Tekstil Sektörü Makinelerini Değerinin Altında Satıyor, Üretim Kaybı Kapıda
Ekonomi

Tekstil Sektörü Makinelerini Değerinin Altında Satıyor, Üretim Kaybı Kapıda

2

Türkiye'nin köklü sanayi dallarından tekstil ve hazır giyim sektörü, küresel rekabette geri adım atmamak için teknolojik yeniliklere odaklanması gereken bir dönemde, tam tersi bir yola saplanmış durumda. Sektör temsilcileri, diğer ülkelerin yeni nesil üretim teknolojilerine milyarlarca dolarlık yatırımlar yaparken, Türkiye'deki firmaların elindeki mevcut makineleri bile değerinin çok altında fiyatlarla elden çıkarmaya çalıştığını belirtiyor. Bu durum, son üç yıldır yaşanan istihdam, üretim ve ihracat kayıplarının daha da derinleşmesine yol açma potansiyeli taşıyor.

Türkiye Triko Sanayicileri Derneği Başkanı Mustafa Balkuv, mevcut ekonomik tabloyu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Balkuv, sektörün ana kollarından olan triko alanında son üç yıl içinde hacimsel olarak yüzde 55'lik bir daralma yaşandığını ifade etti. "Rakiplerimiz yeni nesil teknolojilere yatırım yaparken biz 4 yıldır, elimizdeki 10 liraya aldığımız makinaları 2 liraya satmaya çalışıyoruz. Ciddi bir erozyon var. Son 3 senedir adet bazında yüzde 55 gerideyiz. Ciro bazında eksi yüzde 22'deyiz," diyerek sektörün içinde bulunduğu vahim tabloyu gözler önüne serdi. Bu durum, hem yerli üretimin gücünün azaldığını hem de uluslararası pazarda rekabet gücünün kaybolduğunu gösteriyor.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan da sektördeki atıl kapasite sorununa dikkat çekti. Paşahan, son üç yılda yaklaşık 400 bin kişinin işsiz kaldığı sektörde, atıl durumdaki fabrikaların yeniden üretime kazandırılmasıyla istihdamın 1.2 milyon kişiye ulaşabileceğini vurguladı. "Yatırım teşviklerini bırakın vermeyi mevcut olan teşvikli bölgelerimizdeki atıl olan fabrikaları çalıştıralım bu rakamlara gelebiliriz," diyen Paşahan, devletin mevcut imkanları daha etkin kullanması gerektiğini savundu. Mustafa Balkuv ise, Türkiye sanayisinin üzerine gelen ekonomik baskıların, hatta savaş riski taşıyan ülkelerden bile daha ağır bir bedel ödediğini belirterek, "Programın (Orta Vadeli Program'ın) içinde üretim olmadığı için 3 senedir bunun bedelini ödüyoruz. Türkiye sanayisini ve üretim gücünü kaybediyor" şeklinde konuştu. Bu durum, sanayinin stratejik öneminin göz ardı edildiği eleştirisini beraberinde getiriyor.

Sektördeki makine ve tesis satışları, ilan platformlarında da kendine yer buluyor. Büyük ölçekli üretim tesislerinin kapasitelerini düşürmesiyle birlikte, orta ve küçük ölçekli işletmelerin makine parkurları da satışa çıkarılıyor. İlan sitelerinde dikiş makinelerinden overlok makinelerine, boya makinelerinden yorgan üretim hatlarına kadar geniş bir yelpazede makine ve üretim tesisleri alıcı bekliyor. Bu ilanlarda, devredilebilecek veya satılık üretim tesisleri için 850 bin liradan başlayan ve bir milyon liraya kadar çıkan fiyatlar görülüyor. Hatta bazı durumlarda, tam teşekküllü bir fabrikanın 9 milyon lira gibi bir bedelle kurulabileceği belirtiliyor. Bu durum, sektördeki genel ekonomik daralmanın ve firmaların nakit ihtiyacının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Trikoda fason üreticilerin dahi ihracatta Türkiye ortalamasının 20 katı değer yarattığı düşünüldüğünde, düşen kapasitelerin gelecekteki olası bir iş hacmi artışında siparişlerin karşılanmasını engelleyebileceği endişesi hakim.

Paylaş

İlgili Haberler