi uygulama planı ve Kanada'dan ithal edilen bazı ürünlere yönelik gümrük vergisi artışı beklentileri, yatırımcıların dikkatle takip ettiği konular arasında yer alıyor. Bu tür ticari hamlelerin küresel tedarik zincirleri ve enflasyon üzerindeki potansiyel etkileri yakından izleniyor.
Jeopolitik ve ticari belirsizliklerin para politikalarına yönelik öngörüleri karmaşıklaştırdığı bu dönemde, küresel piyasaların gözü kulağı teknoloji ve yapay zeka odaklı şirketlerden gelecek finansal raporlarda. Alphabet ve Tesla gibi dev isimlerin açıklayacağı bilançolar, piyasa yönünü belirlemede kritik rol oynayacak. Analistler, şirketlerin gelecek dönemdeki yapay zeka yatırımları ve sermaye harcamalarına ilişkin verecekleri sinyallerin, yatırımcı beklentilerini şekillendireceğini belirtiyor. Bu beklentilerle birlikte, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi son iki ayın zirvesine yaklaşırken, dolar endeksi yatay bir seyir izliyor. Altının ons fiyatı ve Brent petrolün varil fiyatında ise sınırlı yükselişler gözlemleniyor. Bu gelişmeler paralelinde, ABD borsaları günü yükselişle tamamlarken, vadeli kontratlar güne negatif başlangıç sinyali veriyor.
Avrupa borsaları dün genel olarak alıcılı bir seyir izledi. Teknoloji ve savunma sektörlerindeki hisselerin performansı, piyasalardaki pozitif havanın genel yayılmasına destek oldu. İngiltere'de siyasi gelişmeler gündemin üst sıralarında yer alırken, yeni kabinede Maliye Bakanlığı görevine getirilen John Healey'nin borçlanma ve harcama kurallarında esneklik arayışı, tahvil piyasasında satış baskısını artırdı. İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5 seviyesinin üzerinde kalmaya devam ediyor. Ülkede açıklanan işsizlik oranının yüzde 4,9 olarak kaydedilmesi, piyasa üzerinde sınırlı bir etki yarattı. Almanya merkezli ZEW Ekonomik Güven Endeksi'nin temmuz ayı sonuçları da yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. Yarın açıklanacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) kararları ve Başkan Christine Lagarde'ın açıklamaları, Avrupa piyasalarının gelecekteki yönünü belirlemede önemli bir faktör olacak.
Asya piyasalarında ise Hong Kong hariç genel olarak bir alış ağırlığı hakimdi. Japonya'da dış ticaret açığının sürmesi, ihracat ve ithalattaki artışlara rağmen ithalattaki daha hızlı yükselişten kaynaklanıyor. Yarı iletken sektöründeki toparlanma eğilimi, Güney Kore'de yapay zeka ile ilişkili şirket hisselerinde belirgin yükselişlere yol açtı. SK Hynix, Samsung Electronics ve LG Electronics gibi firmaların hisselerindeki artışlar dikkat çekiciydi. Bu gelişmelerle birlikte Japonya, Güney Kore ve Çin borsaları günü yükselişle kapatırken, Hong Kong borsası düşüş kaydetti.
Borsa İstanbul'da ise dün satış ağırlıklı bir gün yaşandı. BIST 100 endeksi günü yüzde 0,69'luk bir kayıpla 13.974,14 puandan tamamladı. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise akşam seansında hafif bir yükseliş gösterdi. Dolar/TL kuru, 47,1890 seviyesinden günü tamamlamasının ardından bankalararası piyasada açılışta hafif bir artışla 47,2140'tan işlem gördü. Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranının yanı sıra, yurt dışında İngiltere'den gelecek enflasyon verilerinin piyasaların takibinde olacağını belirtiyor. Teknik olarak BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puan seviyelerinin destek, 14.100 ve 14.200 puan seviyelerinin ise direnç olarak öne çıktığı ifade ediliyor.