Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Derinleşen Kriz: Borç Yükü Ağırlaştı, Kârlar Negatif Bölgeye Kaydı
Ekonomi

Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Derinleşen Kriz: Borç Yükü Ağırlaştı, Kârlar Negatif Bölgeye Kaydı

2

Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyim, son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmaların etkisiyle ciddi bir darboğazdan geçiyor. Yapılan kapsamlı analizler, bu olumsuz tablonun yalnızca büyük firmaları değil, sektördeki her ölçekten işletmeyi derinden etkilediğini gözler önüne seriyor. Ekonomik daralma ve enflasyonla mücadele politikalarının getirdiği yük, tekstil ve hazır giyim üreticileri üzerinde istihdam, kâr marjları ve ihracat gelirleri açısından belirgin kayıplara yol açarken, şirketlerin finansal yapıları da giderek ağırlaşan bir borç yükü altında eziliyor.

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) yayımladığı 'İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu' araştırması, ekonomik krizin sektörün tüm katmanlarına ulaştığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, 2024 yılında listede 68 firma ile temsil edilen tekstil sektörü, bir sonraki yıl bu sayıyı 56'ya indirmiş durumda. Benzer bir düşüş hazır giyim sektöründe de gözlemleniyor; aynı dönemde 21 olan firma sayısı 19'a geriledi. Bu durum, sektördeki firmaların operasyonel zorluklar yaşadığını ve konsolidasyonun arttığını gösteriyor.

Söz konusu araştırma, finansal göstergelerdeki bozulmayı da rakamlarla destekliyor. Listeye giren tekstil firmalarının mali borçları, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 29'luk bir artışla 95.3 milyar liradan 123.4 milyar liraya yükseldi. Hazır giyim sektöründe ise mali borçlardaki artış daha da çarpıcı bir boyuta ulaştı; 17.6 milyar lira olan toplam borçlar, yüzde 50'lik bir sıçramayla 26.5 milyar liraya çıktı. Borçluluk oranlarının tehlikeli boyutlara ulaştığı görülüyor; tekstil sektöründe toplam borçların özkaynaklara oranı yüzde 101.4'e, hazır giyimde ise yüzde 102.3'e ulaşarak, şirketlerin özkaynaklarının neredeyse tamamının borçla finanse edildiğini ortaya koyuyor.

Finansal tablolardaki olumsuz tablo, operasyonel sonuçlara da yansımış durumda. Tekstil şirketlerinin üretimden satışları 191.7 milyar liraya ulaşmasına rağmen, dönem zararı 2.6 milyar lirayı buldu. Hazır giyim sektöründe ise üretimden satışlar 62.8 milyar lira seviyesindeyken, dönem kârlılığı 3.2 milyar lira olarak kaydedildi. İhracat rakamlarındaki düşüş de dikkat çekici. Hazır giyim ihracatı yüzde 9.7 azalarak 1.4 milyar dolardan 1.2 milyar dolara inerken, tekstil ihracatı ise yüzde 15.3'lük kayıpla 2.3 milyar dolardan 2 milyar dolara geriledi. Sektördeki zarar eden firma sayısının son yılların en yüksek seviyesine ulaşması, genel ekonomik durumun sektörel yansımalarının ciddiyetini gözler önüne seriyor. Tekstil sektöründe satış kârlılığının yüzde -1.2 ile negatif seyretmesi, hazır giyimde ise yüzde 4.2 ile sınırlı kalması, sektörün genel karlılık sorununu vurguluyor.

Çalışan sayısındaki erime de sektördeki daralmanın bir başka göstergesi. Tekstil sektöründe ücretli çalışan sayısı, 2024'te 61 bin 147 iken, 2025'te yüzde 15.9'luk bir düşüşle 52 bin 746'ya indi. Hazır giyim sektöründe ise bu düşüş yüzde 2 civarında gerçekleşerek 26 bin 101'den 25 bin 579'a geriledi. Faaliyet gösteren sanayicilerin finansman maliyetleri de giderek artıyor. Tekstil firmaları 2025'te 16 milyar liranın üzerinde faiz ödemesi yaparken, hazır giyim sektörü için bu rakam 3.3 milyar lira oldu. Bir önceki yıl tekstil şirketleri 12.8 milyar lira, hazır giyim şirketleri ise 2.6 milyar lira faiz ödemesi gerçekleştirmişti. Bu yüksek faiz giderleri, firmaların kârlarını daha da aşağı çekerek finansal sürdürülebilirliklerini zorluyor.

Paylaş

İlgili Haberler